Yaşlanmak Mı, Yaş Almak Mı?

Kerim Baydak

04-10-2022 00:01

Nenelerimiz, dedelerimiz anne babalarını, büyüklerini kaybettiler. Babalarımız da, bizler de kaybettik, tabi çocuklarımız da kaybedecekler. Yani bizler de, vade dolunca, bu fani dünyadan göç edeceğiz. Herkes anne ve babasını kaybetti, kaybediyor ve kaybedecektir.

Anne babasını kaybetmek, çok zor oluyor ve yaşanılabilen en ağır bir duygudur. Bir an da insan boşluğa düşüyor, güvendiğin dağlar bir an da yerle yeksan oluyor. Kendini yalnız başına kalmış hissediyorsunuz.

Kaybettiğiniz büyüklerinizden birçok miras kalıyor bizlere. Para, mal, mülk, eser, söz, davranış, eylem… Ancak şüphe yok ki evlatlara kalan en büyük miras, belki de hiç düşünmediğimiz, aklımıza gelmeyen ölümdür. Evet, ölüm istisnasız herkese kalan tek ve en önemli şey, şüphesiz ölümdür.

Zaman zaman duyarız, “ailesinden kendisine kalan şey ölüm oldu, başka bir şeyi kalmadı, bırakmadı!” diye, söylenilen bir dua, bir temenni vardır. Aslında mana itibariyle hayli zengin ve çok da anlaşılmayan bir kelimedir ölüm. Bazen düşünür dururuz, “acaba dua mı etti, yoksa beddua mı!” diye.

Bazen “genç ölmek mi, yoksa yaşlanarak ölmek mi?” diye sohbetlerde tartışmalar içerisinde bulabiliriz kendimizi. Çok genç olanlara da, yaşlanıp ölenlere de şahitlik ederiz, Kim faydalı oldu, kim daha avantajlı, kim daha günahsız, kimin sevabı daha çok diye düşünmediğimiz zamanlar da yok değil.

İster bir yaş, ister yüz yaş hiç fark etmiyor, ölüm ölümdür, Hele ki bu sevdiğiniz bir yakınız ise. Aslında az yaş, çok yaş, çok da önemli değil, önemli olan bu hayatta nasıl yaşadığınızdır. “Bir yaşında sağlıklıysanız çok güzel bir ömür, yüz yaşında sağlıklı değilseniz, sağlık sorunları yaşıyorsanız, çekilmez, çok zor bir hayat yaşıyorsunuz” demektir. “Tam tersi bir durumda, bir yaşındaki zor bir hayat, yüz yaşındaki mutlu sağlıklı ve huzurlu bir ömür sürüyor, neşeli bir hayat yaşıyor” demektir.

O yüzden, bazen “yaşlanmak mı, yoksa yaş almak mı?” gibisinden bir soruyla karşılaşabiliriz. “Ne kadar yaş almış olursa olsun, yaşama, çalışma istek ve arzusunu kaybetmemişse; güzel, kaliteli ve standartları yüksek bir hayat yaşıyor” demektir.

Çevremize baktığımızda, yaşı genç olsa da yaşamaktan bıkmış insanlar, yaşı ilerlemesine rağmen halen yaşamaktan zevk alan insanlar görebiliriz/görebiliyoruz. Buna sayılmayacak derecede çok sebep illaki vardır. Ancak önemli olan, bu sebepleri en asgariye indirecek şekilde bir yaşam tarzını benimsemek ve yaşamını ona göre şekillendirmektir.

İnsanoğlu işte, bir türlü yaşamaya doymuyor. Sürekli bedeni ihtiyarlasa da, kalbi, yüreği, beyni yaşadıkları genç gibi hissediyor. Bir türlü o duyguları, düşünceleri, bakış açıları değişmiyor, yaşlanmıyor ölmüyor. Ölmeyi aklının ucundan bile geçirmiyor. Ta ki ölüm meleği kapısı çalana kadar. Sevdikleriyle, çevresindekilerle, birlikte yaşlananlara, yaş alanlara ne mutlu. Ancak genç yaşta olup, yaşamdan zevk almayanlar görüldüğünde, insan üzülüyor.

Yaşarken, neyle, nasıl yaşadığını bilerek, fânilikle izler, eserler bırakarak, yapıcı, gerçekçi bir ömür sürmekte önemlidir. İnsanlar arasında illaki farklılıklar olacaktır. Farklı görüş ve düşüncelerde olanlar, farklı yorumlarda bulunanlar, farklı bakış açısıyla olanlara/olaylara bakanlar olacaktır. Namık Kemal’in “barika i efkârdan mukaddeme i hakikat doğar” yani “fikirlerin çarpışmasından hakikat güneşi doğar” kabilinden, önemli olan doğruyu, iyiyi, güzeli, gerçeği bulmak ve ona sahip çıkmaktır.

