Edep ve Özgürlüğün Sınırı

Ayhan Bayram

10-11-2025 16:13

 

Öncelikle kendini bilen, onurlu, haysiyetli tüm kadınlarımızı tenzih ederek sözlerime başlıyorum. Geçtiğimiz gün Bahçelievler’de yaşanan bir olay hepimizin malumu: Çıplaklığıyla övünerek dolaşan genç bir kız ile ona tepki gösteren daha olgun bir kadının tartışması ve ardından gelen şiddet. Burada şunu açıkça ifade etmek gerekir: Ne sebeple olursa olsun şiddet kabul edilemez. Ancak bu olay vesilesiyle bir toplumsal gerçeği de konuşmak zorundayız.

Toplum Değerleri Erozyona Uğruyor

Bir toplum, kendi değerlerinden uzaklaşmaya başladığında çürüme sessizce yayılır. Bugün bazı çevreler, “özgürlük” adı altında her türlü ahlâksızlığı meşrulaştırma çabasında. Oysa çıplaklık özgürlük değildir. Ne bedene saygıdır ne de topluma. Mahremiyet sınırları; insanı insan yapan, topluma karşı sorumluluk duygusunun temelidir. Mahremiyet Bireysel Değil Toplumsal Bir Meseledir Kadın ya da erkek fark etmeksizin; sokak ortasında mahremiyet sınırlarını yok sayan davranışların, “kişisel tercih” arkasına saklanması doğru değildir. Çünkü toplumsal yaşam; ortak saygı, ortak ölçü ve ortak edep ile sürdürülebilir. “Herkes istediğini yapar” mantığıyla yaşarsak; yarın huzur da gider, güven de gider, saygı da gider.

Gerçek Özgürlük; Onuru Korumaktır

Gerçek özgürlük, insanın kendisinin ve başkasının haysiyetine zarar vermeden yaşayabilmesidir. Haya insanın süsüdür. Haya giderse; geriye sadece nefsaniyet kalır. Burada kimseye, “Kara çarşafa gir, tüm bedenini kapat” demiyoruz ve diyemeyiz. Ancak aynı şekilde; edepsizliği ve teşhirciliği de alkışlamayız. Edebin talebi budur: Ölçü, denge ve saygı.

Kendini Bilen Kadının Tavrı

Kendini bilen, vakar sahibi hiçbir kadın; plaj, deniz ve özel alanlar dışında, pijama veya iç çamaşırı görünümlü kıyafetlerle kendini teşhir etmez. Çünkü haysiyet, sadece örtüyle değil; duruşla, tavırla ve niyetle ortaya konur.

Eskiden Haya Vardı

Eskiden utanmak ayıp değil erdemdi. Haya vardı, ölçü vardı, nezaket vardı. Toplum ancak bu değerler ayakta tutar. Haya giderse; bereket gider, huzur gider, ahlak gider.

Bir Yanlış Örnek ve Sözün Kıymeti

Bu konu üzerine bir beyefendi çıkıp, “Umarım karıma, kızıma denk gelmez; seni parçalarım” gibi bir ifade kullanmış. Böylesi söylemler de çare değildir. Çünkü sorun, kaba kuvvetle değil; anlayış, eğitim ve değer bilinciyle çözülür. Kısacası mesele, kıyafetin kendisinden önce; niyet, edep ve toplumsal sorumluluk meselesidir. Değerlerimizi kaybedersek, toplum olarak çözülürüz. Saygılarımla.

atnmedyanet@gmail.com

DİĞER YAZILARI Değerler Üzerine Bir Hatırlatma 01-01-1970 03:00 Güzel Ülkem Türkiye’ye Dair-Bir Gönül Yazısı 01-01-1970 03:00 Uluslararası İşletmeler, Küresel Krizin Eşiğinde 01-01-1970 03:00 Baba Gidince.... 01-01-1970 03:00 Gerçek Eğitici… Hayatın Sınavından Geçmiş Nesil 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin Savaş Gücü 01-01-1970 03:00 İstanbul Trafiği: Hayatın Ta Kendisi 01-01-1970 03:00 İlahlık Taslayan Firavunlar Gelip Geçti, Hepsi Toprağın Altında 01-01-1970 03:00 ABD ve Demokrasi: Gözyaşı ve Kanın Gölgesinde Bir Söylem 01-01-1970 03:00 Başlangıç Çizgisi 01-01-1970 03:00 Güzel Ülkem Türkiye'ye Dair – Bir Gönül Yazısı 01-01-1970 03:00 Gerçek Eğitici… 01-01-1970 03:00 Uluslararası İşletmeler, Küresel Krizin Eşiğinde 01-01-1970 03:00 Bilinç Altı 01-01-1970 03:00 İşinin Ehli 01-01-1970 03:00 Bir Şey Çürüyünce Yıkılır. Çürük İdeolojiler ve Despot Yönetimler 01-01-1970 03:00 İnsan ve İnsanlığı Bekleyen Hazı̇n Son 01-01-1970 03:00 Yüzde 11.54 Çok Üzdü! 01-01-1970 03:00 Hayat Bir Pusuladır 01-01-1970 03:00 TÜİK’e Göre Adıyaman ve Sinop İnsanı 01-01-1970 03:00 “İsveç” Refah Seviyesi Yüksek Ülke 01-01-1970 03:00 Sevmiyorsan Bırak Gitsin.... 01-01-1970 03:00 Sigara 01-01-1970 03:00