2026’ya Girdik… İnsanlık Halen Enkaz Altında

Mustafa Ceylan

01-01-2026 19:53

 

Takvimler 2026’yı gösteriyor. İnsanlık, teknolojide çağ atladığını, yapay zekadan uzay yolculuklarına kadar büyük ilerlemeler kaydettiğini iddia ediyor. Ancak aynı insanlık, Filistin’de, Gazze’de, dünyanın gözleri önünde yaşanan bir vahşeti durduramıyor. Bombalar yağıyor, çocuklar ölüyor, anneler evlatsız, evlatlar yetim kalıyor. Ve dünya sadece izliyor.

Gazze hâlâ bombalanıyor. Filistin hâlâ kanıyor. İnsanlık hala susuyor. Bu artık bir savaş değil; bu, insanlığın vicdanla verdiği ve her gün kaybettiği bir sınavdır. Kış kapıda. Elektrik yok, su yok, gıda yok. Enkaz altındaki insanlar yalnızca bombalardan değil, soğuktan donarak ölme tehlikesiyle karşı karşıya. Bebekler battaniyesiz, hastaneler ilaçsız, yaralılar çaresiz. Buna rağmen uygar dünyadan yükselen ses, kınamadan öteye geçmiyor.

Peki soruyorum. Nerede UNICEF? Nerede çocuk haklarını savunduğunu iddia eden uluslararası kuruluşlar? Nerede Birleşmiş Milletler? Nerede insan hakları savunucuları? Nerede Arap dünyası? Filistinli çocuklar çocuk değil mi? Gazze’de ölenler insan değil mi? Dünyanın dört bir yanında bir çocuğun gözyaşı için ayağa kalkanlar, Gazze’de binlerce çocuğun ölümüne neden susuyor? Bu sessizlik, sadece bir ihmal değil; bu sessizlik, suça ortaklıktır.

Arap dünyası ise ayrı bir hayal kırıklığıdır. Milyarlarca dolarlık servetlere sahip ülkeler, birkaç kamyon yardım göndermekle yetiniyor. Oysa Gazze’nin ihtiyacı sadece yardım değil; kararlı bir duruş, net bir irade, cesur bir tavırdır. Filistin meselesi yıllardır nutuklarla savunuluyor ama icraata gelince herkes suskun. Bugün Gazze’de yaşananlar, yarın başka bir coğrafyada yaşanmayacak mı? Dünya bu zulme sessiz kalırsa, yarın bu ateş başka mazlumları da yakmayacak mı?

İnsanlık, değerlerini Filistin’de kaybediyor. Adalet, Gazze’de enkaz altında kaldı. Vicdan, bombaların gürültüsünde boğuldu. 2026 yılına girdik ama insanlık hala ilkel çağların karanlığında. Güçlü olanın haklı sayıldığı, mazlumun görmezden gelindiği bir dünya düzeniyle karşı karşıyayız. Eğer bu düzene “dur” denmezse, yarın kimsenin güvenliği kalmayacak. Gazze sadece Filistin’in meselesi değildir.

Gazze, insanlığın aynasıdır. Ve o aynaya baktığımızda gördüğümüz şey utançtır. Bugün susan herkes, yarın bu zulmün tarihsel sorumluluğunu taşıyacaktır. Çünkü çocukların öldüğü bir dünyada, Arap dünyası masum değildir. İnsanlık nerede mi? Gazze’de arıyoruz…Ama bulamıyoruz. Bir gün Gazze kazanacak. Ama o gün geldiğinde, bugün susanların utancı tarihe kazınmış olacak. Adalet er ya da geç tecelli eder; zalimler kaybeder, mazlumlar kazanır. Gazze’nin yaraları sarılacak ama insanlığın vicdanındaki bu kara leke kolay silinmeyecek.

ceylaan222@hotmail.com

DİĞER YAZILARI Hemşire Olmak, Bir Hayata Dokunmaktır 01-01-1970 03:00 “Büyüklere Saygı Nereye Gitti?” 01-01-1970 03:00 Sözün Sınırı, Vicdanın Sınavı 01-01-1970 03:00 Bir Meslekten Fazlası: Avukatlık 01-01-1970 03:00 Savaşın Kirli Yüzü: Ölen Çocuklar 01-01-1970 03:00 8 Mart’ın Gerçek Sahipleri: Toprağın ve Emeğin Kadınları 01-01-1970 03:00 Kahtalı Mıçe İsmi Geleceğe Taşınmalı 01-01-1970 03:00 Bir Şehrin Sessiz Çığlığı: Adıyaman İçin Yatırım Zamanı 01-01-1970 03:00 Petrol Var, İş Yoksa Bu Şehir Nasıl Ayağa Kalkacak? 01-01-1970 03:00 Deprem Sonrası Gerçek Kalkınma: Adıyaman İçin Sanayi Zamanı 01-01-1970 03:00 Kıbrıs Barış Harekatı ve Necmettin Erbakan: Sessiz Gücün Tarihe Düşen İmzası 01-01-1970 03:00 Varlığına Alışılan Anne ve Baba, Yokluğu Öğreten En Ağır Ders 01-01-1970 03:00 Bir Ömrün Sessiz Mimarı: Baba 01-01-1970 03:00 Hakikatin Sessiz Nöbeti: 10 Ocak 01-01-1970 03:00 Soğukta Kazanılan Ekmek, Alın Teriyle Isınır 01-01-1970 03:00 Saygının Dumanı mı Tütüyor? 01-01-1970 03:00 Biz Böyle Değildik: Kadına Şiddetin Normalleştiği Bir Toplum Olmak 01-01-1970 03:00 Simit Tepsisinden Hayatın Merdivenlerine: Tepside Simit, Yüreklerinde Azim 01-01-1970 03:00 Yaşlısına Sahip Çıkan Toplum, Vicdanını Kaybetmez 01-01-1970 03:00 Fırsatçılığın En Ağır Hali: Depremden Sonra Fırlayan Kiralar 01-01-1970 03:00 Anne ve Babanın Kıymeti: Kaybolan Değerlerin Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Rüzgarın, Toprağın ve Emanetin Mesleği: Çobanlık 01-01-1970 03:00 Kalbi Büyük Şehir: Adıyaman 01-01-1970 03:00 Tarihin, Doğanın ve Gönül İnsanlarının Şehri 01-01-1970 03:00 Bu Diyardan Bir “Kahtalı Mıçe” Geldi, Göçtü, Gitti 01-01-1970 03:00