Büyüyünce değişti mi dünya?

Muhammed Şimşek

17-04-2025 09:49

 

Otur gölgesinde dinlen…

Bir çınar nasıl dallarını yayarsa etrafına öylece sarıp sarmalar kollarıyla seni…

Onun yanında yöresinde umutsuzluğa yer yok.

Yer yok boyun bükmeye, oturup bir derdin ızdırabında yana yakıla üzülmeye…

Serinletir kalbini…

Hayatın ruhumuzda açtığı yaralara merhem olur.

Çaresizliklerimize çare, kimsesizliklerimize kimse, sessizliğimize ses ve bizi ayakta tutan nefes olur.

Sabahlara çıkan ahlarımızı onun seher vakti duaları karşılar da saplar gündüzü gecenin kalbine…

Dualarıyla öldürür içimizdeki bütün karanlıkları…

Günahın kıyılarına varamadan ayaklarımız, yeniden filizlenir sevabın buğday başakları.

“Yeryüzü onların olsun, gökyüzü bize yeter” diye bir ses yükselir derinlerden.

Sonra her biri bir kor gibi düşer gözyaşları kirpiklerinden.

Bir kıvılcımın yaktığı ormanlar gibi yakar içimizdeki bütün acıları.

Bir deniz feneri gibi gemilerimize yol gösterir durur.

Hayallerimizin bekçisi odur.

En sağlam liman olur ve tutunca ellerimizden, sevincimizin baharı onun bahçesinde yoğrulur.

Onu kaybetmek bir savaşın orta yerinde komutansız kalmak gibidir.

En baba yiğidi bile inletir.

Çünkü babadır evladı için iki eliyle gökleri yere indiren.

Fırtınalar dize getirip hayat gemisini yüzdüren.

Onsuz yeryüzü cehenneminde yapayalnız hisseder kendini insan.

Fer çekilir gözlerinden…

Onun yokluğunda söner koca bir şehrin bütün ışıkları.

Karanlık sokaklarında yolunu kaybeder çocuk.

Dönüp hangi kapıyı çalsa tokmağı bozuk, duyulmaz sesi.

Gece dilsiz, duvarlar sağır…

Bir tek umut kalır: “Belki güneş yeniden ağarır”

Bütün bir kâinat yıkanır kirlerinden ve atlas libas içinde açılır kapılar sonsuzluğa.

Sonsuzluk ki bize şah damarımızdan bile daha yakındır.

“O (cc) varsa gam yok”.

Amenna…

“O’ndan geldik ve dönüş ancak O’na…”

Amenna…

Babayı evlada ve evladı babaya merhamet olsun ve kalplerde merhamet doğsun diye verene hamdolsun.

Bu öyle bir merhamet pınarı ki bir babanın duası geri çevrilmez buyuruyor Resul-i Kibriya Efendimiz.

Öyleyse rıza gerek babadan yana…

Çünkü her duası bizim için hem dünya hem ahiret semasına saraylar inşa edecek olandır baba.

Biz büyürken kirlenen dünyanın hengâmesi içinde yitip gitmemek için yine onun dua kanatlarına sığınmalıyız.

Daha hayattayken ellerinden kana kana merhamet içirelim yüreğimize ki geriye çölleri doyuran bir susuzluk kalmasın.

Bunun da ötesinde geleceğimiz olan çocuklar için avuçlarımızı onun merhamet sağanağına tutalım ki ellerimiz şefkatle dokunmasını öğrensin.

Küçükken ondan bir hayat devşirmedik mi kendimize?

Daha sendelerken o tutmadı mı ellerimizden?

ms.muhammedsimsek@gmail.com

Not: Yazarın "KARDEŞ PAYI" adlı kitabından alınmıştır.

DİĞER YAZILARI İstanbul'a İlk Adım 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-4 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-3 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-2 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-1 01-01-1970 03:00 Adıyaman Umudun Sesi 01-01-1970 03:00 Affet bizi Lüceyn! 01-01-1970 03:00 Uzmanlar uyarıyor… 01-01-1970 03:00 Kerim’dir Mevla… 01-01-1970 03:00 Lâ Tahzen/Üzülme 01-01-1970 03:00 Canımıza değsin 01-01-1970 03:00 Testere ucunda yaşamak 01-01-1970 03:00 Gözyaşı çetesi 01-01-1970 03:00 Küllerinden doğmak 01-01-1970 03:00 Eriyen buz değil… 01-01-1970 03:00 Pamuk ipliğine bağlı hayatlar 01-01-1970 03:00 Hastalık reçetesi 01-01-1970 03:00 Muhacir genç ve annesi 01-01-1970 03:00 Nerede kalmıştık?.. 01-01-1970 03:00 Kudüs seni bekliyor 01-01-1970 03:00 Var ile yok arası 01-01-1970 03:00 Bir kalbin intiharı 01-01-1970 03:00 Sen hazır mısın? 01-01-1970 03:00 Eskiler sözü edeb ile söylerdi 01-01-1970 03:00 İhanet nerede başlar? 01-01-1970 03:00 Çünkü sen bir devsin! 01-01-1970 03:00 Kendimizi kaybetmeden önce 01-01-1970 03:00 Ruh melodimizi yitirdik 01-01-1970 03:00 Paranın kazandığı insanlar 01-01-1970 03:00 Bir âdemin “AÇIZ!” feryadı 01-01-1970 03:00 Yalnızlık kader mi? 01-01-1970 03:00 “İnsanı yaşatmak” 01-01-1970 03:00 Kardeş payı 01-01-1970 03:00 Büyüklük küçüklük de ne? 01-01-1970 03:00 Üç nokta… 01-01-1970 03:00 Toprağın üstü değil altıdır senin 01-01-1970 03:00 Sözün özü 01-01-1970 03:00 Mir’ât 01-01-1970 03:00 Kâinat senfonisi 01-01-1970 03:00 Yaşamak gibidir yazmak! 01-01-1970 03:00 “Merhamet” sınavı 01-01-1970 03:00 Sükût lehçesinde AŞK 01-01-1970 03:00 Ramazan-ı Kerim’e tutunmak 01-01-1970 03:00 Filistinli Fatıma’yı unutma!.. 01-01-1970 03:00 İnsan ne zaman yetişkin olur? 01-01-1970 03:00 Gül düşsün ömrünüze 01-01-1970 03:00 Can baş üstüne!.. 01-01-1970 03:00 Çok sağol ağabey… 01-01-1970 03:00 Sır idrakimize ne oldu? 01-01-1970 03:00 Ah hakikat! 01-01-1970 03:00 Ve insan… 01-01-1970 03:00