




Büyükşahin, Zerban Ziyareti’nin çıkış noktasını ve ilk kurbanın hikâyesini şu sözlerle aktardı:
“1840-1850 yılları arasında yaşanan aşırı kuraklık nedeniyle Zerban suyu tamamen kurumuştu. Köyün dedesi, Üryan Hızır Ocağı pirlerinden Hüseyin Ağa, yanına Momi Ole, Ovi Use, Ali Huse Ole, Azize Mome ve Ağucan evlatlarından Mulla Mahmut, Hüse Bekir ile birlikte köylüleri alarak Zerban’a doğru yola çıktı. Bu yolculuk sırasında arkalarından bir koçun kendiliğinden onları takip ettiği görüldü. Hüseyin Ağa, ‘Bu koç kimindir?’ diye sorduğunda Hüse Bekir, ‘Koç benimdir’ cevabını verdi. Hüseyin Ağa ise bu koçun kendi iradesiyle Zerban’a doğru geldiğini belirterek şu sözleri söyledi:
‘Bu koçu Zerban’a kurban kılalım.’
Hüseyin Ağa, Zerban suyunun kaynağında koçu tığlayarak duasını verdi. Kurbanın kanı toprağa akarken, kuruyan su yeniden kaynamaya ve akmaya başladı. Böylece Zerban suyu tekrar hayat buldu. O günden sonra her yıl kurban kesilerek eşit şekilde dağıtım yapılmaya başlandı ve bu gelenek yüzyıllardır aralıksız sürdürülmektedir.”
Günümüzde de Zerban ziyareti kapsamında büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar kesilerek binlerce lokma ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaktadır. Bu yıl gerçekleştirilen organizasyonda 11 büyükbaş ve 8 küçükbaş hayvan kesilmiş, toplam 1.542 lokma dağıtılarak bugüne kadar kaydedilen en yüksek katılım sağlanmıştır.
Kurban edilen hayvanların etinin yumuşak kısmı, kemiği, ciğeri, kelle ve işkembesi dâhil olmak üzere hiçbir parçası israf edilmeden paylaştırıldı. Dağıtımda özellikle maddi durumu yetersiz aileler ile yetim ve öksüzlere ücretsiz lokma verilmesine büyük hassasiyet gösterildi.
Lokma dağıtım sürecine ilişkin bilgi veren Büyükşahin, şu ifadeleri kullandı:
“Dağıtımda öncelik, dar gelirli ailelere, katkı da bulunan listedeki bulam içindeki ve dışındaki tüm hanelere eşit şekilde lokma pay edilip ulaştırıldı. Ardından Geleneksel Zerban Lokması’na sadece Bulam halkı değil, çevre illerden, uzak şehirlerden ve yurt dışından da yoğun katkı ile talep oldu. Kasım ayında düzenlenen organizasyonda, belirlenen bütçe doğrultusunda alınan kurbanlar kesilerek titizlikle paylaştırılıp ulaştırıldı.
180 yılı aşkın süredir sürdürülen bu kadim geleneğin yaşatılmasına katkı sunan herkese teşekkür edilirken, “Yüce Allah razı olsun, lokmalar kabul ve makbul olsun” temennisiyle program sona erdi.

Ömer Karakuş
















