SAĞLIK
Giriş Tarihi : 22-03-2021 00:21   Güncelleme : 26-03-2021 03:18

70 Bin Tıbbi Laboratuvar Teknikeri Atama Bekliyor

70 bin mezunu olan tıbbi laboratuvar teknikeri, ülkemizin içinde olduğu pandemi döneminde daha yüksek alımlar bekliyor ve hastanelerde, sahalarda olmak istiyor.

70 Bin Tıbbi Laboratuvar Teknikeri Atama Bekliyor

 

Sağlık kuruluşlarındaki iş bölümünde çok önemli bir görevi üstlenen tıbbi laboratuvar teknikerleri atama engeline takılıyor. Ülkemizde yetişmiş yetmiş bin laboratuvar teknikerinin bulunduğu bilinirken söz konusu alana atama için açılan kontenjan sayısı ise çok çok düşük kalmıştı.

70 bin tıbbi laboratuvar teknikerinin genel talepleri hakkında gazetemize röportaj veren Bilal Zemin adlı tıbbi laboratuvar teknikeri yetkililerin seslerini duymasını istedi.

Ve işte röportajın detayları.

Sizi tanıyabilirmiyiz?

Ben Bilal Zengin, 2016 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıbbi Laboratuvar Teknikleri mezunuyum. Yani kısaca 70 bin mezunu olan tıbbi laboratuvar teknikerinden biriyim. Henüz atanamamış olsam da bu mesleği seviyorum. Laborantların istihdam alanlarının genişletilmesi, yeni alanlar oluşturulması ve sesimizin duyurulması konusunda çalışmalar yürütmekteyim.

Atanmaya çalışan meslektaşlarınıza dikkat çekmek amacıyla gazetemize röportaj verdiniz. Meslektaşlarınızın genel talepleri nelerdir?

Laboratuvarlar ve tıbbi laborantlar hastanenin beynidir. Laboratuvar sonuçları olmadan ne bir doktor tedavi planı oluşturabilir nede bir hemşire tedavi uygulayabilir. Doktorların eli, ayağı, hastanenin olmazsa olmazı olan tıbbi laborantlar yok sayılıp, hak ettiği değeri görememektedir. En çok ihtiyaç duyulan branşlardan biri olmasına rağmen iki yılda yapılan alım sayısı, geçmiş dönemlere de bakıldığında, ne yazık ki 1000-1500 civarında kalmaktadır. Tanı ve tedavide, hele de Covid-19 pandemi sürecinde, hastanenin en önemli birimlerinden biri laboratuvarlarken Aralık ayında, 12 bin kişilik alımda ön lisans 137, ortaöğretim 68 tıbbi laboranta yer verildi. Mezun sayısı sadece ön lisans laborantlarda 70 binken ve her yıl ortalama 10 bin mezun verilirken, özellikle şehir hastanelerinin laboratuvarlarında, taşeron alımları arttığı için yüksek puan alan kişiler dahi işsiz kalmaktadır. Yerlerine cihaz elemanı adı altında taşeron olarak ne yazık ki laborant bile olmayan kişiler çalıştırılmaktadır. TSM Laboratuvarlarında yine tıbbi laboratuvar eğitimi olmayan kişiler çalıştırılmaktadır. Bunun önüne geçilmeli ve tıbbi laborantlar kendi çalışma alanlarında görevlendirilmelidir. Hangi işlemi neden yaptığını bilmeyen bu kişilerin yaptığı testler ne kadar güvenilir ve doğru olabilir? İnsan hayatının söz konusu olduğu bu durumda çeşitli laboratuvarlarda eğitimlerini tamamlamış tıbbi laboratuvar teknikerleri çalışmalıdır, zira laboratuvarda her hata cinayettir. Bunların yanında laborantlar her analizi çeşitli fiziksel, biyolojik ve kimyasal riske maruz kalarak çalışmasına rağmen risk grubu meslekler içinde yer almamaktadır, bu konuda düzenleme ve iyileştirilme yapılmalıdır. İstihdamın artırılmasını talep ediyor ve bunun mücadelesini veriyoruz.

Peki tıbbi laboratuvar teknikeri alımları nasıl gerçekleşiyor?

Basitçe son yılların atamalarına bakabiliriz. 2014 yılında 2 yıl içerisinde devlet kadrosuna alınan laborant sayısı 454, 2016 yılında 902, 2018 yılında, ki pandeminin ilk 9 aylık sürecini de içine almış olan, 2 yıl içerisinde istihdamı sağlanan laborant sayısı 1542’dir. Pandeminin 3. ayında, Haziran’da, sadece İstanbul’u kapsayan 3 bin kişilik bir alım yapılmıştı. Ayrıca 48 laboratuvar teknikeri alındı. Son olarak Aralık ayında gerçekleşen 12 bin kişilik sağlık personeli alımında, hala pandemi döneminde olmamıza ve vakalarda, hastalarda ciddi artışlar olmasına rağmen sadece 137 laboratuvar teknikeri istihdamı sağlandı. Bu branş zamanın sıfırı da gördü ne yazık ki. Kısacası 70 bin mezunu olan ve her yıl yaklaşık 10 bin mezun veren bir branş olarak, sahada ihtiyaç duyulduğunu bildiğimiz halde böyle küçük sayılarla atamalarımız gerçekleştiriliyor.

