Memleketimin Gençlerine Mektup-2

Muhammed Şimşek

27-04-2026 12:46

 

Sevgili genç kardeşlerim,

Bu satırları size rahat bir hayatın içinden yazmıyorum. Engelleri görmüş, hayalleri ötelenmiş ama diz çökmemiş bir ağabeyiniz olarak yazıyorum.

Gazetecilik serüvenim memleketimin yerel televizyonu Mercan TV’de başladı. Küçük bir stüdyo, sınırlı imkânlar, büyük hayaller… Kimse bana altın tepsi sunmadı. Mikrofonu elime aldığımda tek sermayem cesaretim ve samimiyetimdi.

***

Bir Neslin Önü Kesildi

28 Şubat darbe sürecinde İmam Hatip Lisesi son sınıftaydım. Katsayı uygulaması geldi. Meslek liselerinin önü kesildi. Eğitim süremiz uzatıldı. Üniversite puanlarımız kırıldı. Hayalini kurduğumuz fakültelerin kapısı yüzümüze kapandı.

Henüz 18 yaşındaydık.

Bir sabah uyandık ve bize “Sizin yolunuz buraya kadar” denildi.

Hepimizin içinden inceden bir şey koptu.

İnsan geleceğinin elinden alındığını hissettiğinde ağır bir yük taşıyor.

Ama şunu öğrendim: Hayat bazen kapıyı kapatır, ama pencereyi açık bırakır.

***

Kapıyı Kapattılar, Pencereyi Ben Açtım

Üniversite yolu zorlaştı diye hayatı askıya almadım. Edebiyata olan merakım beni kelimelere götürdü. Kelimeler de beni kameraya…

2001 yılında memleketimde televizyonculuğa başladım. Haber yaptım. Sundum. Kültür programları hazırladım. Adıyaman’ın değerlerini anlattım. Alaylıydım ama açtım; öğrenmeye aç, çalışmaya aç, kendimi ispat etmeye aç.

O küçük stüdyoda şunu öğrendim: Büyük olmak için büyük yerde başlamak gerekmiyor.

***

Alaylı Başladım, Akademiye Taşıdım

Sonra eğitim kapısını yeniden zorladım. Niğde Üniversitesi’nde Radyo Televizyon Programcılığı okudum. İstanbul’a geldim. Mesleğimi icra ederken Marmara Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Fakültesi’nde, İletişim Bilimleri alanında yüksek lisans yaptım.

Yani bana “Okuyamazsın” denilen yerden, akademik bir kürsüye uzandım.

Alaylı başladığım mesleği akademik bir zemine taşıdım. Bugün İstanbul’da ülkenin en saygın medya organlarında görev yapıyorsam, bunun arkasında tek bir gerçek var: Vazgeçmedim.

***

Sisteme Küsmek Kolaydır, Mücadele Zordur

Sevgili gençler,

Hayat size adil davranmayabilir. Sistem sizi zorlayabilir. İmkânlar kısıtlı olabilir. Ama şunu bilin: Bahane üretmek kolaydır. Direnmek zordur.

Ben de “Olmadı” diyebilirdim. “Şartlar izin vermedi” diyebilirdim. Ama o zaman bugün burada olamazdım.

Yolumu uzattılar. Ben yürümeye devam ettim.

***

Karakter Kariyerden Önce Gelir

Diploma önemli ama tek başına yeterli değil. Asıl mesele irade. Karakter. Sabır. Çalışkanlık.

Sosyal medyada birkaç saniyede parlayan yıldızlara aldanmayın. Gerçek başarı sessizdir. Uzun solukludur. Alın teri ister.

Bir gün siz de zor bir eşikte durabilirsiniz. Belki hayal ettiğiniz bölüm olmayacak. Belki maddi sıkıntılar yaşayacaksınız. Belki “Bu şehirden bir şey çıkmaz” diyenler olacak.

Sakın inanmayın.

Ben küçük bir yerel televizyon stüdyosunda başladım. Kimse beni tanımıyordu. Ama ben kendime inanıyordum.

