16 Temmuz 2018
Başlığın verdiği şaşkınlığı hepinizin yüzünde görüyorum!!!
Hepimiz önce şaşırdık. Sonra mı?
Hüzünlendik ve gözyaşı döktük. Neden mi? Çünkü darbe girişimi olmuş, canlar alınmıştı. Ne zaman mı?
15 Temmuz 2016 gecesi.
Hain bir el, bir tuşla darbeyi taa uzaklardan başlatmıştı.
Bu hain el, tuşa basmaya cesaret etmişti. Fakat klavyedeki diğer tuşlar görevlerini yapamadılar. Neden mi?
Çünkü beyin kabul etmemişti. Niçin mi?
Yetmiş dokuz milyon, bir milyona “dur” dedi.
Yetmiş dokuz milyonun 250 evladı, göğsünü topa, tüfeğe siper etmişti. İşte o zaman…
Bir milyon, kaçacak delik aradı ama başları içeride, k..ları dışarıda kalmıştı.
K… dışarıda olanlara ne mi yapılır?
Nar çubuğuyla güzelce bir vurulur. Vurdukça mı?
“Ben ettim, sen etme” diyene kadar, eşek sudan gelene dek devam edilir.
Eşeğin sahipleri!
Eşeği bir daha suya gönderirler mi? Bilemem!
Bu yazının kaleme alındığı yer ile hüznün sevince dönüştüğü alan arası yüz metre.
“Bu geceyi Allah bir daha yaşatmasın” dediğimde, Adıyamanlılar ve ilimizde yaşayan diğer insanlar hep bir ağızdan “Âmin, âmiin” dediler.
Ben de “Âmiiiiiinnn” dedim.
Acının sevince dönüştüğü ülkemde hep sevinç olur, inşallah.
15 Temmuz 2016 gecesinin bende oluşturduğu duygu ve düşünceleri sizlerle paylaşmıştım. O gecenin ülkemde bir daha yaşanmamasını diliyorum.
AŞKIM’A
Mayıs ayının yirmi dokuzunda,
Gecenin yirmi dördünde,
Seni izliyorum yatağımda
Ve seni dinliyorum.
Tüberkülozlu hâlinle de
Seni seviyorum.
Hastalanmanı istemem bir daha
Bu yaşantımızda.
Seni seviyorum,
Bir de çocuklarımızı
Ve bütün insanları,
Mayıs’ın yirmi dokuzunda.
Yaşar Hamurcu
Adıyaman
yasarhamurcu@hotmail.com