https://www.adiyamandahaber.com/files/uploads/user/f5e74edd44ab4a55175804187d9033f4-d6125439a5eea0ee2555.jpeg
İsmail Erdil

Gazze İçin Susarsam Dilsiz Şeytanım

13-04-2026 09:33 679 kez okundu.

 

Gazze dediğimiz yer, hani o bir avuç toprak, milyonlarca insanın içine tıkıştırıldığı bir açık hava hapishanesi. Şimdi de kalkmış, utanmaz arlanmazlar idam kararı diyorlar. Şaka maka değil. Buz gibi bir gerçek. İnsanın genzini yakan cinsten bir gerçek bu. İsrail 90 gün içinde 9500 Filistinli mahkumu idam edecek.

‎​Ölüm zaten sıradan, her köşe başında kol geziyor orada, gökten yağan ateş yetmezmiş gibi bir de yasalarla, resmi kağıtlarla ölümü meşrulaştırıyorlar.

‎Bu neyin hırsı Allah aşkına? İnsan öldürmeyi bir devlet prosedürü haline getirmek neyin nesi?

‎Düşünsenize, bir mahkum var orada, zaten her taraftan kuşatılmış, zaten dünyadan koparılmış, zaten bitmiş. Onu bir de yağlı ilmeğe ya da namlunun ucuna resmi kararla, soğukkanlı bir törenle göndermek... Adalet mi bu şimdi? Hayır, bu sadece intikamın en çirkin, en maskeli, en terbiyesiz yüzü.

‎​Çocuklar ölüyor orada, farkında mısınız? Dün bir video düştü önüme, toz toprak içinde bir çocuk, sadece bakıyor. Ağlamıyor bile çocuk, bitmiş. Gözlerindeki o dipsiz boşluk, bu idam kararlarından, o süslü resmi kararlardan çok daha ağır. O çocuk o haldeyken, oturup nasıl daha fazla, nasıl daha yasal öldürebiliriz diye kanun çıkarıyorlar. Vallahi pes. Billahi pes. İnsanlık bu kadar mı ucuzladı?

‎Bir kararla bir hayatı söndürmek bu kadar kolay olmamalı, bu kadar basit bir imza işi olmamalı. Devlet yaşatmak için vardır, yok etmek için değil. Gerçi İsrail'de devlet terbiyesi olmadığı için devlette denmez ya. Öldürmek bir çözüm mü sanıyorlar gerçekten? Birini idam edince, o sehpayı kurunca fikirler ölüyor mu? Hayır, tam tersi, daha da bileniyor her şey. Daha da sertleşiyor kabuklar, kalpler biraz daha kararıyor. Kanla yıkanan bir toprakta çiçek açtığını gören var mı hiç? Sadece daha çok feryat, daha çok ah, daha çok intikam yetişir o topraklarda.

‎Kin ekiyorlar, nefret biçecekler.

‎​Yazık.

‎​İdam, ne korkunç ne soğuk bir kelime aslında. Gazze zaten yıllardır bir açık hava hapishanesine dönmüşken, şimdi oradaki insanların boynuna bir de bu kendilerince yasal urganı dolamak hangi vicdana, hangi kitaba sığar? Sığmaz. Hiçbir yere sığmaz bu zulüm, sığmayacakta.

“Bir yanım sus” diyor, “senin sesin neyi değiştirecek ki” diyor? Diğer yanım da bağırabildiğin kadar bağır diyor.

‎Dünya sadece izliyor. Hepimiz izliyoruz. Ekran başında, sıcak çayımızı yudumlarken, Instagram’da bir aşağı bir yukarı kaydırırken bir halkın adım adım, planlı programlı yok oluşunu izliyoruz. Ve şimdi de bu yasal cinayetlere başladılar. Adına idam deyince hafiflemiyor o yük, kimse kendini kandırmasın. Cinayet cinayettir. Cinayeti işleyen de katildir.

‎​Verilen bu kararlar sadece oradaki üç beş kişiyi değil, yavaş yavaş, santim santim bütün insanlığı idam ediyor. Hepimiz o sehpada sallanıyoruz aslında, boynumuzda o ipin soğukluğunu hissetmiyoruz sadece henüz. Haberimiz yok, topluca ölüyoruz.

‎​Öldürmek çözüm değil. Bu karardan dönülmeli. Derhal, amasız, fakatsız. Ama kim dinler? Kim duyar bu feryadı? Bizim sesimiz o beton duvarları, o demir kubbeleri aşar mı dersiniz? Hiç sanmam. Yine de söylemeli ama. Son nefese kadar söylemeli. Susmamalı. Çünkü sustuğumuz her an, o urgan bir düğüm daha atıyor insanlığın boğazına.

‎​Bitmiyor bu sancı. İnsanlığın en büyük utanç vesikası. Hele ki böyle bir baskı altında, böyle bir savaşın tam göbeğinde. Söyleyecek söz çok da kelimeler düğümleniyor artık.

‎Adaletiniz batsın.

‎Politikanız batsın.

‎Arz-ı Mev'udunuz batsın.

‎Devletiniz batsın.

‎İnsan ölmesin artık, sadece bu. Çok mu zor? Görünüşe bakılırsa, bu dünyada en zor şey insan kalabilmekmiş. Yazıklar olsun.

ismailerdil02@gmail.com

Neler Söylendi?
Marka Flower Çiçekçi