RÖPORTAJ
Giriş Tarihi : 19-12-2020 01:09   Güncelleme : 21-12-2020 02:24

Radyo Ve Radyoculuk Üzerine Bir Sohbet

Adıyaman’da Mert Fm’in başarılı Dj’i Bülent Özdüzen “Gece Mavisi” isimli programı ile dinleyicileri mest etmeye devam ediyor.

Radyo Ve Radyoculuk Üzerine Bir Sohbet

 

Radyo dinlemeye olan merakı onu radyocu yaptı. Derler ya “Merak ilmin hocasıdır” diye….

İşte onunki de öyle oldu. Kulağına olan hakimiyeti ruh dünyası ile birleşince başarı kendiliğinden geldi. Gece Mavisi ile adeta büyülüyor dinleyenleri. Kısa sürede radyoda gösterdiği başarı onun Mert FM’de yönetici olmasına kadar götürdü. Ancak onun ünü, dinleyicilerinin kulaklarından giren sesle, ruhlarında büyüyor.

Radyoculuk serüveniniz nasıl başladı?

Radyoculukla ilgili deneyimim 2000 yılında Mert FM’de mikrofonla tanışarak, başladı. Sürekli görüştüğümüz radyocu arkadaşlarımızla ara sıra radyoya giderdim. Radyoculuğun öncesinde çok iyi bir dinleyiciydim.

Radyolardan hangisini ve kimleri dinlerdiniz?

Küçük yaşlarımdan itibaren radyo yayınlarını dikkatlice takip ettim. Daha sonra radyolara gidip gelmelerimiz, ortamlarını görmelerimiz oldu. Sonra program başladı. Programımız müzik ağırlıklıydı. Böylece radyoculuğa başlamış olduk.

Mert FM ile tanışmanız nasıl oldu?

Mert FM’i hep takdir ederek dinliyordum. 2000 yılında program yapmaya başladım. Uzun süre radyonun toparlanması için uğraştık.

Radyoculuğu meslek olarak mı yapıyorsunuz, yoksa bir hobi mi?

Radyoculuğu ben kesinlikle sevilerek yapılması gereken bir meslek olarak görüyorum. Her alanda böyle olmalı, insanlar yaptığı işi severek yapmalı. Bu radyoculuk da olur, seyyar satıcılık da olur. Bir işi yaptığınız zaman en iyisini yapmak zorundasınız.

Radyoculuğun medya içindeki yerini nasıl görüyorsunuz?

Radyo, gazeteden de televizyondan da daha işlevli bir yayındır. Çünkü radyoyu arabada giden de, çalışan da, oturan da dinler. Ama gazete ve televizyon, özel bir zaman ister.

Radyo programcılığında dinleyicilerinize neler veriyorsunuz?

Radyoda ilk olarak isteklerle başladık. Dinleyicinin isteklerini yerine getirdik. Programlarımda özellikle dinleyici mektuplarına önem veriyorum. Mektubun benim için ayrı bir yeri var. Çünkü dinleyiciniz ile aranızda bir bağ oluşuyor. Biz onlara bir şeyler veriyoruz ve onlardan bir şeyler almış oluyoruz. Paylaşmanın güzelliği burada ortaya çıkıyor. Şu anda elimde yüzlerce okur mektubu bulunuyor.

Şu andaki programınız nasıl bir içerikli?

Şu anda Mert FM’de “Gece Mavisi” isimli programı yapıyorum. Programım hafta içindeki günlerde saat 20:00’da yayınlanıyor. Programımda az önce de söylediğim gibi, dinleyici ile aramda mektup bağına önem veriyorum. E postanın yanında elle kağıda dökülmüş mektupların özel bir yeri var yanımda. Belki gün gelir o mektupları sahiplerinden izin alarak kitaplaştırırım.

Radyoculuk para kazandıran bir meslek mi?

Radyocu olarak ben para kazanıyorum. Bir kurum olarak radyolarda reklamlardan para kazanabilir ama işlerini daha kaliteli yapmalı ve reklamlarını kaliteli şekilde, profesyonelce yapmalılar. Küçük bir ilde olsa da iş profesyonelce yapılınca parada kazanılır.

Adıyaman’daki radyolar ile başka illerde gördüğünüz radyolar arasında nasıl bir fark var?

Gittiğim her ilde mutlaka bir radyoya uğramışımdır. Diğer illerin radyolarından tutun, Güney Doğu Ve Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki radyolara göre Adıyaman’da yayın yapan radyo ve TV yayınlarımız çok çok kaliteli, biz eğri oturup sık dokuyan insanlar olarak bu işi profesyonelce yapmaya çalışıyoruz. Ve bu konumda da Mert FM çok iyi.

Adıyaman’da radyoculuk nasıl önem kazanır?

Adıyaman’da radyonun değer kazanması için, halkın radyo bilincine sahip olması gerekiyor. Radyoların kendilerini tanıtması, radyo reklamlarının hedefine ulaştığı reklam verenlere anlatılmalıdır. Bunun dışında radyolar, hoparlördeki sesin dışına çıkarak dinleyicisi ile birebir buluşabilmeli. Radyocu arkadaşlarla sık sık konuşuruz. Onlarla kurumsallaşma üzerine konuşmalarımız oluyor. Ben onlara Mert FM’i örnek gösteririm.

Mert FM ailesi içerisinde görev alan bir yöneticisiniz. Mert FM ne yaparak bu gelişimi yakalıyor?

Mert FM ailesi olarak işimizi benimsiyor ve ciddi tutuyoruz. Çalışan kişiler de, hitap edilen kesim de radyoyu ciddiye alıyor. Oysa bir hizmet olan radyoculuk, dinleyiciye istediğini verebilmeli, bunun yanında eğitici içeriği olmalıdır. Mert FM bunu başarmış, kurumsal kimlik kazanmıştır. Örneğin bana Şanlıurfa’nın köylerinden gelen mektuplar bile oluyor. İnsanlar, programları takip edip arayıp, soruyorlar. Radyonun işlevi çok farklı. Başka işyerlerinde para kazanmak için çalışırsınız, ama radyoda para ikinci planda kalır. Yapılan yayından maddi menfaat söz konusu değil. Radyoda istersen sadece gırgır yapıp, müzik çalıp para kazanırsın, istersen dinleyiciye bir katkı sunup, kaliteli bir yayın yaparsın.

Dinleyicilerinize ve Adıyamanlılara neler söylemek istersiniz?

Bol bol bizi dinlesinler. Bir de istiyorum ki, radyoyu dinlesinler ve bizi arayıp görüşlerini bildirsinler. Program iyiyse tebrik etsin, kötüyse eleştirilerini yapsınlar. Bunu yapmazlarsa programcı kendine bir yön veremez. Dinleyici aramaz, sormazsa programcı da “tamam, çok iyi gidiyor” deyip bildiğini okumaya devam eder. Bu sadece radyo için değil, televizyon için de gazete için de aynıdır. Okur, izleyici veya dinleyici o yayını takip ediyorsa mutlaka bunu hissettirmelidir.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Bize böyle bir imkanı tanıdığı için Adıyaman’da Haber Gazetesi’ne teşekkür ediyorum. Belki söylenecek daha çok sözümüz olabilirdi. “Ama az olsun, öz olsun” diyelim. Radyomuz adına tüm Adıyaman halkına saygılarımızı, sevgilerimizi sunuyorum.

Röportaj: Habibe Uçar