2023

İsmail Kocakaplan

07-01-2023 23:07

Dünya tarihinde hiç olmadığı kadar büyük değişimleri yaşamaya hazır mıyız? 2023 paketi o kadar dolu ki, sadece bir konu hakkında onlarca yazı yazmam gerektiği için sadece başlıklara değinip geçeceğim. Bu konular için detaylara girerek ve araştırmalar yaparak yol almanızı arzu ediyorum. 2023 iyisiyle kötüsüyle, fırsatlarıyla, kaoslarıyla velhasıl her yanıyla önümüzde duruyor.

Savaşlarla dolu bir yıl bizi bekliyor. Doğumun yani bağımsızlığın son çırpınışları bunlar. “Düşük olurda bunca çaba boşa gider mi?” onu bilmem. Ama bu doğum gerçekleşirse Türkiye dünya sahnesinde bambaşka bir koltukta kendine yer bulacak. Yunanistan savaşın bir an önce başlaması için elindeki tüm kozları oynuyor.

Deniz sahasını, uluslararası suları ihlali resmiyete dökmeye hazırlanıyor. İstanbul’da var olacak harp ve büyük kışla veya depremle sonuç almak isteyecekler. Gıdaya hakim olmak daha da zorlaşacak. Yapay zeka hücrelerimize kadar girecek. Süper ama duygusuz ırklarla tanışacağız. Diğerlerimiz yavaş yavaş hastalıklarla virüslerle eriyecek.

Gıdadaki değişim hiç olmadığı kadar farklılık gösterecek. Nişasta bazlı şekerden tutun G.D.O’lu ürünlerden başka bir şey tüketme şansımız kalmayacak. İlaçlar bir yanımızı iyi ederken başka bir yanımızı eritecek. Tek din projesi ve dinsizlik projeleri daha fazla etkinlik kazanacak. Bunun yanında LGBT’li gençlik ve pedofili artacak.

Sosyal medyadan duymadığımız yeni kelimeler hayatımızda daha fazla yer bulacak. Bu dünyada değil de bu sanal dünyada yaşamak daha cazip gelecek. Peki bu durumun olumlu yanlarına gelirsek, Türkiye zamanla süper sermaye merkezi, enerji merkez üssü, lojistik olarak bir merkez olacak. Türkiye doğudaki büyük ekonomik değişime öncülük edecek.

Türk birliğini daha etkin hale getirecek. ABD’de bir yıkım beklenirken, Türkiye tüm akılları durduracak olan hamlelere imza atacak. Birçok anlaşmalar bu sene imzalanacak. Çin’den başlayan küreselci dünya Asya’yı besleyip Avrupa’yı ve ABD’yi sefalete, yıkıma sürükleyecek. İçeriye gelirsek ak ve kara hiç olmadığı kadar rengini belli edecek. Operasyonlar dışarıda olduğu gibi içeride de sürecek. Köklerimize, geleneklerimize, dini yapımıza sımsıkı sarılalım.

Telefonun bağımlılık hastalığından bir nebze kurtulup hayatı sorgulayalım. Kullanmayı unuttuğumuz bir kalbimiz, bir aklımız olduğunu hatırlayalım. Güçlü bir vicdana, aile, mahalle kültürüne ve toplum kültürüne sahip olmamız lazım. Çağın alevler içinde yandığı bu çağ da bizlerin aktif diri olup etrafımızı aydınlatmamız gerekir. Selam ve dua ile.

ismailkocakaplan44@gmail.com


 

DİĞER YAZILARI Yol Arkadaşı 01-01-1970 03:00 Onu Tanımak 01-01-1970 03:00