Adıyaman Haber
HV
16 HAZİRAN Salı 12:10

Başkan Tutdere: “Bu Suçlama Depremden Çıkan Adıyaman Halkına Yöneltilmiştir”

Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava kapsamında yaptığı savunmada hakkındaki iddiaları reddederek, suçlamaların somut ve bilimsel delile dayanmadığını söyledi. Tutdere, “Bizim İstanbul ile, bu dosya ile hiçbir ilgimiz, alakamız yok. Bu suçlama depremden çıkan Adıyaman halkına yöneltilmiştir. Bu yanlışlığın mahkemenizin vicdanından döneceğine inanıyorum.” dedi.

GÜNCEL
Giriş Tarihi : 16-06-2026 10:43
Başkan Tutdere: “Bu Suçlama Depremden Çıkan Adıyaman Halkına Yöneltilmiştir”

 

Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden davada esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yaptı. Duruşmaya ilk kez fiziki olarak katılan Tutdere, savunmasında hakkındaki iddiaları reddederken, 6 Şubat depremlerinden ağır yara alan Adıyaman’ın içinde bulunduğu koşullara da dikkat çekti.

Depremden çıkmış, büyük yıkım yaşamış bir şehrin belediye başkanı olarak halkın hizmetinde olduğunu vurgulayan Tutdere, suçlamaların herhangi bir somut delille desteklenmediğini belirtti.

Başkan Tutdere, “Bu dosyadan savcılık aşamasında takipsizlik bekliyordum. Savcılığın bu konuda takipsizlik vereceğini düşünüyordum ancak ne olduysa bir mütalaaya dönüştü ve bugün huzurunuzdayız.” diye konuştu.

“SAVAŞ ÇETİNKAYA İLE NE YÜZ YÜZE NE TELEFONLA GÖRÜŞTÜM”

Dosyada adı geçen Savaş Çetinkaya’yı tanımadığını belirten Başkan Tutdere, iddia edildiği şekilde herhangi bir yüz yüze ya da telefon görüşmesinin olmadığını söyledi. Tutdere, iddiaların somut delile değil, yoruma dayandığını vurguladı.

Başkan Tutdere, savunmasının bu bölümünde şu ifadeleri kullandı: “Benim kesinlikle Savaş Çetinkaya ile ne yüz yüze ne de telefonla bir görüşmem olmadı. Savaş Çetinkaya’nın ifadesinde geçen şekilde telefon görüşmesi de olmadı. Benim Ceyhan Kayhan’a, başkan yardımcım olarak Savaş Çetinkaya ile görüşmesi yönünde verdiğim bir talimat da olmadı. Bilgim yok. Ceyhan Bey kendi ifadesinde de ‘Başkanımın haberi yok’ diyor. Gerçekten haberim yok.

Savaş Çetinkaya diyor ki; ‘Ben bu adamla, başkanla yüz yüze görüşmedim.’ Siz sormuşsunuz, o da cevap vermiş. Tek tek Aktaş da ifade vermiş. ‘Ben kesinlikle başkanla görüşmedim, başkan benden maddi menfaat istemedi’ diyor. Savaş Çetinkaya da ‘Ben başkanla görüşmedim’ demiş. Bütün bunlar somut bir şekilde ortadayken sayın iddia makamı ‘rüşvet konusunda anlaşma var’ diyor.

Karşılaşmayan insanlar nasıl anlaşacak? Görüşmeyen insanlar nasıl anlaşacak Sayın Başkanım? Ceyhan Kayhan’la Savaş Çetinkaya, Adıyaman’dan bin 200 kilometre uzaktaki İzmir’de bir kafeteryada bir araya gelip oturuyorlar, yiyorlar, içiyorlar. Ben belediye başkanı olarak bundan nasıl haberdar olabilirim? İddia makamı nasıl böyle bir sonuca ulaşmış, anlamak gerçekten çok zor.

Bu değerlendirme tamamen yoruma dayalı, tamamen varsayımla hareket edilerek yapılmış bir değerlendirmedir. Biz hepimiz çok iyi biliyoruz ki ceza yargılamasında yorum ve kıyas yasaktır. Biz yorum yapamayız. Maddi ve somut delile dayanması gerekir. İddia makamının maddi ve somut bir delili yoktur. Hem Ceyhan Bey’in ifadesinde hem Savaş Çetinkaya’nın ifadesinde görüşmenin olmadığı söyleniyor. HTS raporları, teknik raporlar da görüşmenin olmadığını söylüyor.