Şimdi size aynı şeyi söylüyorum

Siz kendinize inanmazsanız kimse inanmaz.

Siz pes ederseniz herkes haklı çıkar.

Ama siz direnirseniz, bir gün herkes susar.

***

Zor Zamanların Çocukları Güçlü Olur

Bizim kuşağın önüne set çekildi. Ama biz başka yollar bulduk. Sizlerin de önüne engeller çıkabilir. Ama bilin ki zor zamanların çocukları daha sağlam olur.

Bir gün dönüp geriye baktığınızda, “Beni durdurmak istediler ama başaramadılar” diyebilmek, hayattaki en büyük zaferdir.

Ben o cümleyi kurabiliyorum.

Şimdi sıra sizde.

Vazgeçmeyin.
Kırılabilirsiniz ama dağılmayın.
Yorulabilirsiniz ama durmayın.

Çünkü bu memleketin yarını, sizin direnciniz kadar güçlü olacak.

ms.muhammedsimsek@gmail.com

DİĞER YAZILARI Memleketimin Gençlerine Mektup-4 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-3 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-1 01-01-1970 03:00 Adıyaman Umudun Sesi 01-01-1970 03:00 Affet bizi Lüceyn! 01-01-1970 03:00 Uzmanlar uyarıyor… 01-01-1970 03:00 Kerim’dir Mevla… 01-01-1970 03:00 Lâ Tahzen/Üzülme 01-01-1970 03:00 Canımıza değsin 01-01-1970 03:00 Testere ucunda yaşamak 01-01-1970 03:00 Gözyaşı çetesi 01-01-1970 03:00 Küllerinden doğmak 01-01-1970 03:00 Eriyen buz değil… 01-01-1970 03:00 Pamuk ipliğine bağlı hayatlar 01-01-1970 03:00 Hastalık reçetesi 01-01-1970 03:00 Muhacir genç ve annesi 01-01-1970 03:00 Nerede kalmıştık?.. 01-01-1970 03:00 Kudüs seni bekliyor 01-01-1970 03:00 Var ile yok arası 01-01-1970 03:00 Bir kalbin intiharı 01-01-1970 03:00 Sen hazır mısın? 01-01-1970 03:00 Eskiler sözü edeb ile söylerdi 01-01-1970 03:00 İhanet nerede başlar? 01-01-1970 03:00 Çünkü sen bir devsin! 01-01-1970 03:00 Kendimizi kaybetmeden önce 01-01-1970 03:00 Ruh melodimizi yitirdik 01-01-1970 03:00 Paranın kazandığı insanlar 01-01-1970 03:00 Bir âdemin “AÇIZ!” feryadı 01-01-1970 03:00 Yalnızlık kader mi? 01-01-1970 03:00 “İnsanı yaşatmak” 01-01-1970 03:00 Büyüyünce değişti mi dünya? 01-01-1970 03:00 Kardeş payı 01-01-1970 03:00 Büyüklük küçüklük de ne? 01-01-1970 03:00 Üç nokta… 01-01-1970 03:00 Toprağın üstü değil altıdır senin 01-01-1970 03:00 Sözün özü 01-01-1970 03:00 Mir’ât 01-01-1970 03:00 Kâinat senfonisi 01-01-1970 03:00 Yaşamak gibidir yazmak! 01-01-1970 03:00 “Merhamet” sınavı 01-01-1970 03:00 Sükût lehçesinde AŞK 01-01-1970 03:00 Ramazan-ı Kerim’e tutunmak 01-01-1970 03:00 Filistinli Fatıma’yı unutma!.. 01-01-1970 03:00 İnsan ne zaman yetişkin olur? 01-01-1970 03:00 Gül düşsün ömrünüze 01-01-1970 03:00 Can baş üstüne!.. 01-01-1970 03:00 Çok sağol ağabey… 01-01-1970 03:00 Sır idrakimize ne oldu? 01-01-1970 03:00 Ah hakikat! 01-01-1970 03:00 Ve insan… 01-01-1970 03:00