Ruh melodimizi yitirdik

Muhammed Şimşek

05-05-2025 11:14

 

Genç adam, o müzikleri dinlemek zorunda değilsin.

Bak dışarıda mevsim bahar, tepemizde dönüp duruyor kuşlar.

Son baharın ardında bir de kış var.

Ruhundan ayrı tutuğun, sana sonsuzluğu getirecek rüzgâr, üzerine doğru gelen ateşi savurur atar.

Farkında ol diye söylüyorum.

Yoksa “modern” dünyada yaşıyoruz, kimin kimin aklına ihtiyacı var ki…

Hıh…

Herkes alabildiğine özgür…

Hem de özgürlüğü öldürmeceye varıncaya dek özgür…

Sana komik gelecek belki ama en basitinden herkesin artık bir kulaklığı var. Kimsenin kimseyi duymaya ihtiyacı bile yok sanki.

İçinde aydınlık bir gün dileği taşıyan “Günaydın”larımız, sabahına hayır arzu ettiğimiz selamlaşmalarımız yerle yeksan olmuş, kime ne?

Sabah veya akşam günün her hangi bir saatinde duyduklarımız, kendi kendimize ettiğimiz veryansınlar ve yanı başımızdakilerin içine gömüldüğü kulaklıktan fışkıran “dım tıslar”…

Evet, müzik ruhun gıdası ve kulakların cilası… Fakat durmadan aynı ritmi vuran ve ecnebi tabiriyle alabildiğine “hard” müziklerin törpüsünde ruh ne hale gelir, biliyor musun?

Sen daha yükünü sırtlanamadığın bir hayat için deşarj olduğunu düşüne dur, dinlediğin müzik kanı deli akan ve yerinde duramayan bir bünyenin, daha mızrap dokunmamış ruh tellerini koparır.

Çünkü ruhun manevi lezzetleri vardır yüzyıllar boyu dervişleri Hak aşkıyla zikre daldıran… Her attığın adımda kalbinin dehlizlerinde sana inciler bulduran… Kâinat kitabını okuyana mana balını tattıran…

Hepimiz derviş olamayız ama en azından bir şeylerin farkında olduğumuz bir hayat yaşayabiliriz.

Uyuşmadan yaşamayı deneyebilir ve zamane aldatmacalara yem olmadan yürüyebiliriz.

Yeni trendleri takip ediyorsun, modayı kaçırmıyorsun, popüler müzikler dinliyorsun ve en nihayetinde kendini iyi hissettiğini düşünüyorsun –hepsine ayrı ayrı itirazlarım olsa da– tamam ama hiç mi ıskalamıyorsun hayatı?..

Yaşadığın hayat geçmişinden ilham almalı mesela… Arada da olsa bir Itri bestesi değmeli kulaklarına… Bir gün batımında İstanbul’un semalarını dolduran ezanın segâh makamında okunduğunu bilebilmeliyiz evvela.

Yoksa seni kim tanır, bunca kültür endüstrisinin kuşattığı dünyada. Özündeki renktir, sestir, histir ve estetiktir seni değerli kılan. Sen ona değil de ortalığı bangır bangır ayağa kaldıran sese kulak verdiğinde kaybettiğin kendindir.

Kendini ön plana çıkarmak istiyorsan buradan bakmalısın hemen her şeye… Batının ruhumuza dikte ettiği havalı “sound”ların kültür emperyalizmine boyun eğmeden eğlenmenin de yolu var. Bunu ancak kadim medeniyetimizin izlerinde yani kendi özümüzde bulabiliriz.

“Medeniyet” ağır kelime… Batı’nın kültürsüzlükten türemiş kültürü bizim medeniyetimizi hem algılayamaz hem kaldıramaz. Zira bizim medeniyetimizde müzik tek başına bir eğlence unsuru olmadığı gibi en çok insan ruhunu yücelten bir tarafı vardır. Estetik bir duyuş ve ulvi bir yönelişin vasıtasıdır adeta.

Peki, böylesi bir medeniyetin çocukları olan bizlere ne oldu da hepten

“Ruh melodimizi yitirdik…”

ms.muhammedsimsek@gmail.com

Not: Yazarın "KARDEŞ PAYI" adlı kitabından alınmıştır.

DİĞER YAZILARI Memleketimin Gençlerine Mektup-4 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-3 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-2 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-1 01-01-1970 03:00 Adıyaman Umudun Sesi 01-01-1970 03:00 Affet bizi Lüceyn! 01-01-1970 03:00 Uzmanlar uyarıyor… 01-01-1970 03:00 Kerim’dir Mevla… 01-01-1970 03:00 Lâ Tahzen/Üzülme 01-01-1970 03:00 Canımıza değsin 01-01-1970 03:00 Testere ucunda yaşamak 01-01-1970 03:00 Gözyaşı çetesi 01-01-1970 03:00 Küllerinden doğmak 01-01-1970 03:00 Eriyen buz değil… 01-01-1970 03:00 Pamuk ipliğine bağlı hayatlar 01-01-1970 03:00 Hastalık reçetesi 01-01-1970 03:00 Muhacir genç ve annesi 01-01-1970 03:00 Nerede kalmıştık?.. 01-01-1970 03:00 Kudüs seni bekliyor 01-01-1970 03:00 Var ile yok arası 01-01-1970 03:00 Bir kalbin intiharı 01-01-1970 03:00 Sen hazır mısın? 01-01-1970 03:00 Eskiler sözü edeb ile söylerdi 01-01-1970 03:00 İhanet nerede başlar? 01-01-1970 03:00 Çünkü sen bir devsin! 01-01-1970 03:00 Kendimizi kaybetmeden önce 01-01-1970 03:00 Paranın kazandığı insanlar 01-01-1970 03:00 Bir âdemin “AÇIZ!” feryadı 01-01-1970 03:00 Yalnızlık kader mi? 01-01-1970 03:00 “İnsanı yaşatmak” 01-01-1970 03:00 Büyüyünce değişti mi dünya? 01-01-1970 03:00 Kardeş payı 01-01-1970 03:00 Büyüklük küçüklük de ne? 01-01-1970 03:00 Üç nokta… 01-01-1970 03:00 Toprağın üstü değil altıdır senin 01-01-1970 03:00 Sözün özü 01-01-1970 03:00 Mir’ât 01-01-1970 03:00 Kâinat senfonisi 01-01-1970 03:00 Yaşamak gibidir yazmak! 01-01-1970 03:00 “Merhamet” sınavı 01-01-1970 03:00 Sükût lehçesinde AŞK 01-01-1970 03:00 Ramazan-ı Kerim’e tutunmak 01-01-1970 03:00 Filistinli Fatıma’yı unutma!.. 01-01-1970 03:00 İnsan ne zaman yetişkin olur? 01-01-1970 03:00 Gül düşsün ömrünüze 01-01-1970 03:00 Can baş üstüne!.. 01-01-1970 03:00 Çok sağol ağabey… 01-01-1970 03:00 Sır idrakimize ne oldu? 01-01-1970 03:00 Ah hakikat! 01-01-1970 03:00 Ve insan… 01-01-1970 03:00