EĞİTİM
Giriş Tarihi : 23-09-2021 10:19   Güncelleme : 23-09-2021 10:19

Hakan Gönen Adıyaman’da Haber’e Konuştu

Uzun bir pandemi sürecinde eğitimler EBA sistemi üzerinden verilerek öğrencilerle uzaktan eğitim yapılmıştı. Yeni eğitim ve öğretim yılı hakkında merak edilen bütün konuları İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Gönen’e sorduk.

Hakan Gönen Adıyaman’da Haber’e Konuştu

 

Gazete Yaman imtiyaz sahibi Yılmaz Çoban’la birlikte Adıyaman’da Haber Gazetemiz Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Ömer Karakuş İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Gönen’i ziyaret ederek, yeni eğitim ve öğretim yılında yapılacak olan çalışmalar hakkında bilgi aldı.

“Sadece okulun bahçesiyle sınırlı görev anlayışımız olmayacak”

2021-2022 eğitim ve öğretim yılında özellikle yüz yüze eğitim konusuna değinen Hakan Gönen; “Çocuklarımız uzaktan eğitim sürecinde fiziksel, duygusal anlamda maalesef evlerinde kalmak zorunda kaldılar. Okullarımızın yüz yüze eğitime başlaması öncelikle çocuklarımızın fiziksel ve duygusal anlamdaki aksaklık ve eksiklerini gidermesi konusunda oldukça önemlidir. Bu konuda gerekli bilgileri okul müdürlerimiz aracılığıyla öğretmenlerimizle paylaşmış olduk. İlk etapta çocuklarımıza tekrardan okullarımıza motive olma faaliyetlerimiz yapılacaktır. Özellikle ilkokul birinci, ikinci ve üçüncü sınıflardaki öğrencilerimiz için okuma ve yazma faaliyetlerimizin yanında eksiklerin giderilmesi için faaliyetlerimiz olacak. Bu konuda gerekli bilgilendirmelerimizi yaptık. Öğrenme eksiği olan öğrencilerimiz mutlaka olmuştur. Bu konuda da okullarımız, öğretmenlerimiz, okul idarelerimiz öğrencilerin öğrenme eksiklerini giderici bir ön hazırlık çalışması yapacaklar. Daha sonrada eğitim ve öğretimimizi salgına karşı dikkatli olarak sürdürmeyi planlıyoruz. Velilerimizden öğrencilerimiz konusunda önce çocuklarımızı tanıyarak, onların istek ve taleplerini dinleyerek, onların özelliklerini gözlemleyerek okullarımızla sağlıklı iletişim kurmalarını, okullarımızla sürekli olarak işbirliği halinde olmalarını istiyoruz. Bu dediklerim yapıldığı zaman hem öğrencilerimiz kendilerini değerli hissedecekler hem de öğretmen ve veli arasındaki ortak paydaş olan öğrencinin neye ihtiyacı olduğu nasıl bir işleme tabi tutulması gerektiği konusunda bir fikir ortaya çıkacaktır. Okullarımızda artık okul, bahçeleriyle sınırlı okul yönetim anlayışı olmayacak. Kayıt alanındaki bütün öğrencilerimizin sosyal yaşamları, ortamları gibi konularda okullarımızda rehber öğretmenlerimizin koordinasyonunda onların rehberlikle ilgili bakış açısı göz önüne alınarak öğrencilerimiz, ailelerimiz okulların ilgi alanı içerisine girecektir. Sadece okulun bahçesiyle sınırlı görev anlayışımız olmayacak. Bahçe duvarını zihnen kaldıracağız” dedi.

“Okumayı Adıyaman’da yaşam tarzı haline getireceğiz”

