DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Sosyolog M.Ali Öztürk
Sosyolog M.Ali Öztürk
Giriş Tarihi : 21-07-2021 18:57

Mahalledeki Ayaklı Gazeteci

 

Genel olarak kullanılan iletişim şekillerinden bir tanesi de herhangi bir ortamda konuşulan bir konunun, bazı kişilerce başka ortamlarda dile getirilmesidir. Bu iletişim kanalında aktaran kişi, kendi duygu ve düşüncelerini de kattığı için sağlıklı bir iletişim olmayacaktır. Bilgiyi alan kişi, olayları veya durumu farklı değerlendireceğinden yanlış bir sonuca varıp verdiği kararlar isabetli olmayacaktır. Bu durum, hem kendisine hem de karşı tarafa zarar verecektir. Günlük hayatta kullanılan bir söylem vardır: Aşağı mahallede bir yalan söyledim, yukarı mahalleye gittiğimde bende inandım. Bu tür söylemler, olayların ne kadar farklı yansıtıldığını bariz bir şekilde ortaya koymaktadır.

  Sivil hayatta bu iletişim şeklini benimseyen kişi, askere gittiğinde askerlik yaptığı birlikle ilgili gizli bilgileri, gittiği her ortamda düşünmeden ortaya döktüğünü düşünelim. Bilgileri aktarırken kötü niyetli olmasa da bu bilgi akışından dolayı ekmeğin son parçasını ikram ettiği, ailesinin en mahrem sırlarını paylaştığı, arkadaşını şehit verebilir. Bu asker, bilgileri alışkanlık sonucu aktardığını belirtse de sizce bu süreçten sonra üzülmek, sızlanmak bir şeye yarar mı? Sosyal yaşantımıza ve iş hayatımıza baktığımızda bu iletişim şeklini ne kadar sık kullandığımızı görebiliriz. 

Büyük işletmelerde bilinçli olarak kullanılan bu iletişim şekli, gerçek anlamda hedefine varırsa işletme yöneticileri, personeli yakından tanıyacağı için nasıl motive edeceğini bilir. Bu bilinçle, en az emekle maksimum seviyede verim alır. Bu da değişik kişilerin personel hakkında aktardığı bilgileri karşılaştırarak bir sonuca varmasını sağlar. Ayrıca personelin kendisiyle de yüz yüze bir görüşme yapılmalıdır. Bu yapılmağı takdirde personel hakkında yanlış bilgi aktarıldığı için yönetici, personel hakkında bir ön yargı içerisinde olacaktır. O, kişiye güvenmeyerek ciddi anlamda sorumluluk isteyen işleri vermeyecektir.

Bu da personelin sorumluluk bilincini köreltip, verimsiz bir iş hayatı geçirmesine neden olacaktır. İş hayatındaki verimsizlik, mutsuzluk özel yaşamını da doğal olarak etkileyecektir. Toplumda öyle kişiler var ki bırak aktarılan bilgilere bir şeyler eklemeyi olmayan şeyi olmuş gibi aktarır. Bu gibi kişilerin, hazin sonunu tarihten örnek vererek açıklamak istiyorum.

Padişahı çok seven vezir, yemek yerken soğan yediği zaman ağzını kapatıp padişahla konuşuyormuş. Sarayda veziri çekemeyen biri, padişaha gidip “padişahım veziriz sizin ağız kokunuzdan rahatsız olduğu için ağzını, burnunu kapatıyor. Sizden rahatsız olan bir kişiyi nasıl etrafınızda bulundurursunuz” diye padişaha şikâyette bulunur. Padişah “tamam der bunu deneyelim,” vezirini çağırtır.

Vezir, gene soğan yediği için padişahla konuşurken ağzını kapatır. Padişah, vezirden bu davranışın nedenini sorma tenezzülünde bulunmadan bir ferman yazar bir zarfın içerisine koyup cellada götürmesini ister. Vezir, saf duygularla zarfı alır. Sarayın dışına çıktığında kendisini şikâyet eden şahıs, yanına gelip nereye gittiğini sorar. O’da padişahın kendisine bir mektup verdiğini söylerken vezir cümlesini tamamlamadan “nereye götürülecekse götüreyim.” der. (Kendince padişah ödül falan verecektir.)

Cellada, zarf ulaştığında zarfı açar ki padişahın fermanı fermanda şöyle yazıyor: “Bu fermanı getiren kişinin hemen başı vurula. Fermanın gereğini yaparak oracıkta kafasını uçurur.” Padişah, veziri gördüğünde şaşırarak şöyle konuşur: “Ben senin ölüm fermanını yazmıştım görüyorum ki sen yaşıyorsun.” Vezirde nedenini sorar padişah ismini vererek “O benimle konuşurken benim ağız kokumdan rahatsız olduğun için burnunu kapattığını söyledi. Ben de seni denedim bu davranışı yakaladım. Bu davranışı neden yaptığını sormadan ölüm fermanını imzaladım.”

Vezir, “padişahım sizin huzurunuza çıkmadan önce yemekte soğan yemiştim. Sizinle konuşurken bu kokudan rahatsız olmayasınız diye elimle ağzımı kapatıyordum” der. Padişah “vezirden özür dileyerek suçlu cezasını buldu. Fakat bundan sonra kendisine bilgi aktarıldığında araştırıp, soruşturup sonra bir sonuca varacağını” söyledi.

Bizler, hakkıyla ayaklı gazetecilik yaptığını düşünen insanlara pirim vermeyip, onların aktardığı bilgileri araştırmadan, sentezlemeden bir sonuca varmamalıyız. Bizim için acı sonuçlar verebilir.

oz-mali@hotmail.com

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Beşiktaş513
  • 2Trabzonspor513
  • 3Konyaspor511
  • 4Hatayspor510
  • 5Fatih Karagümrük510
  • 6Fenerbahçe510
  • 7Altay59
  • 8Alanyaspor59
  • 9Galatasaray58
  • 10Kayserispor57
  • 11Yeni Malatyaspor56
  • 12Göztepe55
  • 13Gaziantep FK55
  • 14Kasımpaşa55
  • 15Adana Demirspor55
  • 16Antalyaspor54
  • 17Sivasspor53
  • 18Başakşehir FK53
  • 19Giresunspor51
  • 20Çaykur Rizespor51
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA