https://www.adiyamandahaber.com/files/uploads/user/609ac774d3f0a0c93c19040f2c6eb105-37435ede116be6d0ffd6.jpeg
Mehmet Leblebici

“10 Kasım: Bir Milletin Küllerinden Doğuşunun Hatırası”

10-11-2025 12:38 595 kez okundu.

 

Her 10 Kasım, saat 09.05’te kalbimizin bir yanı yine hüzün, bir yanı yine minnetle dolar. Çünkü o an, sadece bir lideri uğurladığımız an değildir; bir milletin ayağa kalkışını sağlayan, karanlıktan aydınlığa giden yolu açan bir büyük önderi hatırlarız: Mustafa Kemal Atatürk.

Anadolu’nun en kadim şehirlerinden biri olan Adıyaman ve çevresi için de bu hatırlayış, tarihin bizzat içinden geçerek gelen bir saygıdır. Bu topraklar, Kurtuluş Mücadelesi’nin sessiz ama en güçlü tanıkları arasındadır. Malatya’sından Diyarbakır’ına, Maraş’ından Urfa’sına, Antep’ine kadar bölgedeki her şehir, düşman işgaline karşı direnişin ve millet olma şuurunun canlı örneği olmuştur.

Maraş’ın destansı savunması, Urfa’nın bağımsızlık kararlılığı, Antep’in tarihe geçen “Gazi” unvanı, Adıyaman’ın Kuvâ-yi Milliye ruhuyla yoğrulmuş halk iradesi… Hepsi, bir bütünün parçalarıydı. İşte o bütünün başında ise milletine güvenen, “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır; o satıh bütün vatandır.” diyebilecek kadar köklü bir vatan şuuru taşıyan Atatürk vardı.

Adıyaman ve çevre iller, düşmanın elinden sadece silahla değil; birlik, iman ve yurt sevgisiyle kurtarıldı. Burada yaşayan insanlar hiçbir zaman kendini geri planda görmedi. Vatan söz konusu olduğunda, yüreğiyle ayağa kalktı. Çünkü Atatürk’ün hep vurguladığı gibi: “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”

Bugün 10 Kasım, sadece matem değil; aynı zamanda bu milletin neleri göğüslediğini, hangi bedellerle bugünlere geldiğini hatırlama günüdür. Atatürk’ü anlamak; bir heykelin karşısında saygı duruşunda durmakla sınırlı değildir. Atatürk’ü anlamak: Bilim ve akla sarılmaktır. Eğitimde fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmektir.

Birlik ve kardeşliği korumaktır. Vatanın her karış toprağını namus bilmek ve sahip çıkmaktır. Atatürk’ün emaneti olan Cumhuriyet, bizden sadece onu korumamızı değil; onu geliştirmemizi, yükseltmemizi, geleceğe taşımamızı bekliyor. 10 Kasım’da bir kez daha saygıyla, minnetle ve kararlılıkla söylüyoruz: “Atam izindeyiz.”

leblebici0202@gmail.com

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI UGC Kongresi Gazetecilik Mesleğinin Gücünü Bir Kez Daha Gösterdi Ekranlarda Gürültü, Sokakta Sessizlik Parmak Ucunda Bir Dünya, Zihnin Ucunda Bir Boşluk Silahın Gölgesinde Eğitim: Siverek’te Yaşananlar ve Toplumsal Çöküşün Aynası Petrolün Gölgesinde Akan Kan “Rehavet” Diyen Dile İtirazım Var 11 İl, Tek Acı: 6 Şubat’ın Bitmeyen Gecesi Vatandaşın Gündemi Değişmedi: Geçim Derdi Sözle Değil Hizmetle Konuşan Bir Başkan: Tutdere Türkiye’yi Bekleyen Büyük Göç Tehlikesi: İran Senaryosu Adıyaman’dan Yükselen Dijital Dönüşüm: VayCard’ın 2026 Vizyonu 10 Ocak: Görünmeyen Emeğin Günü Esnafın Sessiz Çığlığı: Kira 2026’ya Zamlarla Uyandık Asgari Ücret, Asgari Hayat Asgari Ücret Artışı: Rakam Büyüdü, Hayat Küçülüyor Bir Zamanlar Gidenler İşçiydi, Bugün Gidenler Gençlik Altındaki Hızlı Yükseliş Kitap Okumayan, Çalışmayan, Hazıra Konan Bir Neslin Hikayesi Bir Zamanlar Emekli Maaşıyla Altın Alınırdı… Küçük Eller, Ağır Yükler Tütün: Çiftçinin Emeği, Geçim Kapısı, Sessiz Çığlığı Yarım Kalan Çocuklukların Sessiz Çığlığı Adıyaman Tütünü: Emeğin, Alın Teriyle Yoğrulan Ekmeğin Adı Dördüncü Kuvvet; Medya… Filistin ve Gazze Bizim Kırmızı Çizgimizdir Deprem Bölgesinde Buruk Bayram Sana da Merhaba 2025! Halkın Tek Derdi, Geçim Derdi! Depremden Sonra Hayata Yeniden Başlamak Hısn-i Mansur Kalesi Kaderine Terk Edildi Mesafe Kat Ederek Hizmete Ulaşmak Adıyaman’da Zorlu Sınav
Marka Flower Çiçekçi