RÖPORTAJ
Giriş Tarihi : 14-05-2021 00:49   Güncelleme : 21-05-2021 01:52

Av. İrfan Vurucu Adıyaman’da Haber’e Konuştu

Adıyaman Barosu Avukatlarından siyasetçi İrfan Vurucu, gündeme dair konularda gazetemize açıklamada bulunarak, ilin temel sorunlarını ve çözüm yollarını okuyucularımızla paylaştı. Atatürk Barajı’nın yapımından bugüne hayata geçirilemeyen sulama projeleri konusunda analiz yapan Av. İrfan Vurucu, Adıyaman’ın kalkınmasında etken olacak projelere de dikkat çekti.

Av. İrfan Vurucu Adıyaman’da Haber’e Konuştu

 

Adıyaman’da yaşayan her bireyin sürekli olarak konuştuğu ancak bir türlü ilerleme sağlanamadığı bir dizi projeler hakkında değerlendirmede bulunan Av. İrfan Vurucu, atılması gereken adımlara vurgu yaptı.

Gazetemize verdiği röportajda önemli mesajlar veren Av. İrfan Vurucu, hem siyasilere hem de ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Ve işte Av.İrfan Vurucu’nun  röportajının detayları.

İrfan Vurucu kimdir? Okuyucularımız sizi tanıyabilirler mi?

Adıyaman’da doğdum ve yaşamım şehrimde devam ediyor. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum.2002 yılının Temmuz ayından bu yana Adıyaman ilinde serbest olarak avukatlık yapmaktayım. Aynı zamanda arabulucu olarak çalışmaktayım.

Siyasetin içerisine nasıl girdiniz? Hangi partide ne gibi görevlerde yer aldınız?

Yaklaşık 10 yıldan bu yana Adıyaman’da Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde çeşitli kademelerde çalışmaktayım. Şuanda partimin herhangi bir kademesinde görev almıyorum. Fakat partimin aktif eğitmenleri arasındayım. Partim içerisinde eğitmen olarak CHP’ye hizmet sunmaktayım. Seçimlerde sandık güvenliği konusunda partililerime gerekli eğitimleri vermeye çalışıyorum.

Adıyaman’da yaşamını sürdüren bir siyasetçi ve hukukçu olarak sizce ilimizin en öncelikli sorunu nedir?

Adıyaman’da siyasilerin sürekli olarak bahsettiği baraj projeleri var. Koçali ve Gömükan barajları planlanan zamandan ziyade çok gecikmeli bir şekilde devam ediyor. Maalesef bu projeler çok ağır bir şekilde yürütülmekte. Bu iki proje kısmen de olsa sulama sorununu çözecektir. Ancak bu iki proje Adıyaman’ın topraklarının sulanması için yeterli olmayacaktır. Çünkü Adıyaman topraklarının büyük bir kısmı kuru tarımla devam edilmekte. Atatürk Barajı’ndan dolayı Adıyaman’da toprak kaybımız oldukça fazla. İl olarak Atatürk Barajı’ndan bir gram su alınmıyor. Bu sorun çok ciddi bir sorundur. İlimizde sulu tarıma geçilmemesinin nedeni baraj suyunun elektrikle vatandaşa getirilmesinin maliyetli olmasıdır. Adıyaman toprakları barajın seviyesinden yüksek olduğu için Atatürk Barajı’nın düşük seviyede olması bu sorunu bugüne kadar getirmiştir. Malum günümüzde elektrikle sulu tarım yapmanın maliyeti oldukça yüksek. Bu sebeple Adıyaman halkı Atatürk Barajı’ndan yararlanamamaktadır. Arzu ediyoruz ki; Adıyaman’da yeni baraj projeleri yapılsın. Sulama faaliyetlerinin aktifleştirilmesiyle Adıyamanlı çiftçilerin elde ettikleri gelirde artacaktır.

Adıyaman’da tütün üreticilerinin sorunları konusunda neler söylemek istersiniz?