Bunlar dosyadayken iddia makamının ‘görüştüler, anlaştılar’ şeklindeki iddiası dosyayla, delillerle örtüşmüyor. Kabul etmiyorum. Ben kesinlikle ne Savaş Çetinkaya’yla yüz yüze ne de telefonla bir görüşme yaptım. Savaş Çetinkaya’nın ifadesinde geçen şekilde telefon görüşmesi de olmadı. Benim Ceyhan Kayhan’a, başkan yardımcıma da Savaş’la görüşmesi yönünde bir talimatım olmadı. Bilgim yok. Ceyhan Bey kendi ifadesinde de söylüyor; ‘Başkanımın bundan haberi yok’ diyor. Gerçekten haberim yok.”

“İDDİA EDİLEN TARİHTE ADIYAMAN’DA DEĞİLDİM”

Başkan Tutdere, suçlama konusu yapılan 6 Haziran 2024 tarihinde Adıyaman’da bulunmadığını belirterek, bu durumun önemli ve somut bir gerçeklik olduğunu söyledi.

Tutdere, bu konuda şunları kaydetti: “Savaş Çetinkaya, Adıyaman’a geldiğini ve benimle görüştüğünü iddia ediyor. Kaldı ki bu iddiasını daha sonra huzurdaki ifadesinde kendisi de fiilen çürütüyor. Savaş Çetinkaya’nın ilk ifadesinde sözünü ettiği 6 Haziran 2024 tarihinde ben Adıyaman’da bile değildim.

Dosya arasına sunmuş olduğumuz Türkiye Belediyeler Birliği Meclis toplantısı tutanakları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda yapmış olduğumuz görüşmeler, sosyal medya paylaşımlarımız ve uçak biletlerimizle de anlaşılacağı üzere 4, 5, 6 ve 7 Haziran tarihlerinde ben Adıyaman’da değilim. Dolayısıyla Savaş Çetinkaya’nın benimle görüşmesi kesinlikle yoktur.

Siz ‘Adıyaman’da Abdurrahman Tutdere Başkan’la görüştünüz mü?’ diye soruyorsunuz. ‘Hayır, kesinlikle görüşmedim’ diyor. Zaten Savaş Çetinkaya ilk ifadesini kendi beyanıyla çürütüyor. Ama ne hikmetse sayın iddia makamı bunu görmemiş, mütalaada buna yer vermemiş.”

“TELEFON KAYITLARI VE BİLİMSEL RAPORLAR İDDİAYI ÇÜRÜTÜYOR”

Başkan Tutdere, Savaş Çetinkaya’nın 31 Mayıs’ta İzmir’de Ceyhan Kayhan ile bir araya geldiği sırada kendisiyle telefonla görüştüğü yönündeki iddiayı da reddetti. Tutdere, telefon inceleme raporları ve HTS kayıtlarının bu iddiayı çürüttüğünü söyledi.

Başkan Tutdere, şu ifadeleri kullandı: “Kendisi daha sonra huzurdaki ifadesinde diyor ki; ‘Biz İzmir’de Ceyhan Kayhan’la 31 Mayıs günü Kordon’da bir kafede otururken Ceyhan Bey başkanı aradı, başkanla telefonla görüştük.’

Sayın Başkanım, ben ilk gözaltına alındığımda İstanbul Emniyeti’nde kendi telefonumu kendi rızamla emniyete verdim. ‘Alın, PIN kodu bu, araştırın, inceleyin’ dedim. Benim telefonumun bilimsel inceleme raporları dosyada. Ceyhan Kayhan’ın da bütün HTS ve inceleme raporları dosyada. O raporlara baktığımızda Savaş Çetinkaya’nın söylediği şekilde 31 Mayıs’ta da kesinlikle benim Ceyhan Bey’le bir görüşmem yok.

Dolayısıyla Savaş Çetinkaya’nın ‘telefonla görüştüm, beni şöyle yönlendirdi’ şeklindeki iddiası mevcut somut ve bilimsel deliller karşısında çürümüştür. Sayın iddia makamının bu somut gerçekliği yok sayarak tamamen yorum yoluyla hakkımda ceza istemiş olmasını anlamak mümkün değil. Hiçbir somut ve bilimsel delile dayanmıyor. Bunu mahkemenizin takdirine sunuyorum.”

“İHALE SÜRECİ BENDEN ÖNCE TAMAMLANMIŞTI”

Savunmasında ihale sürecine de değinen Başkan Tutdere, iddialara konu edilen temizlik işi ihalesinin kendisinin belediye başkanı seçilmesinden önce yapıldığını belirtti.