Eğitim konusunda önemli mesajlar veren Hakan Gönen; “Öncelikle Adıyaman’ımızın gençlerinin, çocuklarının akademik anlamda başarılı olma noktasında hiçbir eksiklikleri yoktur. Biz onları daha bilimsel, nitelikli yaklaşımlarla destekleyerek akademik başarıyı arttırmayı planlıyoruz. Bu söylediğim sözleri Adıyaman’ın il geneli için söylüyorum. Artık dönemimiz proje dönemidir. Bu projeleri çok önemsiyoruz. Argemiz, araştırma geliştirme birimimiz var. Onlarla bir projemizi geliştirdik. O projeyi de uygulamaya koyacağız. Bu kapsamda TUBİTAK bilim yarışmaları ve fuarlarına dönük olarak bütün okullarımız, orta ve liselerimiz faaliyet gösterecekler. Bizlerde onlara öncülük yapacağız. Sosyal ve kültürel faaliyetleri içeren projeleri de yapmayı planlıyoruz. Kalkınma Ajansı’ndan yine özellikle ortaöğretim düzeyindeki meslek liselerimize destek sağlayıcı projelerimiz olacak. Maalesef toplum olarak çok kitap okuyan bir toplum değiliz. Bu net bir gözlem. Sadece sınav için kitap okumak, kitap sayfası açmak olmamalı. Biz diyoruz ki; “En başta anne ve babalar evlerinde kitap okumaya başlamalılar. Çocuklarımız anne ve babalarını kendilerine model olarak kabul ettiklerinde onlarda kitap okumaya başlamalı.” Kitap okunduğu zaman internet ve sosyal medya ortamından uzaklaşmış olunur. Kitap okuyarak hem kelime zenginliği hem de anlama, anlatım becerimizi, konuşma güzelliğimizi arttırmış oluyoruz. Aynı zamanda kitap okuyan bir öğrenci sınavlarda sınav sorularını anlamak konusunda hiçbir şekilde zaman kaybetmez. Öğrencinin soruyu anlaması çok kısa sürede olur. Bu şekilde sorulara pratik cevaplar verebilirler. Bu sebeple okumanın her şeye faydalı olduğunu söylüyoruz. Anne ve babalar bu konun üzerine mutlaka düşsünler. Çocuklarımızı talimatlandırarak ders çalıştırmak, kitap okumak ile bu işin olmayacağını değerlendirmemiz gerekiyor. Velilerimize güveniyorum. Okumayı Adıyaman’da yaşam tarzı haline getireceğiz. Ana hedeflerimizden bir tanesi de budur” diye konuştu.

“Yardımcı kitap alma zorunluluğu yada velilere kitap alınması ısrarı söz konusu olamaz”

Bir aksaklık olmaması halinde yüz yüze eğitimde bir kesinti olmazsa tedbirlere dikkat edilirse eğitim hayatının kesintiye uğramayacağını ifade eden Hakan Gönen; “Milli Eğitim Müdürlükleri, il ve ilçe Milli Eğitim Müdürlükleri dahil olmak üzere bütün okullarımızda görev yapan idareci ve öğretmenlerimizle Ekim ayının ikinci yarısından sonra belirleyeceğimiz bir tarihte Adıyaman il genelinde il, ilçe, köy, belde demeden kim nerede görev yapıyorsa hepimiz eş zamanlı olarak aynı gün, aynı saatte velilerimize akşam saatlerinde ev ziyaret yapmayı düşünüyoruz. Bu şekilde her eğitimcimiz kendi okulundaki öğrencisini ziyaret etmiş olacaktır. Bu projemizin adı da ‘Öğretmenim Hoş Geldin’dir. Bu projeyi daha önce çalıştığımız yerde uygulamıştık. Bu projeyle okul-veli işbirliğinin çok daha anlam kazanacağını, daha nitelikli bir hale dönüşeceğini inanıyoruz. İnşallah bu çalışmamızı yaparsak güzel sonuçları hep beraber göreceğiz. Ücretsiz ders kitapları dağıtımları yapılıyor. Hükümetimizin, bakanlığımızın yaptığı çalışmayla uzun yıllardır artık velilerimiz ve öğrencilerimiz kitap arayışında değiller. Kitaplar okullar başlamadan önce okullarımıza teslim ediliyor. Bu kitaplarımızın hazırlığı bakanlığımız tarafından yapılıyor. Talim Terbiye Kurulu ilgili genel müdürlüklerle birlikte planlamayı yapıyor. Bu kitaplara dayalı sınavları da bakanlığımız yapıyor. Dolaysıyla kitabı ve programı geliştiren, sınavı kendisi yapan bir bakanlık olarak bizim ekstra dış kaynaklı bir kitap, yardımcı kitap gibi bir beklentimiz, talimatımız yok. Dağıtılan kitaplar soruların içerdiği, konuları içine alan kitaplardır. Yardımcı kitap alma zorunluluğu yada velilere kitap alınması ısrarı söz konusu olamaz” şeklinde konuştu.

