Sevgili genç kardeşlerim,
Bu satırları size sadece bir gazeteci olarak değil, bu şehrin sokaklarında büyümüş, aynı kaldırımlarda yürümüş bir ağabeyiniz olarak yazıyorum. Yıllardır mikrofon tuttum, kamera taşıdım, kalem oynattım… Ama en çok insan yüzlerine baktım. Sevinci de gördüm, çaresizliği de. Yıkılan binaları da gördüm, o enkazın başında dimdik duran gençleri de.
***
6 Şubat sabahı hepimizin içinden bir şey koptu. Çocukluğumuzun geçtiği sokaklar, hatıralarımızın olduğu evler bir anda değişti. Ama o gün İstanbul’dan gelip enkazların arasında gördüğüm bir şey vardı: Gençlerin gözündeki kararlılık. Kimi su taşıdı, kimi yardım dağıttı, kimi yaşlı bir amcanın elinden tuttu. O gün anladım ki bu şehrin umudu hâlâ diri.
***
Bu Şehrin Gerçek Gücü Sizsiniz
Sizler sadece yarının sahipleri değilsiniz; bugünümüzün de en güçlü tarafısınız.
Hayat bazen size haksızlık yapacak. Belki imkânlar kısıtlı olacak. Belki “Bu şehirden ne olur?” diyenler çıkacak. Ama şunu bilin: Bir şehri büyük yapan binaları değil, hayal kurabilen gençleridir. Eğer siz hayal ederseniz, bu şehir büyür. Eğer siz vazgeçmezseniz, bu şehir ayağa kalkar.
***
Hayal Kurmaktan Vazgeçmeyin
Dijital bir çağın içindesiniz. Bir tuşla dünyaya ulaşabiliyorsunuz. Bu büyük bir güç. Ama sakın kendinizi başkalarının hayatıyla kıyaslayarak eksik hissetmeyin. Sosyal medyada gördüğünüz hayatların çoğu vitrindir. Gerçek hayat emek ister, sabır ister, alın teri ister.
Şunu hiçbir zaman unutmayın: Karakteriniz, kariyerinizden daha değerlidir.
İnsan olmayı başarırsanız, gerisi bir şekilde olur. Diploma önemli olabilir ama sizi farklı kılacak olan ahlakınız ve duruşunuzdur.
***
Gitseniz de Köklerinizi Unutmayın
Belki bir gün bu şehirden başka şehirlere gideceksiniz. Üniversite için, iş için, hayalleriniz için… Gidin, görün, öğrenin. Ama köklerinizi unutmayın. Çünkü insanın gücü, nereden geldiğini bilmesinden gelir. Bir gün güçlü bir konuma geldiğinizde dönüp bu topraklara katkı sunarsanız, işte o zaman gerçek başarıyı yakalamış olursunuz.
***
Umut Sizinle Büyüyecek
Okuyun. Kendinizi geliştirin. Bir dil öğrenin. Spor yapın. Sanatla ilgilenin. Ama en önemlisi, iyi insan olun. Birbirinizi aşağı çekmeyin. Başaranı alkışlayın. Zor durumda olana omuz verin. Çünkü biz ancak birlikte güçlüyüz.
Ben yıllardır haber peşinde koştururken şunu öğrendim: En karanlık anlarda bile bir umut ışığı mutlaka vardır. O ışık bazen bir çocuğun gülüşünde, bazen bir annenin duasında, bazen de bir gencin inatla kurduğu hayalde saklıdır.
Şimdi o ışık sizsiniz.
Bu şehrin yeniden ayağa kalkmasını istiyorsak, önce sizin dimdik durmanız gerekiyor. Yorulabilirsiniz ama yılmayın. Çünkü bir gün dönüp geriye baktığınızda, “Biz zor zamanda pes etmedik” demek, hayattaki en büyük gururunuz olacak.
Ben size güveniyorum.
Kalbiniz temiz, yolunuz açık olsun.
ms.muhammedsimsek@gmail.com
