Kerim’dir Mevla…

Muhammed Şimşek

27-10-2025 10:23

 

Geceye yazılmış bir ağıt bizimkisi.

Simsiyah yalnızlıkların fecir bekleyen dudaklarından dökülür ruhumuzun yangını.

Kızgın ateşte korlanmış kılıç gibidir her bir harf…

Yanılgı saatlerinden arta kalan ne varsa gelir bulur bizi.

Yüreğimizden başka muska takmadık oysa.

Zamanın şan şöhret putuna, mal mülk tanrısına eyvallah etmedik elhamdülillah.

Orta yerinden kesilsek de boyun eğmedik hiçbir yalanın kuyruklusuna.

Değirmen taşına benzeyen dünyada buğday başakları gibi öğütülen kalplerin sonsuzluk şarkıları vardı dilimizde.

Ondandır belki kavi duruşumuz.

**

Madalyonun bir de öteki yüzü var elbette.

Siyahla beyaz kadar derin uçurumların rüzgârları esiyor tepemizde.

Yoluna revan olduklarımız yaralıyor en çok.

Kimse bilmiyor içimizde büyüttüğümüz suskun çığlıkların mesafeleri bir nefeste arşınlayan ahlarını.

Bilmeyi bilmeden bildim diyerek dile gelen ihtirasların karası çalınmış talihe.

Karanlık bir odada ak sütün içindeki ak kılı fark edemeyenlerin söz söylemeye hakkı yoktur bu fotoğrafta.

Ne diyordu Üstad:

Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum;

Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum…

**

Dertliyiz, dertli beyim…

Sarhoş dünya verem etti bütün bir insanlığı.

Ecza dilimizde çok ama kalbimiz fukarası merhemin.

Yıkık viraneler misali dönüyoruz hep aynı fasit çemberin içinde.

Kısır döngünün içine çektiği düşünce helezonlarıyla tersine kürek çeken zamane dervişleri.

Gerçek saltanatın Yaradan’a “Abd” olmak olduğunu bilen ama bunu bir türlü beceremeyen ziyan ve nisyan mahkûmu kuru kalabalıklar.

Uykusuzluğumuz mu bizi en çok rahatsız ediyor yoksa uyuşukluğumuz mu?..

Soru bu…

Cevap; tutulunca siyahtır çetele…

**

Hani yıldızları vardı her bir gecenin.

Kutuplara değin uzanırken semaya sırlı izler mühürleyen..

Göremiyoruz değil mi?

Çünkü mil çekti gözlerimize azap dolu günahlar.

Mahrum kaldık yıldızları gözbebeğimize doldurarak yaşamaktan.

Hem kendimize yabancılaştık hem gölgemizden utanır olduk.

Bir türlü dönüp aynaya itiraf edemedik kendimize söylediğimiz yalanları.

**

Aynadaki yalana bak sen…

Her gün saçlarını tararken topladığın hayat, son baharın yaprakları gibi savrulduğunda anlayacaksın bir silüet olduğunu.

Mananın derin tabakasından sıyrılırken beden, ok gibi fırlayacak yerinden kuşlar.

Bir kuş kadar havalanacaksın.

Yükseldiğin yerden o koca dünya bir toz paresine dönecek ve anlayacaksın.

Biz buraya “murad” almaya değil,

Rabbine kul olmaya geldik “yabancı”.

**

Gel otur, dizin dizme değsin.

Konuşalım dilsiz dudaksız.

Kelimeler “naçar” kalmış kime ne?..

Anlatmaya derman da yok.

Savuralım küllerini dertlerin.

Gözyaşında ıslansın hayallerin.

Gelecek “Mevla Kerim’dir” diyenlerin.

Öyle ya;

 

ms.muhammedsimsek@gmail.com

Not: Yazarın "KARDEŞ PAYI" adlı kitabından alınmıştır.

DİĞER YAZILARI Memleketimin Gençlerine Mektup-4 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-3 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-2 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-1 01-01-1970 03:00 Adıyaman Umudun Sesi 01-01-1970 03:00 Affet bizi Lüceyn! 01-01-1970 03:00 Uzmanlar uyarıyor… 01-01-1970 03:00 Lâ Tahzen/Üzülme 01-01-1970 03:00 Canımıza değsin 01-01-1970 03:00 Testere ucunda yaşamak 01-01-1970 03:00 Gözyaşı çetesi 01-01-1970 03:00 Küllerinden doğmak 01-01-1970 03:00 Eriyen buz değil… 01-01-1970 03:00 Pamuk ipliğine bağlı hayatlar 01-01-1970 03:00 Hastalık reçetesi 01-01-1970 03:00 Muhacir genç ve annesi 01-01-1970 03:00 Nerede kalmıştık?.. 01-01-1970 03:00 Kudüs seni bekliyor 01-01-1970 03:00 Var ile yok arası 01-01-1970 03:00 Bir kalbin intiharı 01-01-1970 03:00 Sen hazır mısın? 01-01-1970 03:00 Eskiler sözü edeb ile söylerdi 01-01-1970 03:00 İhanet nerede başlar? 01-01-1970 03:00 Çünkü sen bir devsin! 01-01-1970 03:00 Kendimizi kaybetmeden önce 01-01-1970 03:00 Ruh melodimizi yitirdik 01-01-1970 03:00 Paranın kazandığı insanlar 01-01-1970 03:00 Bir âdemin “AÇIZ!” feryadı 01-01-1970 03:00 Yalnızlık kader mi? 01-01-1970 03:00 “İnsanı yaşatmak” 01-01-1970 03:00 Büyüyünce değişti mi dünya? 01-01-1970 03:00 Kardeş payı 01-01-1970 03:00 Büyüklük küçüklük de ne? 01-01-1970 03:00 Üç nokta… 01-01-1970 03:00 Toprağın üstü değil altıdır senin 01-01-1970 03:00 Sözün özü 01-01-1970 03:00 Mir’ât 01-01-1970 03:00 Kâinat senfonisi 01-01-1970 03:00 Yaşamak gibidir yazmak! 01-01-1970 03:00 “Merhamet” sınavı 01-01-1970 03:00 Sükût lehçesinde AŞK 01-01-1970 03:00 Ramazan-ı Kerim’e tutunmak 01-01-1970 03:00 Filistinli Fatıma’yı unutma!.. 01-01-1970 03:00 İnsan ne zaman yetişkin olur? 01-01-1970 03:00 Gül düşsün ömrünüze 01-01-1970 03:00 Can baş üstüne!.. 01-01-1970 03:00 Çok sağol ağabey… 01-01-1970 03:00 Sır idrakimize ne oldu? 01-01-1970 03:00 Ah hakikat! 01-01-1970 03:00 Ve insan… 01-01-1970 03:00