Küresel ölçekte fosil yakıt rezervlerinin hızla azaldığına ve enerji krizlerinin giderek derinleştiğine dikkat çeken Çelebi, mevcut koşulların enerji verimliliğini bir tercih olmaktan çıkarıp zorunluluk haline getirdiğini ifade etti. Dünya genelinde tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 30’unun yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını belirten Çelebi, buna karşın yüzde 70’lik oranın hâlâ fosil yakıtlara dayalı olmasının ciddi bir risk oluşturduğunu dile getirdi.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının istenilen düzeye ulaşamamasının, mevcut enerjinin daha etkin ve tasarruflu kullanılmasını kaçınılmaz kıldığını belirten Çelebi, “En temiz ve en ucuz enerji, verimli kullanılan enerjidir. Enerji verimliliği, yeni enerji kaynakları kadar değerlidir” değerlendirmesinde bulundu.
Enerji verimliliğinin Türkiye’nin enerji alanındaki dışa bağımlılığını azaltmada kilit rol oynadığını vurgulayan Çelebi, bu yaklaşımın aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliğe ve yaşam kalitesinin artmasına da önemli katkılar sunduğunu kaydetti. Gelişmiş ülkelerin enerji politikalarında nicelikten çok nitelik odaklı bir anlayışı benimsediğine dikkat çeken Çelebi, “Bugün gelişmiş ülkeler, enerjiyi çok tüketen değil, bilinçli tüketen ülkelerdir” dedi.
Toplumsal farkındalığın artırılmasının enerji tasarrufunda belirleyici olduğuna işaret eden Çelebi, kamu kurumları, özel sektör ve vatandaşların ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini belirterek, enerji politikalarında verimliliği esas alan çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesinin önemine değindi.
Çelebi, açıklamasını 5-11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası’nı kutlayarak tamamladı ve bu haftanın, enerjinin israf edilmemesi, bilinçli tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşması ve tasarruf kültürünün güçlenmesine katkı sağlamasını temenni etti.
Ömer Karakuş