“Bizim sistemimizde, milli eğitim teşkilatlarında “Para toplama” diye bir şey yoktur”

Okullarda para toplanması yönündeki iddialarında asılsız olduğunun altını çizen Hakan Gönen, şunları kaydetti; “Okullarımızda “Para toplama” diye bir ibare yoktur. Böyle bir şey olmaz, olamaz. Bizim okul aile birliklerimiz var. Okul aile birliklerimizin bağış toplama yetkisi var. Bağış kimden toplanır?  Maddi durumu iyi olan vatandaşlarımız bağış yaparlar. Okul aile birliklerimizde bu toplanan bağışlardan iki konu üzerinde durur. Bu konulardan bir tanesi dez avantajlı dediğimiz yoksul öğrencilerimizin materyal malzeme ihtiyaçlarını gidermektir. Zengin olan veya durumu iyi olan vatandaşlarımız bağış yapacak, okul aile birliği yönetimi de okul idaresiyle birlikte tespit ettiği ihtiyaç sahibi öğrencilerimize destek verecektir. Bir diğer konu ise okulun yapmayı planladığı sosyal, kültürel eğitim ve öğretimle ilgili etkinliklere finansman sağlamaktır. Dolaysıyla para toplamakla, bağış çok farklı şeylerdir. Bizim sistemimizde, milli eğitim teşkilatlarında “Para toplama” diye bir şey yoktur. Velimiz sadece bağış yapabilirler. Onu da yaparken okul aile birliğinin açtığı hesaba yatırmak kaydıyla yapabilirler. Bunda da gönüllük esastır. Vatandaştan kayıt esnasında bağış istenmesi söz konusu değildir.  “Kayıt yaptırırken okul aile birliğimize bağış yapmak istermisiniz?” denebilir. Veliler ilgili bankaya giderler. Elden para gibi bir şey söz konusu olmaz. İlgili banka hesabına, kamu bankasına açılmış o okulun aile birliği hesabına ücreti yatırmak ve dekontunu almak kaydıyla bağış yapabilirler. Bunun dışında herhangi bir nakdi para, pazarlık asla söz konusu olamaz. Bu yasak ve suçtur.”

“Çevrelerinde aşılanmamış insanlar varsa aşılanmaları için teşvik etsinler”

Hakan Gönen açıklamasının devamında şu şekilde velilere seslendi; “Velilerimiz özellikle şu salgın sürecinde mümkün olduğu kadar aşılanmamışlarsa aşılansınlar. Çevrelerinde aşılanmamış insanlar varsa aşılanmaları için teşvik etsinler. Salgınla ilgili kurumumuz ve okullarımız olarak bütün tedbirlerimizi alıyoruz. Dezenfektan, maske, yüzey temizleyici gibi ihtiyaçları zaten bakanlığımızın ödenekleriyle alıp tedarik ediyoruz. Bu konuda bir problemimiz yoktur. Velilerimiz salgın konusunda kendileri de dikkatli olsunlar, gerekli tedbirleri alsınlar. Kalabalık ortamlardan, taziye, düğün gibi ortamlardan şu sıra uzak dursunlar. Telefonla bu gibi durumlarda görüşmelerini gerçekleştirsinler. Çünkü bir ailemizin dikkatsizliği sonucunca Allah muhafaza pozitif durumun oluşması öğrencimizin okula risk taşımasına neden olacaktır. Okulda o sınıftaki öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve okulun bu durumdan olumsuz yönde etkilenmesine neden olacaktır. Böylesine bir durum yüz yüze eğitimizin olumsuz yönde etkilenmesine neden olabilir. Bu sebeple bu konuda velilerimizin çok dikkatli olmalarını istiyoruz. Velilerimizin öğle arasında çocuklarına yemek getirmek, bahçeye girmek gibi eğilimleri olmamalı. Bu konuda velilerimiz okul idarelerinin uyarılarına dikkat etsinler. Okullarımıza bu salgın sürecinde çok acil bir durum olmadıkça veliler girişlere dikkat etsinler. Çünkü ne kadar kalabalık bir ortam olursa risk oranı da artmış oluyor. Böylesine bir durum ilk etapta çocuklarımızı, eğitim ve öğretimi olumsuz yönde etkileyecektir. Velilerimizin biraz sabırlı olmalarını istiyoruz. Velilerimizin bakış açısı, okulla işbirliği gerçekten bizler için çok önemli. Biz onlara güveniyoruz. Bütün velilerimize, öğretmenlerimize teşekkür ederek, öğrencilerimize başarılar diliyorum.”

Haber: Ömer Karakuş