“Hepimiz adalet istiyoruz” başlığıyla yapılan açıklamada, depremin yol açtığı büyük acı ve kayıpların doğal olarak adalet beklentisini artırdığı belirtilerek, gerçek adaletin ancak bilim, teknik ve hukuk ilkeleri doğrultusunda; yetki ve sorumluluk dengesi gözetilerek sağlanabileceğinin altı çizildi.
“Yargılamalar Yapım Sürecinin Sadece Bir Ayağına Odaklanıyor”
TMMOB, deprem sonrası açılan davaların büyük ölçüde yapım sürecinde görev alan bazı meslek mensupları üzerinden yürütüldüğünü belirtti. Oysa bir yapının güvenli şekilde inşa edilmesinin; imar planları, kurum görüşleri, ruhsat aşaması, denetimler ve uygulama süreçlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesini gerektirdiği ifade edildi.
Açıklamada, bu çok katmanlı sürecin yalnızca tek bir halkasına odaklanılarak yapılan yargılamaların, idari ve teknik sorumlulukların bütüncül biçimde ortaya konulmasını engellediği vurgulandı. Deprem gibi çok boyutlu bir afetin sonuçlarının planlama, ruhsatlandırma ve denetim süreçlerinden bağımsız ele alınmasının hem teknik gerçeklikle hem de hukuki sorumluluk ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtildi.
“Masumiyet Karinesi İhlal Ediliyor”
TMMOB’ye ulaşan bilgiler doğrultusunda, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde ciddi yargısal hatalar yapıldığı öne sürüldü. Açıklamada, proje, uygulama veya denetim süreçlerinde hiçbir yetkisi, imzası ve fiili müdahale imkânı olmayan kişiler hakkında dahi cezai işlem başlatıldığına dikkat çekildi.
Bu durumun masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiği ifade edilirken, gerçek sorumluların tespit edilmesini zorlaştırdığı ve topluma gerçek bir hesap verilmesinin önünde engel oluşturduğu kaydedildi.
Bilirkişi Raporlarına “Nitelik ve Etik Krizi” Eleştirisi
Açıklamada, yargılamalara yön veren bilirkişi raporlarının da ciddi sorunlar barındırdığı ifade edildi. TMMOB’ye bağlı meslek odalarının tespitlerine göre; uzmanlık alanı dışında kişilerce hazırlanan, teknik ve mevzuat hatalarıyla dolu, bilimsel neden-sonuç ilişkisi kurmayan raporların mahkeme kararlarını yanıltabildiği belirtildi.
“Asıl Sorumlular Sistematik İhlaller”
TMMOB, depremlerdeki yıkımın temel nedenleri arasında yıllardır süregelen yapısal sorunlara dikkat çekti. Açıklamada şu başlıklar öne çıktı:
-
İmar affı ve imar barışı uygulamaları
-
Ruhsatsız ve denetimsiz kat ilaveleri
-
Taşıyıcı sistemi zayıflatan kaçak müdahaleler
-
Bu süreçlere izin veren ve denetlemeyen idari ve siyasi sorumluluklar
Bu uygulamaların, ilgili meslek mensuplarının teknik kontrolü dışında gerçekleştiği ve yapıların deprem performansını ortadan kaldırdığı ifade edildi.
TMMOB’den Adil Yargılama İçin 4 Temel İlke
Açıklamada, adaletin sağlanabilmesi için yargılamaların şu ilkeler çerçevesinde yürütülmesi gerektiği vurgulandı:
1.Yetki ve sorumluluk netleştirilmeli, ihmal ve kasıt ayrımı bilimsel verilerle yapılmalı.
2.Zaman aşımı ve dönemin mevzuatı dikkate alınmalı, idari sorumluluk görünür kılınmalı.
3.Bilirkişilik süreci uzmanlık, etik ve akademik standartlara bağlanmalı.
4.Yargılamalar yalnızca geçmişi değil, güvenli bir geleceği inşa etmeyi hedeflemeli.
“Takipçisi Olacağız”
TMMOB Adıyaman İl Koordinasyon Kurulu, açıklamasının sonunda; bilimsel hakikat, hukukun üstünlüğü ve mesleki sorumluluğun doğru tanımı temelinde yürütülecek adil bir hesap verme sürecinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirtti.
Açıklama, TMMOB’ye bağlı İnşaat, Mimarlar, Makina, Elektrik, Jeoloji, Jeofizik, Harita ve Kadastro Mühendisleri ile Şehir Plancıları Odalarının Adıyaman il temsilcilikleri tarafından ortak imzayla kamuoyuna duyuruldu.
Haber: Celil Kocataş
Ömer Karakuş















