“Yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz.”
Yukarıdaki söz, yüce yaratanın biz insanlara emridir.
Biz insanoğlu ise yediğimiz ekmek, meyve ve sebzeyi başka insanlarla paylaşacağımıza çöpe atıyoruz.
Çöpe attığımız meyve, sebze ve ekmek için bir yılda iki yüz on dört milyar para harcamış oluyoruz.
Ekmek için bir yılda iki milyar lira çöpe atarken, bu parayla yüz altmış bin insanı çalıştırarak onlara asgari maaş verebiliriz.
Çöpe attığımız para ile ülkemize beş yüz okul yaptırarak öğrencilerimize daha iyi bir eğitim sağlayabiliriz. Ya da:
Evleri uzak olan öğrencilerimize beş yüz yurt yaptırarak onlara barınma imkânı sunabiliriz.
Bunları yapmıyor, yerine başka şeyler düşünüyorsak da:
Ülkenin yol sorununa el atarak ulaşımı daha da kolaylaştırabiliriz.
Nasıl mı?
İhtiyacı olan ilimize beş yüz kilometre bölünmüş yol yapsınlar. Veyahut:
Seksen ilimize birer tane hastane yaptırsınlar.
Bütün bu saydıklarım, çöpe attığımız yiyecek paralarıyla yaptırılabiliyor.
Çöpe attığımız paraları şöyle de değerlendirebiliriz:
Bir ilimizin bütün insanlarına bir gün bedava ekmek verebiliriz. Ya da:
Ekmeğimizi çöpe atma yerine:
Bayatlamış ekmeği küp küp keserek, fırında kızarttıktan sonra cam kavanozda bir hafta içerisinde tüketebiliriz.
Böyle bir düşünce ile hareket ettiğimizde hem israf etmemiş oluruz hem de yarınımız olan çocuklarımıza kötü örnek olmayız.
yasarhamurcu@hotmail.com
























