Adıyaman Haber
HV
15 MAYIS Cuma 15:09

Yaşlanmak Mı, Yaş Almak Mı?

Kerim Baydak
Kerim Baydak
Giriş Tarihi : 04-10-2022 00:01

Nenelerimiz, dedelerimiz anne babalarını, büyüklerini kaybettiler. Babalarımız da, bizler de kaybettik, tabi çocuklarımız da kaybedecekler. Yani bizler de, vade dolunca, bu fani dünyadan göç edeceğiz. Herkes anne ve babasını kaybetti, kaybediyor ve kaybedecektir.

Anne babasını kaybetmek, çok zor oluyor ve yaşanılabilen en ağır bir duygudur. Bir an da insan boşluğa düşüyor, güvendiğin dağlar bir an da yerle yeksan oluyor. Kendini yalnız başına kalmış hissediyorsunuz.

Kaybettiğiniz büyüklerinizden birçok miras kalıyor bizlere. Para, mal, mülk, eser, söz, davranış, eylem… Ancak şüphe yok ki evlatlara kalan en büyük miras, belki de hiç düşünmediğimiz, aklımıza gelmeyen ölümdür. Evet, ölüm istisnasız herkese kalan tek ve en önemli şey, şüphesiz ölümdür.

Zaman zaman duyarız, “ailesinden kendisine kalan şey ölüm oldu, başka bir şeyi kalmadı, bırakmadı!” diye, söylenilen bir dua, bir temenni vardır. Aslında mana itibariyle hayli zengin ve çok da anlaşılmayan bir kelimedir ölüm. Bazen düşünür dururuz, “acaba dua mı etti, yoksa beddua mı!” diye.

Bazen “genç ölmek mi, yoksa yaşlanarak ölmek mi?” diye sohbetlerde tartışmalar içerisinde bulabiliriz kendimizi. Çok genç olanlara da, yaşlanıp ölenlere de şahitlik ederiz, Kim faydalı oldu, kim daha avantajlı, kim daha günahsız, kimin sevabı daha çok diye düşünmediğimiz zamanlar da yok değil.

İster bir yaş, ister yüz yaş hiç fark etmiyor, ölüm ölümdür, Hele ki bu sevdiğiniz bir yakınız ise. Aslında az yaş, çok yaş, çok da önemli değil, önemli olan bu hayatta nasıl yaşadığınızdır. “Bir yaşında sağlıklıysanız çok güzel bir ömür, yüz yaşında sağlıklı değilseniz, sağlık sorunları yaşıyorsanız, çekilmez, çok zor bir hayat yaşıyorsunuz” demektir. “Tam tersi bir durumda, bir yaşındaki zor bir hayat, yüz yaşındaki mutlu sağlıklı ve huzurlu bir ömür sürüyor, neşeli bir hayat yaşıyor” demektir.

O yüzden, bazen “yaşlanmak mı, yoksa yaş almak mı?” gibisinden bir soruyla karşılaşabiliriz. “Ne kadar yaş almış olursa olsun, yaşama, çalışma istek ve arzusunu kaybetmemişse; güzel, kaliteli ve standartları yüksek bir hayat yaşıyor” demektir.

Çevremize baktığımızda, yaşı genç olsa da yaşamaktan bıkmış insanlar, yaşı ilerlemesine rağmen halen yaşamaktan zevk alan insanlar görebiliriz/görebiliyoruz. Buna sayılmayacak derecede çok sebep illaki vardır. Ancak önemli olan, bu sebepleri en asgariye indirecek şekilde bir yaşam tarzını benimsemek ve yaşamını ona göre şekillendirmektir.

İnsanoğlu işte, bir türlü yaşamaya doymuyor. Sürekli bedeni ihtiyarlasa da, kalbi, yüreği, beyni yaşadıkları genç gibi hissediyor. Bir türlü o duyguları, düşünceleri, bakış açıları değişmiyor, yaşlanmıyor ölmüyor. Ölmeyi aklının ucundan bile geçirmiyor. Ta ki ölüm meleği kapısı çalana kadar. Sevdikleriyle, çevresindekilerle, birlikte yaşlananlara, yaş alanlara ne mutlu. Ancak genç yaşta olup, yaşamdan zevk almayanlar görüldüğünde, insan üzülüyor.

Yaşarken, neyle, nasıl yaşadığını bilerek, fânilikle izler, eserler bırakarak, yapıcı, gerçekçi bir ömür sürmekte önemlidir. İnsanlar arasında illaki farklılıklar olacaktır. Farklı görüş ve düşüncelerde olanlar, farklı yorumlarda bulunanlar, farklı bakış açısıyla olanlara/olaylara bakanlar olacaktır. Namık Kemal’in “barika i efkârdan mukaddeme i hakikat doğar” yani “fikirlerin çarpışmasından hakikat güneşi doğar” kabilinden, önemli olan doğruyu, iyiyi, güzeli, gerçeği bulmak ve ona sahip çıkmaktır.

