Hak sahibi olan vatandaşlara hayırlı olsun dileklerini ileten Asnuk, asıl tartışılması gereken konunun konutların ödeme şartları olduğunu söyledi.
Deprem sonrası güvenli konutlara kavuşmanın önemine dikkat çeken Asnuk, "Temennimiz, depremden etkilenen her vatandaşımızın güvenli bir yuvaya kavuşmasıdır. Ancak bugün konuşmamız gereken asıl mesele kura değil, sosyal konutların dar gelirli vatandaşın ulaşabileceği şartlara sahip olup olmadığıdır." ifadelerini kullandı.
Deprem sonrasında en büyük mağduriyetlerden birini kiracıların yaşadığını belirten Asnuk, ev sahibi olmayan vatandaşların evlerini, eşyalarını ve birikimlerini kaybettiğini, kendilerine verilen bazı destek sözlerinin ise yerine getirilmediğini öne sürdü.
Sosyal konutların ödeme planına da değinen Asnuk, kamuoyunda konuşulan rakamlara göre bazı konutlarda ilk taksitlerin yaklaşık 17 bin TL seviyesinden başladığının ifade edildiğini, taksitlerin de memur maaş katsayısına göre altı ayda bir artırılmasının öngörüldüğünü belirtti.
Mevcut asgari ücret dikkate alındığında, kamuoyunda konuşulan ödeme rakamlarının dar gelirli vatandaş açısından ciddi bir yük oluşturacağını savunan Asnuk, "Asgari ücretle geçinen bir ailenin gelirinin büyük bölümünü konut taksidine ayırması halinde eğitim, gıda, ulaşım, sağlık ve temel yaşam giderlerini karşılaması oldukça güç hale gelecektir." değerlendirmesinde bulundu.
Yüksek peşinat uygulamasını da eleştiren Asnuk, dar gelirli vatandaşların yüz binlerce liralık peşinatı karşılamasının mümkün olmadığını belirterek, "Eğer vatandaşın bu düzeyde bir birikimi olsaydı zaten sosyal konuta ihtiyaç duymazdı." dedi.
Adıyaman'daki konut piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Asnuk, İndere'deki bazı deprem konutlarının 1 milyon 800 bin TL ile 2 milyon 200 bin TL arasında alıcı bulduğunun konuşulduğunu ifade ederek, vatandaşların sosyal konutlarla ikinci el piyasasını kıyaslamak zorunda kaldığını savundu.
Sosyal konutların dar gelirli vatandaş için en ulaşılabilir seçenek olması gerektiğini belirten Asnuk, devletin vatandaşını ikinci el konut piyasasıyla rekabet etmek zorunda bırakmaması gerektiğini dile getirdi.
Açıklamasında çözüm önerilerine de yer veren Asnuk, dar gelirli vatandaşlardan yüksek peşinat alınmaması, peşinatsız veya düşük peşinatlı ödeme modellerinin uygulanması, sürekli artan taksit sistemi yerine sabit ve öngörülebilir ödeme planlarının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca depremde kiracı olarak mağdur olan vatandaşlara verilen destek sözlerinin eksiksiz yerine getirilmesini istedi.
Açıklamasının sonunda sosyal devlet anlayışına vurgu yapan Asnuk, "Biz konut yapılmasına karşı değiliz. Biz, dar gelirlinin altından kalkamayacağı ödeme şartlarına 'sosyal konut' denilmesine karşıyız. Sosyal konut, vatandaşın sırtına yeni bir borç yükü değil, geleceğine güven olmalıdır." ifadelerini kullandı.
Haber: Celil Kocataş




