Sizin alanınızda mezun sayısı ne kadar?

Şu anda toplam tıbbi laboratuvar teknikeri mezun sayımız 70 bin civarındadır. 2019 yılı Yükseköğretim Kurumu verilerine baktığımızda, bu sayıya her yıl 9 ila 10 bin mezun eklendiğini de görmekteyiz.

Bir hastane için bir laboratuvar teknikerinin önemi nedir?

Laborantın temel görevi, prosedürlere, sağlık ve güvenlik talimatlarına uyarak, laboratuvarın etkili bir şekilde çalışmasını sağlamaktır. Doktorların hastalıkları teşhis ve tedavi etmesine yardımcı olacak testler yapmak, kan, toksik, doku vb. madde örneklerini almak, etiketlemek ve analiz etmek, test sonuçlarını rapor halinde sunmak, rutin görevleri doğru bir şekilde yürütmek ve analizleri yapmak için kabul gören metodolojileri takip etmek, pH metre gibi standart laboratuvar ekipmanlarının çalıştırmak ve bakımını yapmak, güvenlik kontrollerini sağlamaktır. Bu bağlamda laborant hastane için oldukça önemlidir. Laborant veya laboratuvar teknikeri yaptığı analizler ile hekime yol gösterir. Hekimlerin teşhis kararlarında laboratuvar sonuçlarının yüzde 80 oranında etkilidir. Bir damla insan sıvısından insanın gen haritasını ortaya çıkarır. Hastalık tanısında önemli bir yere sahip olan laboratuvarların gizli kahramanları tıbbi laboratuvar teknikerleridir. Sonuç olarak diyebilirim ki; tıbbi laboratuvar bir hastanenin kalbidir. Kalbin işleyişinden laborantlar sorumludur.

Laborantlar için ne gibi yenilikler, iyileştirmeler yapılmalı? Talepleriniz neler?

Sağlık kuruluşlarındaki iş bölümünde çok önemli bir görevi üstlenen tıbbi laboratuvar teknikerleri atama engeline takılıyor. Ülkemizde yetişmiş yetmiş bin laboratuvar teknikerinin bulunduğu bilinirken, söz konusu alana atama için açılan kontenjan sayısı ise çok çok düşük kaldı. Bu bağlamda Aralık ayında 12 bin sağlık çalışanı alımının yapılacağını bizzat Sağlık Bakanı Fahrettin Koca duyurulurken, branş dağılımında tıbbi laboratuvar teknikerleri için ön lisansta 137, ortaöğretimde ise 68 kişilik kontenjan açıldığı öğrenildi. Mezun sayısı sadece ön lisans laborantlarda 70 bin iken ve her yıl ortalama 10 bin mezun verilirken, özellikle şehir hastanelerinin laboratuvarlarında, taşeron alımları arttığı için yüksek puan alan kişiler dahi işsiz kalmaktadır. Yerlerine cihaz elemanı adı altında taşeron olarak ne yazık ki laborant bile olmayan kişiler çalıştırılmaktadır. TSM (Toplum Sağlığı Merkezi) laboratuvarlarında yine tıbbi laboratuvar eğitimi olmayan kişiler çalıştırılmaktadır. Bunun önüne geçilmeli ve tıbbi laborantlar kendi çalışma alanlarında görevlendirilmelidir.

ASM ve TSM’lerde neden laboratuvar kurulmasını istiyorsunuz? Ayrıca kan almalarda laborantların görev alması gerektiğini dile getiriyorsunuz. Bu konulara açıklık getirebilir misiniz?

Bu merkezlerde de hasta numuneleri alınmaktadır. Bu konu ilgili meslek kanununda da apaçık belirtilmektedir. Laboratuvara gönderilecek her numunenin alımından, buna kan almalar da dahildir, analiz öncesi hazırlığından, analizinden ve belli bir seviyeye kadar da değerlendirmesinin yapılmasından ve sonuçlandırılmasından laborant sorumludur. Doğru analiz, “doğru teşhis” demektir ve bunu yalnızca ilgili eğitimle profesyonelleşmiş kişiler yürütmelidir. ASM ve TSM detayına gelirsek, buralara gelecek hasta profili bellidir. Takibi yapılan hastalık ve tedavi süreci aile ve toplum düzeyinde incelenip araştırılabilmektedir. Ancak bu yeterli donanıma sahip laboratuvarlar ve laborantlarla mümkündür. Yani laborant yerine farklı meslek mensupları çalıştırılmamalıdır, biraz önce de meslek tanımlarının getirdiği görevlerin yasalarla sabit olduğunu söylemiştim. Aileye daha sağlıklı bireyler gelmesi ve yetişmesi, toplumun daha sağlıklı ve sağlığı hakkında daha bilinçli davranmasına olanak sağlamak elzemdir, ancak yine tekrar etmiş olacağım doğru analiz ve doğru sonuçla mümkündür.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Taşeron çalışanlar konusunda iyileştirmeler yapılmalıdır. Tıbbi laboratuvar risk grubu meslekler içinde yer almalıdır. Özlük haklarında iyileştirme yapılmalıdır. Sağlık çalışanlarına da gereken önem verilmelidir. Sağlıkçılarımızın verdiği mücadele her türlü alkışın üstündedir. Kendilerini saygıyla selamlıyorum.

Röportaj: Fatma Karakuş