Adıyaman Haber
HV
15 MAYIS Cuma 15:09

Hepimiz Yolcu Değil Miyiz?

Kerim Baydak
Kerim Baydak
Giriş Tarihi : 23-10-2025 09:51

 

Fani bir dünyada yaşıyoruz. Bir süre burada kalacak ve ebedi, sonsuz bir hayata doğru yola çıkacağız. Yani hepimiz yolcuyuz. Kimse bu yolculuktan muaf değildir. İnsanın bu dünyada yaşamasına yardımcı olan ve hayatına anlam katan birçok sebep vardır.

Özellikle alım gücünün arttığının göstergesi sayılan ev, araba, çeşitli teknolojik eşyalar, hatlar… Günümüz insanları, sahip olduğu lüks eşyalar, arabaları, hatta evleri olduğundan bahseder olmaları, alım gücüyle ilişkilendirilmektedir.

Bu alım gücünün sıcak parayla, piyasada ki dönen parayla alakalı olduğunu sanmıyorum. Aslında alım gücü aksine tamamen düştüğü kanısındayım.

Geçmişte marketlerden alışveriş yapmanın dışında, dışarıda yemeğe çıkmak, sinemaya gitmek ve mevsimsel kıyafetler almak gibi olağan alışverişler yapıldıktan sonra, birikim de (belki küçük bir altın) yapabiliyorduk.

İlerleyen yıllarla beraber, bugün birikim yapmak bir yana, geçimi yapmak zor hale geldi. Çarşıya çıktığınızda; son model arabaları görüp, en lüks evlerde, lüks eşyalarla donatılmış mekânlarda yaşandığına şahit olduğunuzda, teknolojideki son model elektronik eşyalara haşir neşir iken, “nereden bu yoğurdun bolluğu” diyebilirsiniz.

Belki açıklaması hayli zor olabilir. Eskiden olsa “yastık altı bir yatırımı vardır” diyebilirdiniz; ama şimdiler de öyle mi?..

O zaman, buna tek sebep olarak, gösteriş merakı şeklinde açıklayabiliriz. Anlayacağınız; gösteriş meraklısı, gösteriş budalasıyız.

Çoğu arkadaşlar bilirim!.. Yiyeceğinden, içeceğinden,, gezmesinden kısarlar/keserler; son model teknolojik aletlere yatırım yaparlar. Varsa yatırım amaçlı, kötü günler ve sıkıntılı zamanlar için, yastık altına konan altınları hiç düşünmeden heba ederler.

Hani hep söylenir ya! Kimin parası çok, kimin parası yok belli olmazdı. Aynı zamanda” deniliyor. Yani parasal değerler, ulu orta göz önünde olmadığından, gösteriş söz konusu olmazdı.

Şimdi bankalardan alınan, çeşitli isimlerle anılan krediler ve banka kredi kartları limitlerini aşacak şekilde çılgınca alışverişler yapmaktayız. İhtiyacımıza göre değil, sadece rengine, desenine, modeline ya da görüntüsüne aldanarak, habire alıyoruz. Sonunu düşünmeden, savurganlık…

Buna marketler ve AVM’ler de ki diksiyonu düzgün, her an gölge gibi peşinizde dolaşarak ikna etmeye çalışan elemanlar ve beynimizin en diplerine işleyecek şekilde çalınan müzikler de dahil olmak üzere; sanki ödenmeyecekmiş gibi, ihtiyacımız olsa da, olmasa da bir yerine beş, on alıyoruz. İş ödemeye gelince, işte o zaman dananın kuyruğu kopuyor.

Söyleyebilir misiniz; hangimizin evinde kullanmadığı ayakkabılar, kıyafetler, çanta ve birçok ev eşyası ile dolup taşmıyor?

Gösteriş merakı yüzünden, farklı görünmeye çalışır, özümüzün dışına çıkarız. “Ayranı yok içmeye, arabayla gider….” kabilinden her yere arabayla gitmeye çalışırız. Maksat “dostlar pazarda görsün, herkes bizi zengin görsün,” gerisi önemli değil.

AVM’ler de ki o tüketici çılgınlığı bize yetmezmiş gibi, çocuklarımızı da ortak etmeye başladık. Küçük yaşlarda onları da bu çılgınlığa alıştırıyoruz. Gelecekleri de âdeta bir muamma… Kimler karlı çıkıyor bu işten? Elbette bu işle iştigal eden zenginler, daha da zengin olmaktadır.

Bilinçsizce harcayan dengesiz ve tutarsız davranan bir tüketicilik anlayışıyla, gösteriş meraklısı olduk. Bunu bankalar da düşük gelirli insanlara verdikleri limitsiz kredi kartlarıyla, sınırsız kredilerle, günlük bulup yiyen ve yarınını düşünmeyen bir toplum haline getirildik. Yolcu olduğunu düşünmeden, bırakıp gideceğini düşünmeden, kefenin cebini olmadığını düşünmeden, sahibi olduğu malın, mülkün, evladın, kendine bir fayda veremeyeceğini bilmeden, yarınını düşünmeden, yaptıkları aşırı tüketici çılgınlığıyla caka satmaya çalışarak, kaybolup gitmektedirler. Unutmayın hepimiz yolcuyuz! Bize olan sadece kefen!