Bu sorunuza cevap vermeden önce bir anımı okuyucularınızla paylaşmak isterim. Günün birinde Sırbistan’a gitmiştim. Sırbistan’da gezerken bir yerden sigara almıştık. İçmiş olduğum sigaranın tütünün çok kaliteli olduğunu fark etmiştim. Sonra paketin üzerine baktığım da “Made İn İzmir” yazıyordu. O zaman anladım ki İzmir tütünü yurt dışına götürülerek işlenmekte. Ve kaliteli sigara olarak farklı ülkelerde satılmakta. O sigara ne yazık ki, ülkemizde satılmayan bir üründü. Halende o ürün ülkemizde satılmıyor. Adıyaman’ın Çelikhan ilçesinin tütünü dünya standartlarının çok üzerinde kaliteli bir tütündür. Bu tütünle ilgili olarak yasal zemin tam olarak hazırlanmadığı için sorunlar her geçen gün artıyor. Kooperatifleşme adımıyla bu sorun çözüme kavuşmayacaktır. Bir dönümlük bir arazide kilolarla sınırlı bir ürün elde ediliyor. Bu sebeple kooperatiflerin fiyat standardının yüksek olması gerekiyor. Maalesef kooperatifleşme ile birlikte ödenecek vergiler ele alındığında bu tütünün üreticiye ekonomik olarak bir karlılığı kalmayacaktır. 50 kilonun üzerindeki tütünün satışı yasak olunca çiftçimiz çok zor durumda. Özellikle sınırlı bir tarım arazisinde üretim yapan çiftçimizin özel olarak ele alınıp bu konuda düzenlemelerin yapılması gerekiyor. O tütünün farklı bir kategoride değerlendirilmesi gerekmektedir. Çelikhan bölgesinde tütünün haricinde tütünün karlılığını verebilecek alternatif bir ürün yoktur. Sulu tarım kuru tarımdan daha verimli bir yöntemdir. İlimizde bütün arazilerin sulanmasını arzu ederiz. Ancak bu konuda gözle görülür bir gelişme yoktur.

Adıyaman’daki işsizlik sorunu konusunda düşünceleriniz nelerdir?

Adıyaman halkı uzun yıllardan bu yana verdiği oylarla iktidar partisine hizmet etmekte, Ankara’ya vekil gönderilmesini sağlamaktadır. Adıyaman halkının iktidara sunmuş olduğu bu destek maalesef iktidar partisi tarafından elinin tersiyle itilmekte. Adıyaman’a bir üvey evlat muamelesi yapılıyor. İlimiz arzulanan düzeyde yatırım programlarında yer almıyor. Adıyaman ilimizde işsizlik sorununa çözüm bulunmaması, gerekli yatırılmaların yapılmaması ciddi sorunları beraberinde getirmektedir. Adıyaman halkının iktidara verdiği desteğe rağmen gerekli desteği alamadığı herkes tarafından çok iyi biliniyor. Özellikle Adıyaman Organize Sanayi Bölgesi’nin arazileri genişletilmelidir. Sanayicilerin Adıyaman’a akın etmesinin bir şekilde sağlanması gerekir. Bu sorunun çözüme kavuşması için ilimizin teşvik projelerinde öncelikli iller arasına alınması ivedilikle gerekmektedir. Adıyaman öncelikli olarak teşvik projeleri kapsamına alınmadığı sürece bu soruna çözüm bulunamaz. İlimiz bilindiği üzere çıkmaz bir sokaktır. Bugün Gaziantep, Şanlıurfa illerinin gelişim seyrine baktığımız zaman ilimizden katbekat ilerdeler. İlimizde organize sanayi bölgesi var. Fakat farikalar yok. Adıyaman’ın işsizlik sorunu ancak ve ancak yeni fabrikaların açılmasıyla çözüle bilinir. Yeni fabrikaların açılabilmesi içinde Adıyaman’a özel teşvik paketlerinin hazırlanması, vergi indirimlerinin olması, özellikle SGK primlerinde düşüklüklerin yapılması gerekir. Ama maalesef iktidar partisi bu yönüyle Adıyaman işadamlarına yada çalışmak isteyen işçi kesimine destek olmamakta. Adıyaman’a yeni bir organize sanayi bölgesinin kurulmasının ilin ekonomisine katkı sağlayacağını düşünüyorum.