Yaş almak güzeldir doğru yaşanırsa. Farklı düşünceler illaki olacaktır, sonuçta, yaşanılanlar ve yorumlar insanın zaman içerisinde yaşadıklarıyla ortaya çıkmaktadır ve kimliğini ortaya koymaktadır. Herkes bakış açısına kendisini haklı görür ve ona göre hayatını şekillendir, yönlendirir. Çocuklarıyla, torunlarıyla, çevresiyle gerçekçi, yapıcı ve düzenleyici bir yaşam çizgisine erişmek amacıyla, yaşamak gerçekten güzel bir duygu ve yaşanılası bir ömür olsa gerek.

kbaydak61-artan@hotmail.com

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI İlginç Tespitler Yeni Bir Gün, Hafta ve Ay! 1 Yazık Oluyor Gençliğimize! Aklımız Her Şeye Erer Kerim’ce Güzellemeler Adıyaman Makûs Talihini Ne Zaman Yener Gençler Yuva Kurarken, Dikkatli Olmalı Farkımızın Farkına Varıyor Muyuz? Haklıydı! Çok Şükür Ben De Emekli Oldum Yeter, Edep Ya Hu! Su Kıtlığı ve Kuraklık Kapımızda Toplum Antivirüs Programlarını Elbette Üretecektir Ben Neymişim Ya! Az, Öz Olsun, Bizim Olsun. Canım Öğretmenim Canım Benim (Akrostiş) Fani Dünya Gibi Ahiret İçin Çalışsaydık!.. Ömrümüz Küslükle Mi Geçecek? Aklın Varsa, işin Zor! Net Ortamı, Dert Ortamı Hepimiz Yolcu Değil Miyiz? Deli, Hangisi, Moda, Moda! Altta Kalanın Canı Çıksın Ne Yaşadık, Ne Yaşıyoruz Tütün Zor İş Vesselam Ne Dersiniz, Haksız Mıyım? Saat, 12-13 Arası! Her Yerde Telefon Madde Bağımlısı Çocuklar, Böyle Olsun İstemediler Saat, 12-13 Arası! Yakın Akrabalık Bitmiş Bakın Bir Sıra Daha İlerlediniz! Gel De Ortayı Bul Saat, 12-13 Arası! Edep, Saygı, Ahlak Kalmamış Saat, 12-13 Arası! Telefonsuz yemek yemiyorlar. Saat, 24-01 arası! Siz..! Saat 12-13 arası!  Saat, 12-13 Arası! İyi Dosttu Nazım PEKTAŞ Saat, 12-13 Arası! Her Zaman Yaşanıyor Saat, 12-13 Arası! Şey! Saat, 12-13 Arası! Tezatlık Saat, 12-13 Arası! Kaybediyoruz, Kayboluyoruz Saat, 12-13 Arası! VEYL Olsun! Saat, 12-13 Arası! Dikkat Edin Çarpılmayın Saat, 12-13 Arası! Ata İşte, Neylersin Şehirde Kale’mi Vardı Saat, 12-13 Arası! Sağlıklı Olmak Saat, 12-13 Arası Gençler Olmaz Ki! Saat, 12-13 Arası Gençler Olmaz Ki! Saat, 12-13 Arası Köpek Sürüsü Sorunu Saat, 12-13 Arası Saat, 12-13 Arası Kızmak Mı, gitmek Mi? Doğum, Beklenti ve Yeni Şehir Saat, 12-13 Arası Şu Ego Yok Mu? Saat, 12-13 Aras Ah Şu Motosikletler ve Gençler Saat, 12-13 Arası Saat, 12-13 Arası Hangi Yeme-İçme Alışkanlığı İndirim Çılgınlığı Zamanı İyi Arkadaşla Gezin, İyi Olun Ve İyilik Yapın Erdemli Ya Da Erdemsiz Olursunuz Gel De Özlem Duyma Çocuklarımıza Sahiplik Edelim Hayaller Başka Zamana Kalsın Balkonlar Baş Belâsı Her Canlının Tepkisi Farklıdır Erdemli Ya Da Erdemsiz Olursunuz Hangi Saattesiniz? Gezip, Görerek Yazmak, Çok Güzel Sefer Tasına Mı Dönsek Acaba? Aldatmak Sıradanlaştı, Yazık! Sessizliğe Ses Sizsiniz Şair Çok, Şiir Daha Da Çok İyi Olarak Anılın Diyeceğim De Nereye Kadar Belki Huzur Yanı Başımızda İyi Olarak Anılın Bu Dünya Da Kapatıyoruz Da… Haksız Da Değil Hani! Benim Hüsn-ü Kuruntumdur Kendimiz İçin Değişmeli, Gelişmeliyiz Artık Şaşıramıyoruz Her Yaşta İş Yapılabilir
Marka Flower Çiçekçi