6 Şubat 2023 sabahı, Türkiye tarihinin en acı günlerinden biri olarak hafızalara kazındı. Saat 04.17’de meydana gelen ve merkez üssü Kahramanmaraş olan 7,7 büyüklüğündeki deprem, Adıyaman’ı adeta yerle bir etti. Aynı gün öğle saatlerinde yaşanan 7,6 büyüklüğündeki ikinci deprem ise yıkımı daha da derinleştirdi. Bu iki büyük sarsıntı, Adıyaman’da binlerce binanın yıkılmasına, on binlerce insanın hayatının altüst olmasına neden oldu.
Bir Şehrin Sessiz Çığlığı
Adıyaman, depremin ardından uzun süre enkaz altında kalan canlarla, soğuk hava koşullarıyla ve yetersiz imkanlarla mücadele etti. Bir zamanlar çocuk sesleriyle dolu sokaklar sessizliğe büründü. Evler, okullar, hastaneler ve iş yerleri kullanılamaz hale geldi. Birçok aile sevdiklerini kaybetti; hayatta kalanlar ise anılarını, umutlarını ve güven duygularını enkaz altında bıraktı.
Dayanışma ve Umut
Tüm bu yıkımın ortasında, Adıyaman’da insanlık yeniden filizlendi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen arama-kurtarma ekipleri, gönüllüler ve yardım kuruluşları, canla başla çalıştı. Enkaz başlarında günlerce süren umutlu bekleyişler, bir canın daha kurtarılmasıyla gözyaşlarına ve dualara dönüştü. Yardımlar sadece gıda ve barınma ile sınırlı kalmadı; bir omuz, bir sıcak çorba, bir teselli sözü de en az ekmek kadar değerliydi.
Dersler ve Sorumluluklar
6 Şubat depremi, sadece bir doğal afet değil; aynı zamanda ihmalin, plansızlığın ve denetimsizliğin ağır bedelini gözler önüne seren bir felaket oldu. Adıyaman’da yaşanan kayıplar, sağlam yapılaşmanın, şehir planlamasının ve afet bilincinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bu acının tekrarlanmaması için ders almak, sorumluluk almak ve geleceği daha güvenli inşa etmek zorundayız.
Unutmamak ve Unutturmamak
Adıyaman depremi, rakamlardan ibaret değildir. Her yıkılan bina, her kaybedilen can bir hayat, bir hikâye, bir hayaldir. 6 Şubat, sadece anma günlerinde hatırlanacak bir tarih olmamalı; alınması gereken derslerin, gösterilmesi gereken dayanışmanın ve taşınması gereken vicdanın simgesi olmalıdır.
Adıyaman, yaralarını sarmaya çalışıyor. Acısı büyük ama umudu da öyle… Çünkü bu topraklar, yıkılsa da yeniden ayağa kalkmayı bilen insanların yurdudur.
ahmetyilmaz0202@hotmail.com