İlimizde kanayan bir yara olan genç işsiz sayısı konusunda neler söylemek istersiniz?

Üniversiteli işsiz konusu ülkemiz içinde çok ciddi bir sorun. “Üniversite mezunu” demek “toplumda eğitim kalitesi olarak sıradan vatandaştan daha üstün meziyetlere sahip, daha donanımlı, çalışabilir kişi” demektir. Fakat ülkemizde eğitim, adalet sistemimiz genel olarak çok kötü. Eğitim sistemine gelince mesleklerde usta çırak ilişkisinde çalışmaların yürütülmesi gerekir. Bu doğrultuda esasında üniversitelerden ziyade bunun alt yapısının ortaokul ve liselerden başlatılması gerekmektedir. Ve insanların iş alanında eğitim almaları gerektiği gibi fabrikaların ihtiyaç duyduğu ara elemanların yetiştirilmesi gerekmektedir. Bizim teknik liseler o kadar donanımsız ki, alt yapıları yok. Stajlar yeterince yapılmamakta. İldeki İmam Hatip Liseleri’nin sayısını arttırmak yerine daha donanımlı eğitimler veren okulların olması gerekir. Her okulu İmam Hatip Okullarına çevirmek yerine teknik ve meslek liselerindeki okullardaki eğitimler daha iyi konuma getirilmelidir. Endüstri ve ticaret meslek okullarına gerekli destekler verilmez ise kalifiye ara elemanların yetişmesini sağlayamazsınız. Bu nedenle liselerin statüsünün yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Ülkemizde her gün yeni bir özel üniversite açılmakta. Bir ülkenin eğitilmiş insan kalitesini üniversite açarak düzeltemezsiniz. Yeni üniversiteler açarak bu sorunu çözemezsiniz. Fazla üniversite açmaktansa az üniversite ile kaliteli eğitimler verilmelidir. Ayrıca mevcut üniversite sayısının düşülmesi gerekir. Hukuk fakülteleri en kolay kurulabilecek fakültelerden bir tanesidir. Çünkü hukuk fakültesinin laboratuvarı ve maliyeti yoktur. Bir hukuk fakültesi profesörü bulunduğunda kolaylıkla hukuk fakültesi açılır. Fakat hukuk fakültesini bitirmek size iş imkanını vermez. Sadece hukuk fakültesi mezunu olmuş, bu bölümden eğitim almış insanları piyasaya sürmüş olursunuz. Bu işlerin kalifiye iş yapabilecekleri anlamına gelmez. Üniversitelerin sayısının azaltılarak mevcut üniversitelerin eğitim kalitesinin arttırılmasıyla bu sorun çözüme kavuşacaktır.

Adıyaman’da ikinci bir basamak hastanenin olmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Pandemi süreciyle birlikte ilimizde devlet hastanesinin olmaması bir ihtiyacı gün yüzüne çıkardı mı?

Adıyaman’da hastane çok kötü bir lokasyona konumlandırıldı. Hastanenin şehrin bir ucuna yapılması çok yanlış bir karardı. Normalde şehrin her noktasına hitap eden bir hastanenin olması gerekir. Özellikle acil servislerin çalışma pozisyonları düşünüldüğü vakit şehrin her noktasından ulaşılabilir bir konumda olan bir hastanenin olması gerekmektedir. Adıyaman’da devlet hastanesinin olmaması ciddi sorunları beraberinde getirmektedir. Şehrin merkezinde bulunan eski devlet hastanesinin yerine acilen bir hastane yapılmalıdır. Ayrıca Adıyaman’a yatırımların gelmemesi hem halkımız hem de milletvekillerinden kaynaklıdır. Milletvekilleri bir memur ataması yada çok basit işlemleri bir hizmetmiş gibi sunmaktalar. Fakat işleri bu değildir. Vekillerin işi şehrin ekonomik, adalet ve çevre manasında gelişmesine ön ayak olmasıdır. Gerek ticaret hacmi gerekse yolların yapılması gibi birçok problemle uğraşması gereken milletvekillerinin ilin ticaret hacminin büyümesine, dışarıya doğru ilin açılmasını sağlamaları gerekir. Bu manada atama işleriyle uğraşan vekiller çok aktif çalışmıyorlar.

