Var ile yok arası

Muhammed Şimşek

24-06-2025 09:17

 

Sonu karanlık bir yolculuğa çıkanlar güneş burcundayken ilk adımı atarlar. Fakat aydınlığın muştusu, zifir geceden duyurur kendini kalbe…

Gözün gördüğü vakit cesur olmak kolaydır birçoklarına… Oysa daha en başta aklın hendesesi içinde her şeyi hesap ettiğini düşünenler yanılır. Çünkü aklın sınırları vardır.

Gönle düşen mananın içini doldurduğu hesap ise gözden uzaktır. Bir iç devinimle gelir ve kendini belli eder bir tebessümün yüz hatlarında… Bir bakışın içini dolduran ruh, onarır bütün kelimeleri ve hakikatin sınırları genişlemeye başlar harf harf…

Akıl öyle mi? Bir çizgisi, bir sınırı vardır her zaman… Attığın adımı bir matematik hesabıyla durdurur. Geçemez bir miskal öteye beden… Fizik kuralları içinde yaptığı her hesap aciziyetini hatırlatır insana… Yıkılmaya nazır yükselen iş kuleleri dünya mülkünü yurt edinenleri sevindirse de en büyük fakirliğin resmidir ne yazık ki…

Öte tarafta tükenmişlik sendromu içindeki metropol insanına en büyük nasihattir bir şehrin mezar taşları… Maddenin perdesi aralandığında metafiziğe yani ötelere uzanan ruhun ayaklarının takıldığı akıl taşlarının yerine konmuştur sanki. Sıradan bir taş değildir o… Ötelere açılan bir kapının tokmağı olmuştur adeta. Ölümün soğuk ve solgun yüzüdür. Düşündürür, ağlatır ve yeryüzüne vedanın anahtarıdır. Kan ve gözyaşıyla yoğrulmuş modern dünyanın haz ve konfor dayatmalarından sıyrılıp kendine gelmenin, bir tür gönle şifa makamıdır.

Bir mezar yanı başında ise, ölülerle dirilerin sohbet ettiği yerde, fiziğin metafiziğe dönüştüğü, sınırların sonsuzlukla buluştuğu noktada durur insan… Ve ayaküstü ölümle sınar yüreğini… Kalbinin kapakçıkları daha hızlı çarpmaya başlar veya yavaşlar bir ömrü dokuyan ritim… İnsan ölmeden önce ölmenin eşiğinde, kendine yeni bir hayat çıkartır akıl kafesinden… Yapıp ettiklerini düşünür, eksik bıraktıklarını, manayı nasıl çarçur edip maddeyi ne denli biriktirdiğinin farkına varır o dem… Demlenir içinde ruhunun bütün ayazları. Aşk, sevgi, merhamet ve şefkat yoksunu günlerde üşüdüğü zamanlar gelir aklına ve boşlukta asılı kaldığını görür, hesabını yaptığı bol sıfırlı, milyon dolarlı rakamların kendisine kazandırdığı servetin…

Varlığını ispat için maddenin sınırlarını zorlarsa da, bir an gelir ve ötesine geçemez hiçbir şeyin… Sadece bir adım öteye geçmek için manaya tutunmak gerekir.  Ve bu dışarından bakınca küçük içeriden bakınca büyük hendesedir. Buradan bakınca bir maceranın orta yerindedir insan “var ile yok arası”…

ms.muhammedsimsek@gmail.com

Not: Yazarın "KARDEŞ PAYI" adlı kitabından alınmıştır.

DİĞER YAZILARI Memleketimin Gençlerine Mektup-4 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-3 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-2 01-01-1970 03:00 Memleketimin Gençlerine Mektup-1 01-01-1970 03:00 Adıyaman Umudun Sesi 01-01-1970 03:00 Affet bizi Lüceyn! 01-01-1970 03:00 Uzmanlar uyarıyor… 01-01-1970 03:00 Kerim’dir Mevla… 01-01-1970 03:00 Lâ Tahzen/Üzülme 01-01-1970 03:00 Canımıza değsin 01-01-1970 03:00 Testere ucunda yaşamak 01-01-1970 03:00 Gözyaşı çetesi 01-01-1970 03:00 Küllerinden doğmak 01-01-1970 03:00 Eriyen buz değil… 01-01-1970 03:00 Pamuk ipliğine bağlı hayatlar 01-01-1970 03:00 Hastalık reçetesi 01-01-1970 03:00 Muhacir genç ve annesi 01-01-1970 03:00 Nerede kalmıştık?.. 01-01-1970 03:00 Kudüs seni bekliyor 01-01-1970 03:00 Bir kalbin intiharı 01-01-1970 03:00 Sen hazır mısın? 01-01-1970 03:00 Eskiler sözü edeb ile söylerdi 01-01-1970 03:00 İhanet nerede başlar? 01-01-1970 03:00 Çünkü sen bir devsin! 01-01-1970 03:00 Kendimizi kaybetmeden önce 01-01-1970 03:00 Ruh melodimizi yitirdik 01-01-1970 03:00 Paranın kazandığı insanlar 01-01-1970 03:00 Bir âdemin “AÇIZ!” feryadı 01-01-1970 03:00 Yalnızlık kader mi? 01-01-1970 03:00 “İnsanı yaşatmak” 01-01-1970 03:00 Büyüyünce değişti mi dünya? 01-01-1970 03:00 Kardeş payı 01-01-1970 03:00 Büyüklük küçüklük de ne? 01-01-1970 03:00 Üç nokta… 01-01-1970 03:00 Toprağın üstü değil altıdır senin 01-01-1970 03:00 Sözün özü 01-01-1970 03:00 Mir’ât 01-01-1970 03:00 Kâinat senfonisi 01-01-1970 03:00 Yaşamak gibidir yazmak! 01-01-1970 03:00 “Merhamet” sınavı 01-01-1970 03:00 Sükût lehçesinde AŞK 01-01-1970 03:00 Ramazan-ı Kerim’e tutunmak 01-01-1970 03:00 Filistinli Fatıma’yı unutma!.. 01-01-1970 03:00 İnsan ne zaman yetişkin olur? 01-01-1970 03:00 Gül düşsün ömrünüze 01-01-1970 03:00 Can baş üstüne!.. 01-01-1970 03:00 Çok sağol ağabey… 01-01-1970 03:00 Sır idrakimize ne oldu? 01-01-1970 03:00 Ah hakikat! 01-01-1970 03:00 Ve insan… 01-01-1970 03:00