Tutdere, ihaleye ilişkin savunmasında şunları söyledi: “4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda ihale süreci sözleşmenin yapılmasıyla son bulur. Peki bizim şu anda iddianameye konu olan ihalemiz ne zaman yapılmış? 2022’de yapılmış. Peki bunun sözleşmesi ne zaman imzalanmış? 1 Ekim 2022’de imzalanmış. Yani benden önce. Ben belediye başkanı seçilmeden önce, o zaman parlamentoda milletvekiliyken; Ceyhan Kayhan bile Adıyaman’da değil, Karabağlar’da belediye başkan yardımcısı olarak görev yaptığı bir döneme ilişkin bir ihale sürecini hangi hukuki gerekçeyle bize bağlıyorlar, anlamak mümkün değil. Kaldı ki zaten yapılan yeni bir ihale yok. 30 Eylül’de iş bitmiş, ilgili firmanın işi son bulmuş ve biz kendi çöpümüzü kendimiz toplamaya başlamışız.

Ben göreve geldiğimde 2022 yılında yapılan çöp toplama, temizlik ve hizmet alım işi devam ediyordu. Arkadaşlarımızla değerlendirdik. Ben sosyal demokrat belediyecilik anlayışından dolayı, bir belediyenin asli görevinin kendi çöpünü toplamak olduğunu söyledim. Daha önce de bu ihale hem ulusal basında hem de yerel basında 2022’deki ihale gündem olmuştu. ‘Belediye yüksek meblağlarla müteahhitten çöp toplatacağına bu parayla araç alsın’ yönünde tartışmalar vardı. Ben o tarihte milletvekiliydim.

Biz göreve geldiğimizde ‘İhalenin bitmesine kaç gün var?’ dedim. ‘Dört ay var’ dediler. Belediyenin beş çöp arabası vardı. Ben hem Türkiye Belediyeler Birliği’ne hem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bizzat gittim. ‘Biz deprem şehriyiz, bizim çöp toplama araçlarına ihtiyacımız var’ dedim. Kardeş belediyelere gittik ve bu dört ay içerisinde temizlik araç sayımızı 58’e çıkardık. Araçlarımızı tedarik ettik. İşin süresi 30 Eylül’de bitti. Biz ondan sonra kendi çöpümüzü kendimiz topladık.

Milyonların önünü kestik. Şu anda Adıyaman Belediyesi 30.09.2024’ten bu yana kendi çöpünü kendi aracıyla, kendi personeliyle topluyor. İhaleye çıkmadık. Bilginay şirketinin ve Aktaş soy isimli hiçbir şahsın bizden şu anda aldığı bir ihale yoktur.”

“CEYHAN KAYHAN’I GEÇMİŞ DENEYİMİ NEDENİYLE GÖREVLENDİRDİM”

Eski Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan ile milletvekilliği döneminde tanıştığını belirten Başkan Tutdere, Kayhan’ı belediyedeki göreve, geçmiş bürokratik deneyimi nedeniyle getirdiğini söyledi.

Başkan Tutdere, göreve geldiklerinde depremden ağır yara almış bir şehir ve kurumsal olarak büyük yük altında olan bir belediye devraldıklarını belirterek, bu süreçte belediye deneyimi bulunan isimlerle çalışmanın ihtiyaç haline geldiğini dile getirdi.

Tutdere, savunmasında şunları ifade etti: “Ben milletvekiliydim. 31 Mart seçimlerinde adaylık süreci başlayınca Meclis’teki odam İzmir milletvekilinin yanındaydı. Ceyhan Kayhan ile orada tanıştık. Aday adayıydı, aday olmak istediğini söyledi. O süreçte bir merhabamız oldu.

Sonra kısmet oldu, ben Adıyaman’da deprem şehrinde halka hizmet etmek için milletvekilliğini bıraktım ve gittim. Halkın büyük desteğiyle yüzde 51 oy alarak belediye başkanı seçildim. Makamla ilgili hiçbir kaygım yoktu. Zorda olan halkımıza hizmet neredeyse oraya gideriz dedik ve gittik. Seçildik, belediye başkanı olduk.

