Adıyaman Haber
HV
16 HAZİRAN Salı 13:20

Değerler Üzerine Bir Hatırlatma

Ayhan Bayram
Ayhan Bayram
Giriş Tarihi : 28-01-2026 14:32

 

Evvela şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki; kendini bilen, şerefini ve haysiyetini her şartta muhafaza eden, onurunu ne gündelik heveslere ne de anlık alkışlara feda etmeyen tüm kadınlarımızı tenzih ederim. Bu satırlar, asla onları hedef almaz; bilakis onların vakarına, duruşuna ve hayaya dayalı yaşam anlayışına duyulan saygının ifadesidir.
İstanbul Bahçelievler’de yaşanan ve kamuoyuna yansıyan bir olay vesilesiyle, yaşça daha büyük bir kadının, sokak ortasında çıplaklığıyla övünen genç bir kıza “Çocuklarımıza kötü örnek oluyorsun” diyerek tepki göstermesi ve bu tepkinin maalesef şiddete dönüşmesi üzerine, bir iki kelam da ben etme ihtiyacı hissettim. Elbette bu yalnızca bir örnektir; lakin toplumda derinleşen bir kırılmanın küçük ama çarpıcı bir yansımasıdır.
Şunu özellikle ve altını kalın çizgilerle çizerek belirtmek isterim ki; ne olursa olsun, hangi gerekçeyle olursa olsun şiddeti asla tasvip etmiyorum. Şiddet, haklı bir sözü bile haksız kılar; doğru bir itirazı bile yanlış bir noktaya sürükler. Bu yüzden sözle, akılla ve vicdanla konuşmak varken elin, dilin önüne geçmesine izin vermek en büyük kayıptır.
Bir toplumun çözülüşü, çoğu zaman gürültüyle değil; sessiz sedasız, değerlerini kaybederek başlar. Bugün ne yazık ki bazı kesimler, “özgürlük” kavramını istismar ederek edepsizliği, ölçüsüzlüğü ve hayasızlığı normalleştirme gayreti içerisindedir. Oysa her şeyin başı ve sonu olan özgürlük; sınırsızlık değil, sorumluluk bilinciyle anlam kazanır.
Çıplaklık, dayatıldığı gibi bir özgürlük alanı değildir; aksine insanın kendi bedenine, kendi değerine ve içinde yaşadığı topluma karşı sergilediği bir saygısızlık halidir. Özgürlük; teşhirle değil, bilinçle yaşandığında kıymetlidir.
Kadın ya da erkek fark etmeksizin, sokak ortasında mahremiyet sınırlarını hiçe sayarak dolaşmak, yalnızca bireysel bir tercih olarak görülemez. Çünkü kamusal alan, yalnızca bireyin değil; toplumun tamamının ortak yaşam alanıdır. Bu sınırların bilinçli şekilde aşılması, toplumsal huzura karşı işlenmiş bir ahlak problemidir.
“Herkes istediğini yapar” anlayışıyla bir hayat inşa etmeye kalkışırsak; yarın kimse ne güven bulur ne huzur ne de karşılıklı saygı. Çünkü ölçüsüzlük, eninde sonunda kaosa dönüşür.
Gerçek özgürlük; başkalarını rahatsız etmeden, kimsenin değerlerini incitmeden ve en önemlisi insanın kendi onurunu ayakta tutarak yaşayabilmesidir. Haya, insanın en zarif süsüdür. Haya kaybolduğunda, insandan geriye yalnızca nefsinin esiri olmuş bir gölge kalır.
Kimseye “Git kapan, kara çarşafa gir, vücudunun tüm hatlarını gizle” demiyoruz; demeyiz de. Bu, kimsenin haddine değildir, eyvallah. Ancak edepsizliği bir yaşam biçimi haline getirip buna itiraz edenleri de susturmaya çalışmak, en az o edepsizlik kadar sorunludur.
Edepsizlikte ısrar edenlere karşı sessiz kalmak zorunda değiliz. Bir iki söz söylemek, bir itiraz dile getirmek, “Biraz da saygı lütfen, en azından” demek herkesin hakkıdır.
Kendini bilen, şerefli ve haysiyetli hiçbir kadın; deniz, plaj ya da benzeri özel alanlar haricinde, yatak kıyafetiyle veya teşhir niteliği taşıyan giysilerle sokak ortasında dolaşmayı kendine yakıştırmaz. Çünkü bilir ki; asalet, her ortamda aynı duruşu sergileyebilmektir.
Eskiden bir haya vardı, bir edep vardı. İnsanlar utanmayı zayıflık değil, erdem sayardı. Demem o ki; toplum, ancak ahlakına sahip çıktığı sürece ayakta kalabilir. Unutulmamalıdır ki; haya gittiğinde bereket de gider, huzur da, insanî bağlar da.
Yukarıda bahsettiğim meseleyle ilgili olarak bir beyefendi çıkmış, güya “özgürlük mühendisi” edasıyla konuşuyor. Yorum yapıyor ve diyor ki: “Umarım benim karıma, kız kardeşime, kızıma denk gelmesin; seni parçalarım.”
İşte asıl çelişki tam da burada başlıyor. Kendi ailesi söz konusu olunca korumacı, hassas ve tehditkâr olanların; başkalarının çocukları için aynı hassasiyeti göstermemesi, meselenin özgürlük değil, samimiyet sorunu olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Saygılarımla…

atnmedyanet@gmail.com

YORUMLAR
Marka Flower Çiçekçi