Sözün özü

Muhammed Şimşek

17-03-2025 09:52

 

Seninle dost olmaya geldim.

Mâna balını birlikte tadalım ve hayatın daracık sokaklarında yürürken bir birimize omuz verelim diye…

Ben sana muhtacım ve biliyorum ki sen de bana.

Yüzüm yüzüne, sesin sesime ve kalbim kalbine ayna olsun istedim.

Yıllardır ışıksız bir odada karanlıkları yudumlayan sen, bir nefes bekledin durdun. Ne kendini buldun ne kedinden oldun. Yoklukta var olmuştun ve varlıkta yokluğunu arıyordun. Yazın güneş, kışın kar, sonbaharda rüzgâr, ilkbaharda yâr vurdu seni. Ama vazgeçmedin. Bekledin elem kuşağında açacak laleleri… Eledin her biri canına bir kıymık gibi batan derdine çareleri…

Bak işte ben geldim…

Sana söyleyeceklerim var yıllar yılı içimde biriktirdiğim.

Sözlerimin içine bak, orada kendini göreceksin.

Senden ödünç aldığım kelimelerim harf harf dikilecek karşına. Aldanışın ve uyuşmuşluğun hesabını soracaklar sana.

Ne çok aldanmışız dünyaya?..

Nasıl da uyuşup kalmışız kendinden uzak bir ülkede yaşayan yığınla insanın arasında?..

Gözlerimiz bir birine ilişmeden yaşadığımız hayat, hep bir yalanın fotoğrafında asılı kalıyor. Orada gerçekler kaybolunca acı da yok olup gidiyor sanıyoruz.

Biz bir birimize muhtacız. Sırtımız dosta emanet. Üzerimizdeki beyaz mintana düşecek kara lekeleri gösterecek olan da odur.

İnanan bir kalbin aynası yine inan bir başka kalptir zira… Böyle buyurmuş Hak aşkının kemal zirvesini bize nasihat ve işaret eden Efendimiz (s.a.v.)…

Burası bir değirmen misali insan öğüten dünya… Bu sebepledir ki tutunmalıdır insan insana.

Uzat elini bana ya da tut elimi sıkıca ne olur? Uçurumları önümüze çıkaran küresel çarklara birlikte çomak sokalım. Yüreğimizi ve cesaretimizi hatırlayalım önce.

Birlikte yola çıkalım ve sonsuzluk kervanının peşinde hakikatin izini sürelim bıkmadan, usanmadan.

Modern dünyanın zihin kodlarımız üzerinde kurduğu heyûlayı kovalım ve kalbimizin üzerine atılan atalet ağlarını temizleyelim bir bir.

Konformist, megaloman, bencil bir dünyanın kalın duvarlarını ellerimizdeki düşünce balyozlarıyla yerle bir edelim.

Ahlâk fukarâsı, küfür müptelası ve şehvet budalası haline getirilen nesilleri “durun bu cadde çıkmaz sokak” ihtarıyla kendine getirelim.

Yıllardır çatırtılar gelen gök kubbemizin altında asırlık sütunlar gibi duralım ki kullukla inşa edilen medeniyetimiz ayakta durabilsin.

Şöhretin ateşten gömleğini sele verelim… Egoların savaşına bir son verip bir çay bardağının sıcağında muhabbete koyulalım sadece…

Aşkla yoğrulan kâinatı ilim süzgecinden geçirdikten sonra köşe bucak her yere sevgi ıtırları dağıtalım.

Birlikte yürünen bir yolda dosttur insana gerçek pusula… Herkesin övgümetresini elinde tuttuğu demlerde o, bir fincan acı kahve gibi görülmesi gereken kusuru söyler durur. Fakat kederde ve kaderde her vakit ortaktır size. Öyle bir anlık öfkeyle terk eylemez… Ne zaman çalsanız kapısını, açıldığında o kapı, kendinizi görürsünüz sadece.

Sözün özü:

Her şeyden önce bir aynası olması lazım insanın…

ms.muhammedsimsek@gmail.com

Not: Yazarın "KARDEŞ PAYI" adlı kitabından alınmıştır.

DİĞER YAZILARI İstanbul'a İlk Adım 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-4 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-3 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-2 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-1 01-01-1970 03:00 Adıyaman Umudun Sesi 01-01-1970 03:00 Affet bizi Lüceyn! 01-01-1970 03:00 Uzmanlar uyarıyor… 01-01-1970 03:00 Kerim’dir Mevla… 01-01-1970 03:00 Lâ Tahzen/Üzülme 01-01-1970 03:00 Canımıza değsin 01-01-1970 03:00 Testere ucunda yaşamak 01-01-1970 03:00 Gözyaşı çetesi 01-01-1970 03:00 Küllerinden doğmak 01-01-1970 03:00 Eriyen buz değil… 01-01-1970 03:00 Pamuk ipliğine bağlı hayatlar 01-01-1970 03:00 Hastalık reçetesi 01-01-1970 03:00 Muhacir genç ve annesi 01-01-1970 03:00 Nerede kalmıştık?.. 01-01-1970 03:00 Kudüs seni bekliyor 01-01-1970 03:00 Var ile yok arası 01-01-1970 03:00 Bir kalbin intiharı 01-01-1970 03:00 Sen hazır mısın? 01-01-1970 03:00 Eskiler sözü edeb ile söylerdi 01-01-1970 03:00 İhanet nerede başlar? 01-01-1970 03:00 Çünkü sen bir devsin! 01-01-1970 03:00 Kendimizi kaybetmeden önce 01-01-1970 03:00 Ruh melodimizi yitirdik 01-01-1970 03:00 Paranın kazandığı insanlar 01-01-1970 03:00 Bir âdemin “AÇIZ!” feryadı 01-01-1970 03:00 Yalnızlık kader mi? 01-01-1970 03:00 “İnsanı yaşatmak” 01-01-1970 03:00 Büyüyünce değişti mi dünya? 01-01-1970 03:00 Kardeş payı 01-01-1970 03:00 Büyüklük küçüklük de ne? 01-01-1970 03:00 Üç nokta… 01-01-1970 03:00 Toprağın üstü değil altıdır senin 01-01-1970 03:00 Mir’ât 01-01-1970 03:00 Kâinat senfonisi 01-01-1970 03:00 Yaşamak gibidir yazmak! 01-01-1970 03:00 “Merhamet” sınavı 01-01-1970 03:00 Sükût lehçesinde AŞK 01-01-1970 03:00 Ramazan-ı Kerim’e tutunmak 01-01-1970 03:00 Filistinli Fatıma’yı unutma!.. 01-01-1970 03:00 İnsan ne zaman yetişkin olur? 01-01-1970 03:00 Gül düşsün ömrünüze 01-01-1970 03:00 Can baş üstüne!.. 01-01-1970 03:00 Çok sağol ağabey… 01-01-1970 03:00 Sır idrakimize ne oldu? 01-01-1970 03:00 Ah hakikat! 01-01-1970 03:00 Ve insan… 01-01-1970 03:00