Askıya Alınmış Hayattan Uyanışa

Aysel Kelekçi Özdemir

07-02-2026 21:39

 

Yirmi dokuz yıl boyunca bana ait olan ama aslında bana ait olmayan bir hayat yaşadım.
Anne oldum.
Eş oldum.
Sorumluluk oldum.
Ama “ben” olmadım.

Bir evin düzeni içinde dimdik durdum. Çocuklarımı özgür yetiştirdim. Onlara saygıyı, özgüveni, hayatta sıkışmamayı öğrettim. Hayatın acımasızlığına karşı güçlü olmalarını sağladım. Onlar kanatlandı.
Ben ise o kanatların gölgesinde kaldım.

Çocuklarım özgür olsun diye disiplinli bir hayat kurdum.
Ama kendi özgürlüğümü askıya aldım.
Çünkü bana böyle öğretildi.

Susmak erdemdi.
Katlanmak sadakatti.
“Toplum ne der?” sorusu, kendi sesimden daha yüksekti.

Ekonomik bağımsızlığım yoktu.
Korkularım vardı.
Sorumluluklarım ağırdı.
Ve ben sustum.

Bu düzen bana ait değildi ama ben sürdürdüm.
Çünkü kadınlara küçük yaşta öğretilen şey şudur:
Kendin için değil, başkası için yaşayacaksın.

Annem, annesinden gördüğünü doğru sandı.
Babam, babasından duyduğu korkuyu nasihat diye aktardı.
Biz daha doğmadan rollerimiz yazılmıştı.

İtaat edecektik.
Şükredecektik.
Susacaktık.
Ve biz buna “hayat” diyecektik.

Otuz üç yaşımda bir şey oldu.
İçimde bir soru büyüdü:
“Ben gerçekten yaşadım mı?”

Bu bir isyan değil.
Bu bir hesaplaşma.

Ben kaçmak istemiyorum.
Ama artık kaybolmak da istemiyorum.

Hayallerim büyük değil.
Gösterişli değil.
Dünyayı değiştirmek değil niyetim.
Sadece kendime ait bir alan istiyorum.

Bir saat.
Sadece bir saat.

Kimliğimi başkalarının üzerinden değil, kendi varlığım üzerinden hissettiğim bir saat.

Koşmak istiyorum, ayıp demeden.
Gülmek istiyorum, dudaklarımı ısırmadan.
Şarkı söylemek istiyorum, içimden değil, dışımdan.

Kimseye lazım olmadan var olmak istiyorum.
Çocuklarıma verdiğim özgürlüğü kendime vermek istiyorum.

Çünkü fedakârlık kutsal değildir, eğer içinde kendini yok ediyorsan.
Sadakat değerli değildir, eğer susturuyorsa.
Düzen anlamlı değildir, eğer seni görünmez yapıyorsa.

Ben görünmez değilim.
Ben askıya alınmıştım.
Ve artık askıda kalmayacağım.

Bu bir isyan değil.
Bu bir uyanış.

Ve uyanan bir kadın, artık eski hayatına sığmaz.

ayselozdemir063@gmail.com

.

DİĞER YAZILARI Eşik 01-01-1970 03:00 İpte Asılı Düzen 01-01-1970 03:00 Güzel İnsan 01-01-1970 03:00 Telefonun Ucunda Yarım Kalan Hayat Nisan, İki Telefon ve Bir Eksik İnsan 01-01-1970 03:00 Günümüzün Kadın Sorunu 01-01-1970 03:00 Çağdaşlaşma-Kadın Sorunu Kadın ve Tarih 01-01-1970 03:00 En Büyük Dert Kapitalizmdir 01-01-1970 03:00 Toplumun Mihenk Taşı Aile 01-01-1970 03:00 En Büyük Dert: Kapitalizm 01-01-1970 03:00 Zihinsel Özgürlük 01-01-1970 03:00 Evde Kaybolan Çocuklar 01-01-1970 03:00 Bir Yaz Günü 01-01-1970 03:00 Savaşın Çocukları 01-01-1970 03:00 Ucuz Hayatlar 01-01-1970 03:00 Kültür ve Özgürlük 01-01-1970 03:00 Ateşten Süreç 01-01-1970 03:00 Küçük Eller, Büyük Kalp 01-01-1970 03:00 Fırın Sıcağında Sabır Pişer mi? 01-01-1970 03:00 Mahallenin Kalbi 01-01-1970 03:00 Kelimelerin Gücü 01-01-1970 03:00 Üsküdar’da Bir Güz Öğlesi 01-01-1970 03:00 Kültürel Saygı 01-01-1970 03:00 Parkın Sessizliğinde 01-01-1970 03:00 Gün Batımına Karşı 01-01-1970 03:00 Rüzgarda Sallanan Çamaşırlar 01-01-1970 03:00 Güzel İnsan 01-01-1970 03:00 Bölgemizin ve Şehrimizin En Önemli Sorunu? 01-01-1970 03:00 Betondaki Kına İzleri 01-01-1970 03:00 Bireyin Kendine Yabancılaşması 01-01-1970 03:00 Annelik Sanatı 01-01-1970 03:00 Doğanın Kucağında 01-01-1970 03:00 Yılın Beşinci Mevsimi 01-01-1970 03:00 Zihinsel Özgürlük 01-01-1970 03:00 Savaş, Göç ve Yoksulluk 01-01-1970 03:00 Modernizmin Kadın Sorunu 01-01-1970 03:00 Toplumun Mihenk Taşı Aile 01-01-1970 03:00