Eğer düşündüklerinizi birilerine söylemiyor veya yazmıyorsanız, aslında siz o zaman düşünmüyorsunuz demektir; çünkü düşünmek, yalnızca kafanızda bir fikir taşımak değil, onu ifade edebilmekle tamamlanır. Düşündüklerinizi yazıyor ve birilerine okutuyorsanız, işte o zaman gerçekten düşünüyorsunuzdur; çünkü yazmak ve paylaşmak, düşüncenin somut hâle gelmesidir ve paylaşıldığında değer kazanır.
Düşüncelerini yazıya dökenler ve yayınlayanlar, hem yazarlardır hem de sesli düşünenlerdir; çünkü düşüncelerini yalnızca kendi iç dünyalarında tutmak yerine, onları dışa vurma cesaretini gösterirler. Sesli düşünen insanlar, kimseye zarar vermezler; ancak kendileri, bazen düşüncelerinin açığa çıkmasından dolayı olumsuz etkilenebilirler.
Dünya, düşünen insanlar ve sesli konuşan insanların fikirleri sayesinde bize hizmet etmektedir ve yaşamımızı şekillendirmektedir. Düşünen ve konuşan insanlar, paylaştıkları dünyayı daha yaşanabilir hâle getirmek için, diğer düşünenlerin de fikirlerine saygı göstermeyi bilmelidirler; çünkü ancak fikirler arasında saygı ve anlayış olduğunda toplumlar ilerleyebilir.
Bütün toplumlar, bu günlere ancak sesli düşüncenin neticesinde ulaşmışlardır; o hâlde düşünürken, toplumun yararına olacak söylemler geliştirmek ve bunları paylaşmak temel gayemiz olmalıdır. Bizlerin ve yarınımız olan gençlerin, dünyayı bizden sonra gelecek nesillere daha yaşanır bir hâlde bırakmaları, birinci görevimiz olmalıdır. Siz de düşüncelerinizi sesli şekilde ifade edin ve yazın, yazdıklarınıza imza atmayı asla unutmayın.
KÜÇÜĞÜM
Küçük yaramazım, sokağın sessizliğini senin yokluğunla birlikte hissediyorum ve kimse gülümsemiyor baktığın pencereden. Bu sabah, sokağın gibi parkta da her şey ıssız, kitapçı vitrinleri ise seni bekliyor; okumadığın kitaplar, benim sabırsızlığım gibi, yolunu gözlüyor. En önemlisi, kalabalığın içinde kendimi kimsesiz hissediyorum; çünkü sen, bir tek sen, kalabalıklara bedelsin, küçük yaramazım. Sokakların ıssızlığı, caddelerde hayat bulsa da, senin yokluğunu hissediyor bu yürek ve bu yüzden ya dön ya da al beni yanına.
(Yaşar Hamurcu, 24 Ağustos 2006)
yasarhamurcu@hotmail.com

























