Emekliye Bir Dokun Bin Ah İşit

Emin Karakuş

14-07-2024 01:15

Hayatının uzun bir süresini çalışmakla geçiren her insanın hayali bir gün emekli olmaktır. Ancak günümüzde her insanın hayali ise erken emekli olmamaktır. Bunun temel sebebi geçim sıkıntısıdır. Bir kişi emekli olursa aldığı maaşla geçinmesi mümkün değil. Bir de üniversitede okuyan çocuğu varsa vay haline. Keşke hayat standartları ülkemizde çok yüksek olsaydı da emekliler 65 yaşını beklemeden emekli olsaydılar. Fakat son yıllarda neredeyse hiç kimse emekli olmak istemiyor.

Kim olsa bu şartlarda emekli olmak istemez. Emekli olduğunuzda aldığınız maaş kiranıza bile yetmiyorsa yorum yapamaya gerek yok. Bundan yıllar evvel Çiller krizi vardı. O dönemi yaşayanlardanım. O dönemde ekonomi tepetaklak olmuştu. İnsanlar yurt dışına gitmenin hayali içerisindeydiler. Şimdilerde de aynı şekilde gençlerimiz yurt dışına gitmeyi hayal ediyorlar. Bu durum aslında çok da iç açıcı bir durum değil.

Hayat pahalılığı her geçen gün artınca insanlarda bu durumdan şikayet ediyorlar.  Keşke emekli ve çalışan mutlu olmuş olsa da bizler karamsar olmasak. Fakat hayat bir şekilde ilerliyor. İnsanlar belki de yaşamlarını idame etmek için ek iş yapıyorlar. Hani levent Kırca’nın birçok parodisinde emeklilere yer verilmiştir ya gerçekten o parodileri şimdilerde yaşar olduk. Hiçbir emekli halinden memnun değil. Bir de kiracı ise vay onun haline.

 Zaten aldığı maaş ancak emeklinin pazar ve market masrafına ya yeter ya etmez. Eğer evli olmayan çocukları varsa emekli olan o kişi mutlaka ek iş yapmak zorunda kalır. Geçmişte de bu durum böyleydi, şimdi de aynı şekilde bu şekilde devam ediyor. Tek temennimiz emeklilerin yaşam standardına kavuşmasıdır. Zaten emekli olan bir kişi ek iş yapamadan hayatını sürdüremiyor. Depremin yaşandığı illerde bir zamanlar hayatın çok ucuz olunduğu söylenirdi. Şimdilerde ise bu illerde hayat pahalılığı ve kiralardaki yüksek fiyatlar almış başını gidiyor. Bu durum sizce en çok da emeklileri derinden etkilemiyor mu?

karakusemin865@gmail.com

DİĞER YAZILARI Varlıkları Fark Edilmeyen En Büyük Servet: Anne ve Baba 01-01-1970 03:00 Annenin Kıymeti: Emeği Asla Ödenmez Bir Hayat Dersidir 01-01-1970 03:00 Bergen’in Ardından: Bitmeyen Kadın Cinayetleri 01-01-1970 03:00 Ayakta Kalanın Hatırı Kalır 01-01-1970 03:00 Yaşlılar, Geçmişin Yükü Değil, Geleceğin Gölgesidir 01-01-1970 03:00 Eskinin Öğrencisi Başkaydı, Bugünün Tavrı Başka… 01-01-1970 03:00 Diplomalı Ama Umutsuz 01-01-1970 03:00 Sepetin Ağırlığı Değil, Boşluğu Yoruyor Artık 01-01-1970 03:00 Bir Ömür Çalış, Sonra Kiranı Düşün 01-01-1970 03:00 Hayaller ve Raflar Arasında Kalan Üniversite Diplomaları 01-01-1970 03:00 “Emeklinin Yükü Ağır, Sesini Kim Duyacak?” 01-01-1970 03:00 Sednaya Hapishanesi: Esad Yönetiminin İnsan Mezbahası 01-01-1970 03:00 Hayat Pahalılığı Her Geçen Gün Artıyor 01-01-1970 03:00 Hayat Pahalılığı ve Geçim Sıkıntısı 01-01-1970 03:00 Yaşanan Depremlerden Ders Çıkarabildik Mi? 01-01-1970 03:00 Abdurrahman Tutdere Adıyaman’da Tarih Yazdı 01-01-1970 03:00 Deprem Bizden Hayatımızı Aldı 01-01-1970 03:00