Uyuşturucuyla mücadele toplumsal sorumluluk gerektiriyor
Yerli ve Millî Parti Kadın Komisyonu Başkanı Ayşe Gürkan, uyuşturucu bağımlılığının gençlerin sağlığını, ailelerin huzurunu ve toplumun geleceğini tehdit eden önemli sorunlardan biri olduğunu belirterek mücadelede toplumun tüm kesimlerine görev düştüğünü ifade etti.
Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığının 2026 Türkiye Uyuşturucu Raporu’na ilişkin aktarılan verilere göre, doğrudan madde bağlantılı ölümler 2025 yılında 557’ye yükseldi. Söz konusu sayının bir önceki yıla göre yüzde 30,4 artış göstermesi, uyuşturucuyla mücadelede önleyici çalışmaların önemini bir kez daha gündeme getirdi.
Uyuşturucu tehlikesine karşı sessiz kalınmaması gerektiğini belirten Gürkan, gençlerin ve ailelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Uyuşturucu sorunu karşısında sessiz kalamayız. Gençlerimizin hayallerinin yarım kalmasına, ailelerimizin çaresizlik içinde mücadele etmesine seyirci olamayız. Her kaybedilen hayat, her bağımlılıkla mücadele eden genç ve her umudunu yitirme noktasına gelen aile, hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir gerçektir.
Uyuşturucu tehlikesinin büyüklüğünü görmezden gelmeden, gençlerimizi koruyacak somut adımlar atmalıyız. Bu sorun ortaya çıktıktan sonra müdahale etmekle yetinmemeli; önleyici çalışmaları güçlendirmeli, aileleri bilinçlendirmeli ve gençlerimizin bu tehlikeden uzak durabilmesi için gerekli imkânları oluşturmalıyız.”
Mücadelede önleyici çalışmalar güçlendirilmeli
Uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca suçla mücadeleyle sınırlı olmadığını vurgulayan Gürkan, uyuşturucu ticaretiyle hukuk çerçevesinde kararlı bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğini belirtti. Bağımlılıkla karşı karşıya kalan bireylerin tedaviye erişiminin kolaylaştırılması ve ailelerin desteklenmesinin de büyük önem taşıdığını ifade eden Gürkan, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Uyuşturucuyla mücadele yalnızca suçla mücadele değildir. Uyuşturucu ticareti yapanlarla hukuk çerçevesinde kararlılıkla mücadele edilmeli; aynı zamanda bağımlılıkla karşı karşıya kalan bireylerin tedaviye erişimi kolaylaştırılmalı ve aileler yalnız bırakılmamalıdır.
Gençlerimizi eğitimle, sporla, kültürle ve sosyal desteklerle geleceğe hazırlamak zorundayız. Onlara yalnızca tehlikeleri anlatmak yeterli değildir; hayallerini gerçekleştirebilecekleri, kendilerini değerli hissedecekleri ve geleceklerine güvenle bakabilecekleri fırsatlar da sunmalıyız.”
Aileler ve kurumlar ortak hareket etmeli
Uyuşturucuyla mücadelenin başarıya ulaşabilmesi için ailelerin, eğitimcilerin, sağlık çalışanlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve kamu kurumlarının iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini kaydeden Gürkan, bağımlılıkla mücadele eden bireylerin dışlanmak yerine tedaviye ve topluma kazandırılmasının teşvik edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Gürkan, gençlerin geleceğini korumak için farkındalık çalışmalarının artırılması ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Aileler, eğitimciler, sağlık çalışanları, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumları bu mücadelede ortak sorumluluk taşıyor. Bağımlılıkla mücadele eden insanları dışlamak yerine tedaviye ve topluma kazandırılmaya teşvik etmeliyiz. Çünkü bir gencimizi yeniden hayata kazandırmak, bir aileye umut olmak demektir.
Benim çağrım açıktır: Gençlerimizin geleceğini korumak için daha fazla farkındalık, daha güçlü önleme çalışmaları ve erişilebilir destek mekanizmaları oluşturmalıyız. Hiçbir aile bu mücadelede kendisini yalnız hissetmemelidir.”
Kaynak/Haber: Mehmet Leblebici


















