Deprem Bölgesinde Buruk Bayram

Mehmet Leblebici

05-04-2025 23:37

 

Deprem bölgesi içerisinde bulunan Adıyaman’da bir bayramı karşılamış olduk. Konteyner kentlerde yaşayan bir köşe yazarı olarak depremde Ramazan Bayramı’nın nasıl geçtiğini köşe yazımda ele almaya çalışacağım. Depremin üzerinden 2 yılı geçmesine rağmen insanlarımız halen depremin psikolojisini üzerlerinden atmış değiller. Öylesine büyük bir depremi yaşadık ki; bizler bu acıları belki de uzun yıllar unutamayacağız. Hepimizin yakınları depremde hayatlarını kaybetti. O günlerden bugüne acılar her bayram tazelenip duruyor. Bayram sabahı insanlar ilk olarak mezarlıklara giderek depremde kaybettikleri yakınlarının kabirlerini ziyaret ettiler.

Hava ne kadarda soğuk olsa, yağışlı olsa insanlarımızın ilk gideceği yer mezarlıklardaki deprem şehitliğidir. Adıyaman’da ve depremin yaşandığı illerde insanlarımız ilk olarak kabirlere gitti, gözyaşı döktü. Dile kolay bir depremi yaşarken yazıya dökmekte o kadar zor. Bir şehir düşünün ki; birkaç dakika içerisinde yerle bir oluyor ve orada anılarınızı bırakıp il dışına gidiyorsunuz. 2 yıl sonra şehrinize geldiğinizde tanınmaz bir şehirle karşılaşıyorsunuz. Çocukken oyun onadığınız yerler yok olmuş, bazen sokakları gezerken tanımıyorsunuz. Birkaç dakika gezinip dururken bir an oranın neresi olduğunu fark edemiyorsunuz.

Böylesine bir psikoloji içerisinde bayram ne kadar yaşana bilinir ki? Bir de doğup büyüdüğünüz o evlerden uzak bir alanda bulunan konteynerde yaşamınızı sürdürüyorsunuz. Orada bayramı yaşamak aklınıza gelmiyor. Sadece ailenizle birlikte yaşamınızı sürdürüleceğiniz bir alanın olması yetiyor. Bu duygularımı kaleme alırken bende konteynerde yaşadığım için aynı duyguları yaşıyorum. Depremzedelerle sohbet ettiğimde hep eski günlere bir özlemin olduğunu fark ediyorum. Ama bir şekilde hayat devam ediyor ve bizlerde yaşama tutunmalıyız. Hayatın devam ettiğini bilerek yaşama sımsıkı sarılmalıyız. Hayatın her döneninde acılar yaşanır ve hayat devam eder.

6 Şubat depremleri öyle bir depremdi ki; unutulması güç bir deprem olarak hep hafızalarda kalacaktır. Üzerinden 2 yıla aşkın bir süre geçmesine rağmen bayramları bayramlar gibi yaşamak mümkün değil. Konteynerlerde yaşayan ailelerin ve çocukların psikolojisini çok iyi bilen bir köşe yazarıyım. Sürekli olarak insanların içerisinde bulunarak onları dinler ve düşüncelerini köşeme taşırım. Geçen yıllarda olduğu gibi bu Ramazan Bayramı da Adıyaman’da buruk geçti. Çocuklar konteyner kentlerde şeker toplayarak bayramlarını yaşamaya çalışsalar bile bayramı bayram gibi yaşayamadılar. Her şeye rağmen bu acı günlerin bir şekilde son bulacağını biliyoruz. Adıyaman ilimiz birlik, beraberlik ve dayanışma ile o özlem duyduğu günlere dönecektir, ümit var olmalıyız.

leblebici0202@gmail.com

DİĞER YAZILARI Ekranlarda Gürültü, Sokakta Sessizlik 01-01-1970 03:00 Parmak Ucunda Bir Dünya, Zihnin Ucunda Bir Boşluk 01-01-1970 03:00 Silahın Gölgesinde Eğitim: Siverek’te Yaşananlar ve Toplumsal Çöküşün Aynası 01-01-1970 03:00 Petrolün Gölgesinde Akan Kan 01-01-1970 03:00 “Rehavet” Diyen Dile İtirazım Var 01-01-1970 03:00 11 İl, Tek Acı: 6 Şubat’ın Bitmeyen Gecesi 01-01-1970 03:00 Vatandaşın Gündemi Değişmedi: Geçim Derdi 01-01-1970 03:00 Sözle Değil Hizmetle Konuşan Bir Başkan: Tutdere 01-01-1970 03:00 Türkiye’yi Bekleyen Büyük Göç Tehlikesi: İran Senaryosu 01-01-1970 03:00 Adıyaman’dan Yükselen Dijital Dönüşüm: VayCard’ın 2026 Vizyonu 01-01-1970 03:00 10 Ocak: Görünmeyen Emeğin Günü 01-01-1970 03:00 Esnafın Sessiz Çığlığı: Kira 01-01-1970 03:00 2026’ya Zamlarla Uyandık 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret, Asgari Hayat 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret Artışı: Rakam Büyüdü, Hayat Küçülüyor 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Gidenler İşçiydi, Bugün Gidenler Gençlik 01-01-1970 03:00 Altındaki Hızlı Yükseliş 01-01-1970 03:00 Kitap Okumayan, Çalışmayan, Hazıra Konan Bir Neslin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Emekli Maaşıyla Altın Alınırdı… 01-01-1970 03:00 Küçük Eller, Ağır Yükler 01-01-1970 03:00 Tütün: Çiftçinin Emeği, Geçim Kapısı, Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 “10 Kasım: Bir Milletin Küllerinden Doğuşunun Hatırası” 01-01-1970 03:00 Yarım Kalan Çocuklukların Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tütünü: Emeğin, Alın Teriyle Yoğrulan Ekmeğin Adı 01-01-1970 03:00 Dördüncü Kuvvet; Medya… 01-01-1970 03:00 Filistin ve Gazze Bizim Kırmızı Çizgimizdir 01-01-1970 03:00 Sana da Merhaba 2025! 01-01-1970 03:00 Halkın Tek Derdi, Geçim Derdi! 01-01-1970 03:00 Depremden Sonra Hayata Yeniden Başlamak 01-01-1970 03:00 Hısn-i Mansur Kalesi Kaderine Terk Edildi 01-01-1970 03:00 Mesafe Kat Ederek Hizmete Ulaşmak 01-01-1970 03:00 Adıyaman’da Zorlu Sınav 01-01-1970 03:00