Darmadağın bir şehir, binası yıkılmış bir belediye ve kucağımızda, omuzlarımızda büyük bir yük vardı. O süreç içerisinde Ceyhan Bey hayırlı olsun için aramıştı ve görüşmemizde çalışabileceğini söyledi. İzmir’den birkaç arkadaşa sordum. ‘Tecrübesi var, Karabağlar’da, Büyükşehir’de çalışmış’ dediler. Ben Ceyhan Bey’i sadece bir bürokrat olarak ve geçmiş deneyiminden dolayı Adıyaman’da görevlendirdim. Zaten 4 Nisan’da göreve gelmişim, 18 Nisan’da Ceyhan Bey başlamış. Savaş Bey’le görüşmeleri de yaklaşık 40 gün sonra, 31 Mayıs’ta oluyor. Yani iki aylık süre içerisinde oluyor bu işler. Bu ikilinin arasındaki görüşmelerden, aralarındaki para alışverişinden kesinlikle bilgim yoktur.

Ben bunu Vatan Emniyet’te gözaltındayken ifade vermeye çıktığımda bu sorulunca öğrendim. Kesinlikle bir bilgim yoktur. Adıyaman’a bin 200 kilometre mesafedeki İzmir’de yapılan bir görüşmeden benim haberim nasıl olabilir?”

“RÜŞVET SUÇUNUN YASAL UNSURLARI OLUŞMAMIŞTIR”

Savunmasında, rüşvet suçunun oluşabilmesi için karşılaşma ve anlaşma koşulunun bulunması gerektiğinin altını çizen Başkan Tutdere, bu konuda şunları kaydetti:

“Rüşvet suçunun oluşabilmesi için bir kere karşılaşma ve anlaşma koşulu var. Biz kesinlikle ne anlaşmışız, ne karşılaşmışız, ne de görüşmüşüz. Nasıl rüşvet suçu oluşacak?

Yine ‘gelecekte ihale almak için böyle bir para verildi’ deniliyor. Savaş Çetinkaya ile Ceyhan Kayhan arasında şartlı rüşvet suçu oluşamaz. Şarta dair bir rüşvet anlaşması olabilir mi? Olamaz. Hem Yargıtay içtihatları hem dosyaya sunmuş olduğumuz bilimsel mütalaa, bu iddialar karşısında bize yöneltilen suçun yasal unsurlarının oluşmayacağını açıkça ortaya koymuştur. Bu somut deliller karşısında beraatimize karar verilmesini talep ediyoruz.

Savaş Çetinkaya’nın daha önce İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığını ve 351 yıl ceza aldığını da (Kara çarşaflı gasp çetesi davası) dikkatinize sunmak istiyorum. Bu şekilde yargılanmış ve mahkûm olmuş bir şahsın beyanının, tek başına bir belediye başkanını ya da herhangi bir vatandaşı cezalandırmak için yeterli olmaması gerektiğini düşünüyorum.”

“ADIYAMAN YARALI BİR ŞEHİR”

Başkan Tutdere, savunmasının sonunda Adıyaman’ın depremden çıkmış, yaralı bir şehir olduğunu vurgulayarak, kendisine yöneltilen suçlamaların yalnızca şahsını değil, Adıyaman halkını da derinden yaraladığını söyledi.

Tutdere, mahkeme heyetine hitaben şu ifadeleri kullandı: “Adıyaman deprem şehri, yaralı bir şehir. Adıyaman Belediye Başkanı olarak bizim İstanbul’la, bu dosyayla hiçbir ilgimiz, alakamız yok. Bizim bugün burada olmamızın da bir anlamı yok. Ama olsun; ben hukuka ve adalete inanan bir insanım. Bu yanlışlığın mahkemenizin ve sizin vicdanınızdan döneceğine inanıyorum.

Çünkü bu soruşturma ilk başladığında zaten kamuoyunun vicdanında, tüm Türkiye’nin vicdanında büyük bir rahatsızlık yarattı. Bu kentin belediye başkanına dönük böyle soyut bir isnatla suçlanıyor olmamız ve bugün huzurunuzda bulunmamız gerçekten bütün Adıyaman halkını ve bizleri mağdur etmiştir. Bu mağduriyetimizin mahkemeniz tarafından giderilmesini talep ediyoruz.

Adıyaman halkının ve Adıyaman’ın deprem yaşamış çocuklarının, kadınlarının, bütün halkının onurunu ve şerefini korumak sizin omuzlarınızdadır, sizin görevinizdir. Siz bu görevi en iyi şekilde yapacaksınız. Ben size inanıyorum, mahkemenize güveniyorum Sayın Başkanım.

Sonuç olarak şunu söylüyorum ki kesinlikle bana atılan bu iddiaların tamamı asılsızdır. Somut ve bilimsel hiçbir delile dayanmayan bu suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum.”

Ömer KarakuşÖmer Karakuş

YORUMLAR
Marka Flower Çiçekçi