İlahlık Taslayan Firavunlar Gelip Geçti, Hepsi Toprağın Altında

Ayhan Bayram

19-11-2025 14:44

 

Tarih sahnesi, kendini tanrı mertebesine yükselten, gücünün sarhoşluğuna kapılıp zulmü kendine hak gören nice hükümdarla doludur. Bu insanlar, sahip oldukları iktidarın ebedî olduğunu sanmış, halklarını küçümsemiş, kibirlerini ilahî bir güç zannederek yaşamışlardır. Ancak hepsinin akıbeti değişmedi: Bir avuç toprak…

Firavunlar, Nemrutlar, tiranlar ve diktatörler… Bir dönem dünyaya hükmettiklerini sandılar. Orduları vardı, sarayları vardı, hazineleri doluydu. Fakat sahip olmadıkları tek şey, ölümü durdurabilecek bir güçtü. Bugün hepsi tarihin tozlu sayfalarında birer ibret vesikası olarak duruyor.

Gücün Kör Ettiği İnsan

Güç, çoğu zaman insanın gözünü kamaştırır; kişiyi hem hakikatten hem kendi acziyetinden uzaklaştırır. İktidarı eline alan, onu sonsuza dek elinde tutabileceğine inanır. Oysa her güç, aslında bir emanettir; gelir ve geçer.

Tarihte bunun en çarpıcı örneklerinden biri Mısır’ın firavunlarıdır. Kendilerini ilah ilan ettiler, halklarını köleleştirdiler, zulmü yönetim biçimi hâline getirdiler. Ama ne oldu? Deniz onları boğdu, toprak onları sakladı, zaman ise hepsini un ufak etti.

Nemrut da Hz. İbrahim’in karşısında kibirle dikilen bir hükümdardı. Öyle bir gurura kapılmıştı ki, Allah’a meydan okuyacak kadar ileri gitti. Ancak küçücük bir sinek, onun sonunu hazırladı. Bir sineğe bile güç yetiremeyen insanın kendini ilah zannetmesi, işte böylesine büyük bir gaflettir.

Toprak, Herkesi Eşitler

Zengin ya da fakir, güçlü ya da güçsüz, kral ya da köle… Fark etmiyor; herkesin son durağı aynı: Toprağın altı. Firavunlar, öldükten sonra bile hüküm sürebileceklerine inanarak devasa piramitler inşa ettirdiler. Fakat bugün o kudretli hükümdarlar, cam fanusların içinde sergilenen mumyalardan ibaret.

Bir zamanlar ilahlık taslayan bedenler, bugün turistlerin meraklı bakışları arasında sessizce yatıyor. Bu gerçek bize bir kez daha şunu hatırlatıyor: İnsanın sonu bir avuç topraktır. Ne malı ne mülkü ne de saltanatı onunla gelir. Ancak yaptığı iyilikler ya da kötülükler, bıraktığı miras ve izler, nesiller boyunca konuşulmaya devam eder.

Son Söz

Firavunlar geçti, Nemrutlar geçti… Hepsi toprağın altında birer tarihsel figür, ama kibirleri ve zulümleri bugün bile ibret olarak anlatılıyor. Dünya, kendini ilah sanan nice zalimi gördü, toprağa gömdü ve unuttu. Öyleyse insan, kibri değil tevazuyu; zulmü değil adaleti; bencilliği değil iyiliği seçmelidir. Çünkü gerçek güç, ilahlık taslamakta değil, insan kalabilmekte saklıdır. Bu köşe yazımda bahsettiğim kişi Netanyahu’dur; zira onu, çağımızda gücün gölgesine sığınıp zulmü meşrulaştırmaya çalışan modern bir firavun olarak görüyorum.

atnmedyanet@gmail.com

DİĞER YAZILARI Değerler Üzerine Bir Hatırlatma 01-01-1970 03:00 Güzel Ülkem Türkiye’ye Dair-Bir Gönül Yazısı 01-01-1970 03:00 Uluslararası İşletmeler, Küresel Krizin Eşiğinde 01-01-1970 03:00 Baba Gidince.... 01-01-1970 03:00 Gerçek Eğitici… Hayatın Sınavından Geçmiş Nesil 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin Savaş Gücü 01-01-1970 03:00 İstanbul Trafiği: Hayatın Ta Kendisi 01-01-1970 03:00 ABD ve Demokrasi: Gözyaşı ve Kanın Gölgesinde Bir Söylem 01-01-1970 03:00 Başlangıç Çizgisi 01-01-1970 03:00 Edep ve Özgürlüğün Sınırı 01-01-1970 03:00 Güzel Ülkem Türkiye'ye Dair – Bir Gönül Yazısı 01-01-1970 03:00 Gerçek Eğitici… 01-01-1970 03:00 Uluslararası İşletmeler, Küresel Krizin Eşiğinde 01-01-1970 03:00 Bilinç Altı 01-01-1970 03:00 İşinin Ehli 01-01-1970 03:00 Bir Şey Çürüyünce Yıkılır. Çürük İdeolojiler ve Despot Yönetimler 01-01-1970 03:00 İnsan ve İnsanlığı Bekleyen Hazı̇n Son 01-01-1970 03:00 Yüzde 11.54 Çok Üzdü! 01-01-1970 03:00 Hayat Bir Pusuladır 01-01-1970 03:00 TÜİK’e Göre Adıyaman ve Sinop İnsanı 01-01-1970 03:00 “İsveç” Refah Seviyesi Yüksek Ülke 01-01-1970 03:00 Sevmiyorsan Bırak Gitsin.... 01-01-1970 03:00 Sigara 01-01-1970 03:00