İnsan! - Annem’e 20 Mayıs 2018

Yaşar Hamurcu

14-05-2026 15:38

 

Yaklaşık bir yıldır kendilerine kol kanat germeye çalıştığımız birileri var.
Biliyorum, siz hayır diyeceksiniz. “Bizler onlara üç dört yıldır kapılarımızı açtık.” diyeceksiniz. Kabul ediyorum.

Bir veya dört, fark etmez. Önemli olan onlara kapı açmak ve yaşamı paylaşmaktır.

Yaşamı paylaştığımız bu insanlar, Suriyeli vatandaşlar. Onların da bir ülkesi, toprağı ve sahip oldukları evleri vardı. Bir de zalim ülke yöneticileri vardı.

Bu ülkenin yöneticisi, vatandaşlarına eziyet edilirken sesini çıkarmadı. O da yetmezmiş gibi, öldürülmelerine göz yumdu. Hatta öylesine bir öldürme girişimi başladı ki yöneticinin kendisi de vatandaşlarının öldürülmesini emretti.

Öldüren de öldürülen de aynı ülkenin yani Suriye’nin vatandaşıydı. Artık ölümler tek tek değil, toplu olmaya başlamıştı.

Gaddar yönetici Esed, uçaklarla toplar taşıtıyor ve toplu yerleşim birimlerini imha ediyordu. O da yetmezmiş gibi, füzelerle sarin gazı atıldı. Dünya bütün bu olanları görüyor, ses çıkarmıyordu. Bir tek ülkemiz bu insanlara kapılarını açtı…

Ülkemizin kabul ettiği bu insanlar, şimdi kimileri iş arkadaşımız. Kimileri de kendi ayakları üzerinde durarak iş yerlerini açıp çalışıyorlar. Bazıları da boş durmuyor. Ne mi yapıyorlar?

Çöplerden atık toplayarak yaşamlarını idame ediyorlar.

Biliyorum, bazılarınız diyecektir ki devlet onların ihtiyaçlarını karşılıyor. Evet, karşılıyor. Hiç itirazım da yok. Takdir ettiğim konu, onların çöpten atık toplayarak geri dönüşüme katkı sağlamalarıdır.

Bizim insanımız çöpe rastgele atık atar. Halbuki atılan her atık çöp değildir. Kimisi cam, kimisi plastik veya kâğıttır. Bütün bu atıklar geri dönüşüm olacak atıklardır.

İşte bu atıkları toplayan vatandaşlar Suriyeli. Hepsi boşa gidecek çöpleri, ülkenin kalkınmasına katkı sağlayarak bizimle yaşamı paylaşarak topluyor. Kendilerine şahsım adına teşekkür ediyorum…

Günün birinde Suriye’de yaşam normale dönerse ülkelerine dönmeleri ve yeniden yaşamlarını orada idame etmeleri en büyük dileğimdir.

ANNEM’E

Canım annem
Misk-i Anber
kokunu almaya geldim.

Özlemin büyük,
aç kaldığın,
saçını süpürge ettiğin,
uykusuz kaldığın
günler uğruna
sar kollarını
sıkı sıkıya,
sıkabildiğin kadar.

Biliyorum, incitmezsin
dünya tatlısı
bebeğini.

Sarışın mı? Sarışın.
Yemyeşil gözleri,
“cennet meyvesi
altın topunuz.”

Ona dil, göz
ve kulak oldun.
Acıkınca ağlamasına
dayanamadığın,
helal sütünü verdiğin
bebeğin.

Canım annem
Misk-i Anber
kokunu almaya geldim.

Not: Başta annemin ve bütün annelerin ellerinden öpüyor, Anneler Günü’nü kutluyorum.

11 Mayıs 2006
Yaşar Hamurcu - Adıyaman

DİĞER YAZILARI İki Yıl Ve… 27 Şubat 2019 01-01-1970 03:00 İkiyüz On Dört Milyarı Çöpe Attık! 18 Aralık 2017 01-01-1970 03:00 Haklarımızı Biliyor Muyuz? / Naz Eyleme (02 Ocak 2011) 01-01-1970 03:00 Habil ve Kabil / Lalem 17 Aralık 2018 01-01-1970 03:00 Düşün ve Sesli Konuş! / Küçüğüm 29 Mart 2018 01-01-1970 03:00 Dünyaya Gözdağı…(05 Aralık 2018) 01-01-1970 03:00 Dünya ve Türkiye / Bu Aşk Mı? 01-01-1970 03:00 Doğanın Katili / Çevreci 01-01-1970 03:00 Doğanın Kanunu 01-01-1970 03:00 Bal + Soğan! = Sincik 01-01-1970 03:00 Adalet! Adalet! 01-01-1970 03:00 Acı + Hüzün + Gözyaşı = Sevinç + Sevinç = Sevinç 01-01-1970 03:00 Babam ve Bekir Usta! 01-01-1970 03:00 Baba Diyebilir Miyim 01-01-1970 03:00