Adıyaman’da sürekli olarak tartışılan imar revizyonu konusunda neler söylemek istersiniz?

Adıyaman’ın imar planlaması çok yanlış yapılmakta. Birinci sınıf tarım arazileri imara açılmakta. Bu uygulamayı Yeni Mahalle’de, Altınşehir Mahallesi’nde ve şehrin güney kısmında görüyoruz. Birinci sınıf tarım arazileri maalesef imara açılıyor. Bu uygulama çok yanlış bir uygulamadır. Şehrin çehresini değiştirmek gerekiyor. Bu manada Kahramanmaraş modeli örnek alına bilinir. Karadağ eteklerinde ve üzerinde evlerin yapılması sağlana bilinir. Bir şekilde şehir merkezindeki yeni yapılar Karadağ’da inşa edilmelidir. Tarım arazilerinin imar sahası olmaktan ivedilikle çıkarılması gerekmektedir. Mevcut imar planlarının revizyonuyla Karadağ’da konutlaşmanın sağlaması gerekmektedir.

Size göre pandemi süreciyle birlikte oluşan sorunlar neler?

Ülkemiz bir bütündür, ve bir halka zincirinin birbirine bağlanması gibi birbirine bağlıdır. Ülkemizin eğitimi, adaleti, bayındırlık alanı ayrı birimlerdir. Bu birimlerdeki birindeki hata bütün birimlerin kötü çalışmasına neden oluyor. Çünkü her birim zincirin bir halkasıdır. Eğitim sistemimizin baştan sona revize edilmesi gerekir. Bütün sorunların çıkış noktası budur. Biz eğitimli insanımıza iş veremiyoruz. Eğitirken de arzulanan, olması gereken eğitimi veremiyoruz. Eğitim alanında yaşanan aksaklıklarla birlikte sağlık alanında yaşanan sorunlarda var. Bu konuda bir örnek vereyim. Covid 19 aşısını iki Türk hekim buluyor. Fakat bu hekimler Türkiye’de yaşamıyor. Ülkemizdeki firmalar neden Covid 19 aşısı üretemiyor? Bir otomobilin basit parçaları dahi neden ülkemizde yapılamıyor? Eğitim sistemi düzeldiği vakit kalifiyeli bireylerin yetişmesine vesile olunacaktır. Bu şekilde ekonominin, sağlık alanın, adalet alanın daha iyi yönetilmesine vesile olunur. Siz hukukçulara iyi eğitim verirseniz iyi hakimleriniz, savcılarınız olur. Fakat birçok hukuk fakültesi açıp eğitim nosyonunu yeterince vermezseniz kalifiyeli olmayan birçok hukukçunun olmasına neden olursunuz. Koronavirüs süreciyle birlikte ülke ekonomimiz çok kötü bir duruma geldi. Ben özelleştirmeye karşı olan bir kişiyim. Ülke olarak para kazanabilecek şeker fabrikalarını, Telekom’u sattılar. Bugün kimin evinde internet yok? Hangimiz cep telefonu kullanmıyoruz? Tekstilin ön ayağı olan Sümerkank satıldı. Şekerbankası’nı, Telekom’u, Sümerbank’ı satarsanız ekonomi tabii ki kötü olur.  Bu kurumların satılması ekonomiye çok kötü yansıdı. Özel sektör para kazanacağına, kamu sektörünün de desteklenmesi gerekirdi. Siz özel hastaneler açarak Türkiye’nin sağlık sorununu çözemezsiniz. Çünkü sağlık alanı özelleştirile bilinir bir şey değildir. Yeni özel okulların açılmasına vesile olmak üzere teşvikler çıkararak eğitimi düzeltemezsiniz. Sağlık ve eğitim alanı kamunun yürütmesi gereken yerlerdir. Adıyaman halkını seviyoruz. Milletvekillerinden daha iyi çalışmalar bekliyoruz.

Röportaj: Ömer Karakuş