EKONOMİ
Giriş Tarihi : 14-05-2021 00:39   Güncelleme : 21-05-2021 01:51

Esnaf Ayakta Değil, Hayatta Kalmanın Çabasında!

Son 1 yıldan bu yana ülkemizde yaşanan pandemi süreci en çokta esnaf küçük esnafı etkiledi. Bu durumda ayakta kalma savaşı veren küçük esnaf almış olduğu kredilerle ödemelerini yapıyor.

Esnaf Ayakta Değil, Hayatta Kalmanın Çabasında!

Adıyaman’da şehir merkezinde hayatın adeta durmasıyla birlikte birçok esnaf ay sonunu getiremezken, kimi esnaflar ise esnaf kredi kooperatiflerinden kredi çekiyor.

Covid 19 sürecinin küçük esnafı olumsuz yönde etkilediği bir dönemde devlet tarafından esnafa verilen kredilerin can suyu olduğunu söyleyen Yeni Adıyaman Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi Başkanı Mustafa Salman, kredi ödemelerinin ertelenmesiyle esnafın nefes aldığını ifade etti.

“Esnafımız almış olduğu kredilerle ayakta kalmaya çalışıyor”

Adıyaman ilinin sanayi kenti olmadığı için pandemiden daha çok etkilenen illerin başında geldiğini ifade eden Başkan Mustafa Salman; “Hükümetin esnaf kefaret kooperatiflerinden kredi çeken esnafın ödemelerini ertelemeleri esnafa bir nebzede olsa nefes aldırdı. Bugün ise esnafımız almış olduğu kredilerle ayakta kalmaya çalışıyor. Adıyaman’da 15 bin kişilik esnaf kitlesi var. Esnafa verdiğimiz kredilerle bir istihdam oluştu. Geçmiş dönemlerde KOSGEB tarafından faizsiz bir kredi esnafımıza verilmişti. Bu kredinin miktarı 25 bin TL’ydi. Bugün ise ülke genelinde yaşanan pandemi süreci ilimizde de yaşanıyor. Bu pandemi süreci nedeniyle küçük esnafımız mağdur oldu. Bazı esnaflarımız elinde sermaye olmamasına rağmen işyerini büyütmenin yolunu tercih etmişlerdi. Geçen yıl borçlarla işyerlerini büyüten esnafımız Covid 19 virüsü döneminde sıkıntı yaşıyor. Özellikle şehir merkezindeki esnafımız pandemi nedeniyle oldukça zor günler geçiriyor. Geçen günlerde Ankara’da bir esnafımızı ziyaret ederek alışveriş yaptığımda saatler 15:00’i gösteriyordu. Kendisinden alışveriş yaptığım esnaf gün içinde ilk satışı bana yaptığını söylemişti. Demek istediğim bu süreç bütün illerde olumsuz yönde ilerliyor. Pandeminden dolayı zor günler geçiriyoruz. “İnsanların yüzde 50’sinden fazlasının aşı olmasından sonra hayat normale dönecektir” diye düşünüyorum. Hayatın normale dönerek kafeteryaların, lokantaların, tuhafiyecilerin ve bu benzeri işyerlerinin açılmasıyla esnafımız bir nebzede olsa nefes alacaktır. Hafta sonları sokağa çıkma yasaklarının olması esnafın işlerini oldukça olumsuz yönde etkiliyor. Haliyle pandemi süreci ülke ekonomisine çok zarar verdi” dedi.

“Bu durum küçük esnafın kepenk kapatmasına neden oluyor”

Küçük esnafın elinde sermaye olmadığı için bu süreçte zor günler geçirdiğini vurgulayan Salman; “Esnafı en çok etkileyen bir diğer konu ise yaygın marketler konusudur. Devlet yetkililerimizin açıklamalarına göre yaygın marketlerde satılan ürünler konusunda bir kısıtlama olacak. Yaygın marketler için alınacak olan bu tedbirleri olumlu yönde karşılıyoruz. Bizlerde hükümetin atacağı bu adımları destekliyoruz. Mahalle aralarında açılan bir yaygın market o mahalledeki bütün küçük esnafın işlerini olumsuz yönde etkiliyor. Hatta bu durum küçük esnafın kepenk kapatmasına neden oluyor. Bilindiği üzere yaygın marketlerde gıda maddesiyle birlikte satılmayan ürün yok. Yaygın marketlerde birkaç üründe indirim olunca insanlarımız sanki bütün mağazada ürün varmış gibi algılıyorlar. Halbuki yaygın marketlerde satılan ürünler aynı fiyata küçük esnafta da satılıyor. Bunun yanı sıra şehir merkezindeki esnafın ayakta kalması için halkımızın kendi esnafına sahip çıkması lazım. Tuz hanındaki restorasyon çalışmaları ilimizin ekonomisine katkı sağlayacaktır. Perre Antik Kent gibi bir turizm hazinesinin de gün yüzüne çıkartılması gerekir. Dünyanın hiçbir yerinde böylesine bir açık müze yoktur. Bu tarihi alanın şehir merkezine yakın olması da bir avantajdır. Bu alanın turizme kazandırılmasıyla ilimizin ekonomisine katkı sağlanacaktır. Adıyaman ekonomisinin canlanması için yerelde bir şeylerin yapılması gerekiyor. Nemrut Dağı gibi bir tarihi mekanın ilimizde olması bir şanstır. Onun için turizmimize önem verilerek tanıtımlar yapılmalı. Aynı zamanda Samsat ilçemizdeki Safvan Bin Muattal’ın kabrine yapılan ziyaretlerde oldukça fazla. İnanç turizmiyle birlikte Adıyaman’ın ekonomisine katkı sağlanacağını düşünüyorum. Çünkü Şanlıurfa iline inanç turizminden dolayı gelen insan sayısında her geçen gün artış yaşanıyor. Adıyaman’da da neden inanç turizminde canlılık yaşanmasın” diye konuştu.

“Kültür mirasımız olan bu tarihi mekanların tanıtımı çok iyi yapılmalıdır”

Adıyaman’daki tarihi mekanların Mardin’deki tarihi yerlerden daha fazla olduğunu belirten Salman; “Adıyaman’ın her ilçesi tarih kokuyor. Ancak gerekli tanıtımların yapılmaması nedeniyle bu tarihi yerler pek fazla bilinmiyor. Son 10 yılda Mardin ilinde çekimi yapılan filmler sayesinde o ilde turizm patlaması yaşanıyor. Nemrut Dağı, Cendere Köprüsü, Karakuş Tepesi, Kahta Kalesi, Arsemia Antik Kenti, Perre Antik Kent gibi tarihi mekanlarımız eşsiz bir mekana sahiptir. Kültür mirasımız olan bu tarihi mekanların tanıtımı çok iyi yapılmalıdır. Yapılacak olan tanıtımların ilimizin ekonomisine katkı sağlaması aynı zamanda esnafımızın işlerine de yansıyacaktır. Çünkü bir şehri ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin şehir merkezinde ilk olarak ziyaret edecekleri yerler esnaflardır. Onun için turizme önem verilmeli ve gerekli tanıtımlar mutlaka yapılmalıdır. Turizmin gelişmesiyle hem esnafımız kazanacak hem de ekonomide canlılık yaşanacaktır. Bu sebeple Adıyaman ilindeki tarihi mekanların tanıtımı için yerel yöneticilerin harekete geçmesi gerekir. Dizilerin çekimi için yapımcı firmalar mutlaka ilimize davet edilmelidir. Böylesine bir gelişme olduğu vakit Adıyaman’ın turizmi gelişecektir” şeklinde konuştu.

Haber: Fatma Karakuş