Ateşten Süreç

Aysel Kelekçi Özdemir

16-01-2026 23:12

 

Bunca kıstırılmışlığın, ayrımcılığın, kırgınlığın yaşandığı günümüz dünyasında, hayatın zorlukları ve belirsizlikleri giderek artıyor. Sancılı ve sarsıntılı bir süreçten geçiyoruz. Canlıların diri diri yandığı, ateşlerden geçiyoruz. Özellikle ekonomik sıkıntıların baş gösterdiği bu dönemde, insanlar kendilerini bir ateş çemberinin içinde hissediyor. Küresel sorunlar, açlık, yoksulluk, ailevi sorunlar, sosyal adaletsizlikler ve daha nice problemlerle karşı karşıyayız. Dolayısıyla bu durum insanların ruh sağlığını olumsuz etkiliyor. Bu zorlu süreçte, umutsuzluğa kapılmak, yalnız hissetmek ve çaresizlik duygusuna yenik düşmek oldukça yaygın. Korkulardan kurulu bir dünyaya doğru sürükleniyoruz. Bunalıyoruz, ruhumuzu serinletecek hiçbir şey olmuyor etrafımızda. Sanki bir boşluktayız, ne yapsak, nereye gitsek bilemiyoruz. Gazetelere gitmiyor elimiz, haber izleyemez olduk. Çünkü her şey aynı, her şey kötü. İnsanlar ölüyor, hayvanlar katlediliyor, dünya yanıyor. Biz ise sadece izliyoruz, çaresizce…

Dünya hiç olmadığı kadar hızlı bir değişim ve dönüşüm içinde. Bir yandan teknolojinin ilerlemesiyle yeni imkanlar doğarken, diğer yandan iklim değişikliği, salgın hastalıklar ve siyasi istikrarsızlıklar gibi küresel sorunlar insanlığı tehdit ediyor. Bu sorunlar, insanlığın üzerine bir beton blok gibi düşüyor ve nefesini kesiyor. Artık, geleceğe umutla bakmak giderek zorlaşıyor. Her şey üst üste geliyor. İnsanlar mutsuz, umutsuz. Geleceğe dair hiçbir şey göremiyor. Medya da bu karamsarlığı körüklüyor. Haberler hep kötü, hep olumsuz. İnsanlar artık haber izlemek istemiyor, çünkü biliyorlar ki yine tüyler ürpertici kötü şeyler görecekler. İnsan aklının durduğu, inanın insanlığından utandığı korkunç olaylar.

İnsanlık dört bir yandan kuşatılmış durumda. Bu kuşatma, sadece coğrafi sınırlarla sınırlı değil; aynı zamanda cehalet, savaşlar ve çevre sorunları gibi insanlığın üzerine çöken karanlık bir perdeyi de ifade ediyor. Ama şunu da görüyoruz ki, bu kuşatma altındaki insanlık nefes almakta zorlansa da yükselttikleri beton duvarlara, açlığa, savaşlara tüm sancılara rağmen gökyüzünü kapatamıyorlar.

İnsanların büyük bir çoğunluğu adaletsizliği görüyor ama sessiz kalmayı tercih ediyor. Sanki herkes bir kahraman bekliyor. Onun yerine konuşacak, onun yerine direnecek, onun yerine düşünecek… Oysa vicdanımızın ‘’susma diren’’ diye bize fısıldadığı sese kulak verilmeli. Her köşe başında haksızlığa, yozlaşmaya, yabancılaşmaya karşı direnişin sesi yükseltilmeli. Çünkü insanlık olarak üzerimize devrilen beton bloğu kaldırmadığımız sürece, daha iyi bir geleceğe ulaşmamız mümkün olamayacaktır.

Unutmamalıyız ki, her karanlığın bir aydınlığı olduğu gibi karanlık tünellerin de bir sonu vardır. Önemli olan, bu aydınlığı bulmak için birlikte hareket etmek birbirimize destek olmak, umudumuzu kaybetmemek ve çözüm yolları aramaktır. Hiç düşündünüz mü, bir araya geldiğimizde ne kadar güçlüyüz? Bireyler olarak hepimiz farklıyız, farklı düşüncelere, deneyimlere ve yeteneklere sahibiz. Ancak bu farklılıklar, bizi zayıflatmak yerine, bir araya geldiğimizde daha güçlü bir bütün oluşturmamızı sağlar. Tüm farklılıklarına rağmen doğanın beli bir düzen, denge içinde olması gibi, bizler de doğanın bir parçası olarak farklılıklarımızla birlikte bir ahenk içinde yaşamayı başarabilir ve daha güzel, daha adil daha yaşanabilir bir dünya inşa edebiliriz.

ayselozdemir063@gmail.com

DİĞER YAZILARI Eşik 01-01-1970 03:00 İpte Asılı Düzen 01-01-1970 03:00 Güzel İnsan 01-01-1970 03:00 Telefonun Ucunda Yarım Kalan Hayat Nisan, İki Telefon ve Bir Eksik İnsan 01-01-1970 03:00 Günümüzün Kadın Sorunu 01-01-1970 03:00 Çağdaşlaşma-Kadın Sorunu Kadın ve Tarih 01-01-1970 03:00 En Büyük Dert Kapitalizmdir 01-01-1970 03:00 Toplumun Mihenk Taşı Aile 01-01-1970 03:00 En Büyük Dert: Kapitalizm 01-01-1970 03:00 Zihinsel Özgürlük 01-01-1970 03:00 Evde Kaybolan Çocuklar 01-01-1970 03:00 Askıya Alınmış Hayattan Uyanışa 01-01-1970 03:00 Bir Yaz Günü 01-01-1970 03:00 Savaşın Çocukları 01-01-1970 03:00 Ucuz Hayatlar 01-01-1970 03:00 Kültür ve Özgürlük 01-01-1970 03:00 Küçük Eller, Büyük Kalp 01-01-1970 03:00 Fırın Sıcağında Sabır Pişer mi? 01-01-1970 03:00 Mahallenin Kalbi 01-01-1970 03:00 Kelimelerin Gücü 01-01-1970 03:00 Üsküdar’da Bir Güz Öğlesi 01-01-1970 03:00 Kültürel Saygı 01-01-1970 03:00 Parkın Sessizliğinde 01-01-1970 03:00 Gün Batımına Karşı 01-01-1970 03:00 Rüzgarda Sallanan Çamaşırlar 01-01-1970 03:00 Güzel İnsan 01-01-1970 03:00 Bölgemizin ve Şehrimizin En Önemli Sorunu? 01-01-1970 03:00 Betondaki Kına İzleri 01-01-1970 03:00 Bireyin Kendine Yabancılaşması 01-01-1970 03:00 Annelik Sanatı 01-01-1970 03:00 Doğanın Kucağında 01-01-1970 03:00 Yılın Beşinci Mevsimi 01-01-1970 03:00 Zihinsel Özgürlük 01-01-1970 03:00 Savaş, Göç ve Yoksulluk 01-01-1970 03:00 Modernizmin Kadın Sorunu 01-01-1970 03:00 Toplumun Mihenk Taşı Aile 01-01-1970 03:00