Yaş almak güzeldir doğru yaşanırsa. Farklı düşünceler illaki olacaktır, sonuçta, yaşanılanlar ve yorumlar insanın zaman içerisinde yaşadıklarıyla ortaya çıkmaktadır ve kimliğini ortaya koymaktadır. Herkes bakış açısına kendisini haklı görür ve ona göre hayatını şekillendir, yönlendirir. Çocuklarıyla, torunlarıyla, çevresiyle gerçekçi, yapıcı ve düzenleyici bir yaşam çizgisine erişmek amacıyla, yaşamak gerçekten güzel bir duygu ve yaşanılası bir ömür olsa gerek.

kbaydak61-artan@hotmail.com

DİĞER YAZILARI İlginç Tespitler 01-01-1970 03:00 Yeni Bir Gün, Hafta ve Ay! 1 01-01-1970 03:00 Yazık Oluyor Gençliğimize! 01-01-1970 03:00 Aklımız Her Şeye Erer 01-01-1970 03:00 Kerim’ce Güzellemeler 01-01-1970 03:00 Adıyaman Makûs Talihini Ne Zaman Yener 01-01-1970 03:00 Gençler Yuva Kurarken, Dikkatli Olmalı 01-01-1970 03:00 Farkımızın Farkına Varıyor Muyuz? 01-01-1970 03:00 Haklıydı! 01-01-1970 03:00 Çok Şükür Ben De Emekli Oldum 01-01-1970 03:00 Yeter, Edep Ya Hu! 01-01-1970 03:00 Su Kıtlığı ve Kuraklık Kapımızda 01-01-1970 03:00 Toplum Antivirüs Programlarını Elbette Üretecektir 01-01-1970 03:00 Ben Neymişim Ya! 01-01-1970 03:00 Az, Öz Olsun, Bizim Olsun. 01-01-1970 03:00 Canım Öğretmenim Canım Benim (Akrostiş) 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Gibi Ahiret İçin Çalışsaydık!.. 01-01-1970 03:00 Ömrümüz Küslükle Mi Geçecek? 01-01-1970 03:00 Aklın Varsa, işin Zor! 01-01-1970 03:00 Net Ortamı, Dert Ortamı 01-01-1970 03:00 Hepimiz Yolcu Değil Miyiz? 01-01-1970 03:00 Deli, Hangisi, Moda, Moda! 01-01-1970 03:00 Altta Kalanın Canı Çıksın 01-01-1970 03:00 Ne Yaşadık, Ne Yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 Tütün Zor İş Vesselam 01-01-1970 03:00 Ne Dersiniz, Haksız Mıyım? 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Her Yerde Telefon 01-01-1970 03:00 Madde Bağımlısı Çocuklar, Böyle Olsun İstemediler 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Yakın Akrabalık Bitmiş 01-01-1970 03:00 Bakın Bir Sıra Daha İlerlediniz! 01-01-1970 03:00 Gel De Ortayı Bul 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Edep, Saygı, Ahlak Kalmamış 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Telefonsuz yemek yemiyorlar. 01-01-1970 03:00 Saat, 24-01 arası! 01-01-1970 03:00 Siz..! 01-01-1970 03:00 Saat 12-13 arası!  01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! İyi Dosttu Nazım PEKTAŞ 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Her Zaman Yaşanıyor 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Şey! 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Tezatlık 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Kaybediyoruz, Kayboluyoruz 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! VEYL Olsun! 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Dikkat Edin Çarpılmayın 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Ata İşte, Neylersin 01-01-1970 03:00 Şehirde Kale’mi Vardı 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Sağlıklı Olmak 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası Gençler Olmaz Ki! 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası Gençler Olmaz Ki! 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası Köpek Sürüsü Sorunu 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası Saat, 12-13 Arası Kızmak Mı, gitmek Mi? 01-01-1970 03:00 Doğum, Beklenti ve Yeni Şehir 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası Şu Ego Yok Mu? 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Aras Ah Şu Motosikletler ve Gençler 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası 01-01-1970 03:00 Hangi Yeme-İçme Alışkanlığı 01-01-1970 03:00 İndirim Çılgınlığı Zamanı 01-01-1970 03:00 İyi Arkadaşla Gezin, İyi Olun Ve İyilik Yapın 01-01-1970 03:00 Erdemli Ya Da Erdemsiz Olursunuz 01-01-1970 03:00 Gel De Özlem Duyma 01-01-1970 03:00 Çocuklarımıza Sahiplik Edelim 01-01-1970 03:00 Hayaller Başka Zamana Kalsın 01-01-1970 03:00 Balkonlar Baş Belâsı 01-01-1970 03:00 Her Canlının Tepkisi Farklıdır 01-01-1970 03:00 Erdemli Ya Da Erdemsiz Olursunuz 01-01-1970 03:00 Hangi Saattesiniz? 01-01-1970 03:00 Gezip, Görerek Yazmak, Çok Güzel 01-01-1970 03:00 Sefer Tasına Mı Dönsek Acaba? 01-01-1970 03:00 Aldatmak Sıradanlaştı, Yazık! 01-01-1970 03:00 Sessizliğe Ses Sizsiniz 01-01-1970 03:00 Şair Çok, Şiir Daha Da Çok 01-01-1970 03:00 İyi Olarak Anılın 01-01-1970 03:00 Diyeceğim De Nereye Kadar 01-01-1970 03:00 Belki Huzur Yanı Başımızda 01-01-1970 03:00 İyi Olarak Anılın 01-01-1970 03:00 Bu Dünya Da Kapatıyoruz Da… 01-01-1970 03:00 Haksız Da Değil Hani! 01-01-1970 03:00 Benim Hüsn-ü Kuruntumdur 01-01-1970 03:00 Kendimiz İçin Değişmeli, Gelişmeliyiz 01-01-1970 03:00 Artık Şaşıramıyoruz 01-01-1970 03:00 Her Yaşta İş Yapılabilir 01-01-1970 03:00