Gerisi laf-ı güzaf babından ders alınması gereken bir hikâye, kıssadan hisse, anlayana…

“Hayatın anlamını kavramak için dünyayı dolaşmaya çıkan bir genç, gezdiği ülkelerden birinde ünlü bir bilgeyi ziyarete gitmişti. Gezgin genç, bilgenin yaşadığı evde, tüm duvarların kitaplarla kaplı olduğunu gördü. Fakat evi dikkatle gözden geçirdikten sonra, yerde bir kilim, duvar dibinde yatak olarak kullanılan bir sedir, ortada ise bir masa ve sandalyeden başka evde hiçbir eşyanın olmadığını gördü ve merakla sordu: "Neden hiç eşyanız yok?" dedi. "Koltuklarınız, kanepeleriniz, büfeleriniz... Onlar nerede?"

Bilge, bu soruya karşılık olarak kendi bir soru sordu gezgin gence; "Senin de yalnızca, sırtında taşıdığın küçük bir çantan var, yavrum" dedi. "Peki, senin eşyaların nerede?"

Gezgin genç, kendini savunurcasına cevapladı bu soruyu: "Ama görüyorsunuz... Ben yolcuyum.

Ünlü bilge, hak verircesine güldü: “Ben de öyle, yavrum" dedi. "Ben de öyle..." (Cevdet Kılıç’ın Bilgelik Hikâyeleri)

kbaydak61-artan@hotmail.com

 

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI İlginç Tespitler Yeni Bir Gün, Hafta ve Ay! 1 Yazık Oluyor Gençliğimize! Aklımız Her Şeye Erer Kerim’ce Güzellemeler Adıyaman Makûs Talihini Ne Zaman Yener Gençler Yuva Kurarken, Dikkatli Olmalı Farkımızın Farkına Varıyor Muyuz? Haklıydı! Çok Şükür Ben De Emekli Oldum Yeter, Edep Ya Hu! Su Kıtlığı ve Kuraklık Kapımızda Toplum Antivirüs Programlarını Elbette Üretecektir Ben Neymişim Ya! Az, Öz Olsun, Bizim Olsun. Canım Öğretmenim Canım Benim (Akrostiş) Fani Dünya Gibi Ahiret İçin Çalışsaydık!.. Ömrümüz Küslükle Mi Geçecek? Aklın Varsa, işin Zor! Net Ortamı, Dert Ortamı Deli, Hangisi, Moda, Moda! Altta Kalanın Canı Çıksın Ne Yaşadık, Ne Yaşıyoruz Tütün Zor İş Vesselam Ne Dersiniz, Haksız Mıyım? Saat, 12-13 Arası! Her Yerde Telefon Madde Bağımlısı Çocuklar, Böyle Olsun İstemediler Saat, 12-13 Arası! Yakın Akrabalık Bitmiş Bakın Bir Sıra Daha İlerlediniz! Gel De Ortayı Bul Saat, 12-13 Arası! Edep, Saygı, Ahlak Kalmamış Saat, 12-13 Arası! Telefonsuz yemek yemiyorlar. Saat, 24-01 arası! Siz..! Saat 12-13 arası!  Saat, 12-13 Arası! İyi Dosttu Nazım PEKTAŞ Saat, 12-13 Arası! Her Zaman Yaşanıyor Saat, 12-13 Arası! Şey! Saat, 12-13 Arası! Tezatlık Saat, 12-13 Arası! Kaybediyoruz, Kayboluyoruz Saat, 12-13 Arası! VEYL Olsun! Saat, 12-13 Arası! Dikkat Edin Çarpılmayın Saat, 12-13 Arası! Ata İşte, Neylersin Şehirde Kale’mi Vardı Saat, 12-13 Arası! Sağlıklı Olmak Saat, 12-13 Arası Gençler Olmaz Ki! Saat, 12-13 Arası Gençler Olmaz Ki! Saat, 12-13 Arası Köpek Sürüsü Sorunu Saat, 12-13 Arası Saat, 12-13 Arası Kızmak Mı, gitmek Mi? Doğum, Beklenti ve Yeni Şehir Saat, 12-13 Arası Şu Ego Yok Mu? Saat, 12-13 Aras Ah Şu Motosikletler ve Gençler Saat, 12-13 Arası Saat, 12-13 Arası Hangi Yeme-İçme Alışkanlığı İndirim Çılgınlığı Zamanı İyi Arkadaşla Gezin, İyi Olun Ve İyilik Yapın Erdemli Ya Da Erdemsiz Olursunuz Gel De Özlem Duyma Çocuklarımıza Sahiplik Edelim Hayaller Başka Zamana Kalsın Balkonlar Baş Belâsı Her Canlının Tepkisi Farklıdır Erdemli Ya Da Erdemsiz Olursunuz Hangi Saattesiniz? Gezip, Görerek Yazmak, Çok Güzel Sefer Tasına Mı Dönsek Acaba? Aldatmak Sıradanlaştı, Yazık! Sessizliğe Ses Sizsiniz Şair Çok, Şiir Daha Da Çok İyi Olarak Anılın Diyeceğim De Nereye Kadar Belki Huzur Yanı Başımızda İyi Olarak Anılın Bu Dünya Da Kapatıyoruz Da… Haksız Da Değil Hani! Benim Hüsn-ü Kuruntumdur Kendimiz İçin Değişmeli, Gelişmeliyiz Artık Şaşıramıyoruz Her Yaşta İş Yapılabilir Yaşlanmak Mı, Yaş Almak Mı?
Marka Flower Çiçekçi