Bazı şehirler vardır…
Onlara giden yollar yalnızca asfalt değildir; özlemin, aidiyetin ve bir türlü giderilemeyen mesafelerin de hikâyesidir. Adıyaman ile İzmir arasındaki uçuş meselesi de işte tam olarak böyle bir hikâye. Yıllardır konuşulan, defalarca gündeme gelen, umutlanılıp yeniden rafa kaldırılan bir mesele…
Adıyaman’dan Ege’ye, Ege’den Adıyaman’a uzanan bu uzun yol, binlerce insanın hayatına dokunuyor. Ege’nin kıyı kentlerinde yaşayan Adıyamanlılara bir sorun:
“Memlekete en son ne zaman gittiniz?”
Daima aynı uzun iç çekiş gelir önce. Sonra alışılmış bir cümle dökülür dudaklardan:
“Yol çok zor… Uçak olmadığı için kara yolu yapıyoruz.”
Günlerce düşünülen bir yolculuk.
Saatlerce süren bir çile.
Ve her gidişte biraz daha yoran bir mesafe…
Oysa bu iki şehir arasındaki uçak hattı açılsa, sadece mesafeler kısalmayacak; yüzlerce ailenin bayramları, taziyeleri, buluşmaları kolaylaşacak. Adıyaman’ın deprem sonrası yeniden toparlanma sürecinde attığı adımlar hızlanacak. Ekonomik hareketlilik artacak, şehir hayata daha güçlü dönecek.
Çünkü ulaşım bir kolaylıktan ibaret değildir; bazen bir şehrin kaderini değiştiren temel taşlardan biridir.
Uzun zamandır dillendirilen bu ihtiyaç, yakın zamanda yeniden masaya yatırıldı. Hazırlanan ayrıntılı bir çalışma ile hem Ege’de yaşayan Adıyamanlıların hem de çevre illerdeki vatandaşların yaşadığı ulaşım güçlüğü tüm yönleriyle ortaya konuldu. Bu değerlendirme, ilgili kurumlara ulaştırılarak konunun yeniden gündeme gelmesine katkı sundu.
İşte mesele tam da bu noktada önem kazanıyor.
Yıllardır dillendirilen bir ihtiyacın, somut verilerle yeniden hatırlatılması, “Bu şehir unutulmadı” duygusunu beraberinde getirdi. Birilerinin bu konuda inisiyatif alması bile, toplumun çeşitli kesimlerinde bir umut ışığı yarattı.
Gerçek şu ki:
Adıyaman–İzmir uçuşlarının yeniden başlaması bir ulaşım hattının açılmasından çok daha fazlasıdır.
Bu, memleketine ulaşmak için günlerce plan yapan insanların yükünü hafifletmek demektir.
Bu, bir şehrin ekonomik nefes alması demektir.
Bu, sosyal bağların güçlenmesi, ailelerin birbirine daha kolay kavuşması demektir.
Bu, şehrin yeniden ayağa kalkma mücadelesine sessiz ama güçlü bir destek demektir.
Çoğu zaman şehirlerin kaderi, büyük projelerden ziyade, küçük ama kritik adımlarla değişir. Belki de bu uçuşun yeniden başlaması, Adıyaman’ın toparlanma sürecine sessiz bir katkı olarak tarihe geçecek. Belki de yıllardır bekleyen o uçak yeniden havalandığında, bu hikâye nihayet mutlu bir sona kavuşacak.
Şimdi geriye sadece şu soru kalıyor:
Adıyaman ile İzmir arasındaki mesafeyi kısaltmak için daha ne bekliyoruz?
Bir şehrin umudunu gökyüzüne bağladığı bu kadar az an vardır. Umarım o gün gelir ve hep birlikte “Bu kez gerçekten oldu” diyebiliriz.
hasanakgun_1907@hotmail.com