


Adıyaman’da depremin ardından geçen süre içerisinde şehir önemli ölçüde değişirken, yerel basın kuruluşlarının yaşadığı ekonomik sorunlar kalıcı bir çözüme kavuşmadı.
Gazete, radyo, televizyon ve haber ajanslarında çalışan gazeteciler, bugün deprem günlerindeki acil ihtiyaçlardan çok, mesleğin sürdürülebilirliği ve ekonomik koşullar nedeniyle zorlanıyor.
Özellikle yeni yapılan deprem konutlarında kiraların yüksek seviyelere ulaşması, basın çalışanlarının yaşam maliyetlerini artırırken, basın kuruluşlarının kendi işyerleri ve çalışma alanlarıyla ilgili giderleri de yükselmeye devam ediyor.
“Gazete çıkarmanın maliyeti bugün çok daha ağır”
Adıyaman Basın Kartı Sahipleri Derneği Başkanı Murat Çeliker, basılı yayın yapan yerel gazetelerin ekonomik şartlardan ciddi şekilde etkilendiğini söyleyerek; “Bugün bir gazetenin düzenli olarak basılması için yalnızca baskı ücretini karşılamak yeterli değil. Kağıttan baskıya, dağıtımdan çalışan giderlerine kadar birçok farklı maliyet bulunuyor. Bu maliyetlerin tamamı yükselirken yerel reklam gelirlerinin aynı seviyede kalması gazetelerin işini zorlaştırıyor” dedi.
Gazetenin yayın hayatını sürdürebilmesi için dijital mecraların öneminin arttığını ifade eden Başkan Murat Çeliker, “Bugün okuyucuya ulaşmanın en hızlı yolu internet. Biz de haberlerimizi dijital ortamda daha geniş kitlelere ulaştırmaya çalışıyoruz. Ancak basılı gazetenin de yaşaması gerekiyor. Çünkü yerel gazete şehrin hafızasını oluşturan önemli araçlardan biri” ifadelerini kullandı.
Başkan Murat Çeliker, yüksek kiraların yalnızca vatandaşları değil, basın sektöründe çalışanları da etkilediğini belirterek, “Yeni yapılan konutların kira fiyatları birçok çalışan için ciddi bir gider oluşturuyor. Gazetecilerin gelirleri düşünüldüğünde bu rakamları karşılamak kolay değil. Basın çalışanlarının da diğer sektörlerde çalışan insanlar gibi insanca yaşayabileceği ekonomik şartlara ihtiyacı var” diye konuştu.
Yerel basına yönelik desteğin artırılması gerektiğini vurgulayan Murat Çeliker, “Adıyaman yeniden ayağa kalkıyor. Bu süreçte yerel basının da ayakta kalması gerekiyor. Bunun için kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve özel sektörün yerel medyayı desteklemesi büyük önem taşıyor. Reklam ve ilanların daha geniş şekilde yerel basına ulaştırılması, sektörün nefes almasını sağlayabilir. 6 Şubat depremlerinin üzerinden bugün itibarıyla 3 yıl 8 ay geçerken, Adıyaman’da yeni bir dönem yaşanıyor. Deprem sonrası acil ihtiyaçların yerini artık ekonomik ve sosyal hayatın sürdürülebilirliğiyle ilgili sorunlar alıyor. Yerel basın temsilcileri de bu yeni dönemde gazetecilerin yalnız bırakılmaması gerektiğini belirtiyor. Yüksek kiralar, artan işletme giderleri, azalan reklam gelirleri ve teknik ekipman maliyetleri, bugün Adıyaman basınının öne çıkan sorunları arasında bulunuyor. Gazeteciler, şehir yeniden inşa edilirken yerel basının da bu sürecin dışında tutulmamasını ve deprem bölgesindeki medya kuruluşlarına yönelik kalıcı destek mekanizmalarının hayata geçirilmesini istiyor” dedi.
“Bugün en büyük sıkıntımız gelir-gider dengesini kuramamak”
Tek FM ve Medya Tek Gazetesi İmtiyaz Sahibi Zeynal Selahattin Alptekin, deprem sonrasında geçen zaman içerisinde yerel radyoların ekonomik olarak toparlanmakta zorlandığını belirterek, bugünkü tablonun özellikle gelirlerin sınırlı kalmasından kaynaklandığını söyledi.
Alptekin, “Depremin ilk günlerindeki şartlar geride kaldı ancak ekonomik etkileri bizim açımızdan devam ediyor. Bugün bir radyo işletmesini ayakta tutmak çok daha maliyetli hale geldi. Elektrik, teknik bakım, yayın ekipmanları ve diğer giderler sürekli artıyor. Buna karşılık reklam gelirlerinde aynı oranda bir artış göremiyoruz. Esnafın ve işletmelerin kendi ekonomik sorunları olduğu için reklam bütçeleri de sınırlı kalıyor” dedi.
Yeni konutlardaki kira fiyatlarının basın çalışanları açısından da önemli bir sorun haline geldiğini belirten Alptekin, “Adıyaman’da yeni konutların yapılması elbette önemli. Ancak bu konutlarda oluşan kira bedelleri çalışanlarımızın bütçesini zorluyor. Bir tarafta işletme giderleri, diğer tarafta çalışanların yaşam maliyetleri var. Yerel basının bu şartlarda kendi gücüyle ayakta kalması her geçen gün daha zor hale geliyor” ifadelerini kullandı.
Alptekin, deprem bölgesindeki medya kuruluşlarının desteklenmesi gerektiğini belirterek, “Artık geçici çözümler yerine kalıcı bir destek modeline ihtiyaç var. Yerel radyoların elektrik ve teknik giderleri konusunda kolaylık sağlanabilir. Kamu spotları ve kamu reklamları yerel medyaya ekonomik katkı sağlayacak şekilde değerlendirilebilir. Bizler şehirde yayın yapmaya ve vatandaşın sesini duyurmaya devam ediyoruz ancak bunun sürdürülebilir olması için desteğe ihtiyaç var” diye konuştu.
“Basının ekonomik yükü her geçen gün ağırlaşıyor”
Perre Haber Ajansı Haber Müdürü Abdurrahman Akçal ise Adıyaman yerel basınının bugün karşı karşıya bulunduğu temel problemin ekonomik sürdürülebilirlik olduğunu söyledi.
Akçal, “Aradan geçen yıllar içerisinde şehirde önemli bir değişim yaşandı ancak yerel medyanın ekonomik yapısı aynı hızda toparlanamadı. Bugün haber üretmek için gerekli olan teknik altyapıdan personel giderlerine kadar birçok kalemde ciddi maliyetler bulunuyor. Buna karşılık yerel medya kuruluşlarının gelir kaynakları oldukça sınırlı” dedi.
Gazetecilerin çalışma koşullarının da ekonomik şartlardan etkilendiğini ifade eden Akçal, “Bir medya kuruluşunun ayakta kalabilmesi yalnızca haber üretmesine bağlı değil. Personelin maaşı, çalışma alanı, bilgisayar, kamera, internet ve diğer teknik ihtiyaçların tamamı ciddi bir maliyet oluşturuyor. Gelirler yeterli olmayınca bu yük doğrudan çalışanlara ve yayın kalitesine yansıyor” diye konuştu.
Akçal, yeni konutlardaki kira fiyatlarının da basın çalışanları açısından önemli bir sorun oluşturduğunu belirterek, “Deprem sonrasında konut ihtiyacının karşılanması için önemli çalışmalar yapıldı. Fakat bugün karşımıza çıkan yüksek kira bedelleri, özellikle düzenli geliri sınırlı olan gazeteciler açısından yeni bir ekonomik baskı oluşturuyor. Şehir yeniden kurulurken çalışanların yaşam şartlarının da dikkate alınması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Yerel basının desteklenmemesi halinde haber üretim kapasitesinin daha da azalabileceğini dile getiren Akçal, “Adıyaman’ın gündemini takip eden, vatandaşın sorunlarını duyuran ve yerel yöneticilerin çalışmalarını kamuoyuna aktaran bir basının güçlü olması gerekiyor. Bunun için yerel medya kuruluşlarına yönelik desteğin yalnızca kriz dönemlerinde değil, normalleşme döneminde de devam etmesi gerekiyor” dedi.
Ömer Karakuş

















