Dünyaya Gözdağı…(05 Aralık 2018)

Yaşar Hamurcu

16-03-2026 11:06

 

Ülkemiz yaklaşık yirmi yıldır enleri yaşıyor. Bu enler mi?

Türkiye, var oluşunu ispatlamak için hiçbir ülkenin cesaret edemeyeceği girişimler yaptı. Bu girişimler:

Birlik olduğunu dünyaya ilan etti.
Çok olan askerini daha da artırdı.
Ensar olduğunu bütün uluslara deklare etti.
Güç olduğunu silahlanmayla hissettirdi.
Çözümsüzlük sürecini başlatan oldu.
Bir bütün olan dünyaya maddi ve manevi yardımını esirgemedi.
Dünyanın beşten büyük olduğunu haykırdı.

Bütün bunları yaptığında tek bir şeyi unuttu. O da:

İnsan öldürmenin kötü olduğunu söylemeyi unuttu.

Bütün bunlar, tek olan dünyayı yaşanılmaz hâle getiren iyi-kötülerdir.

İyi ve güzeli yaptırmak istemeyen şeytan, kendisini en kıymetli varlık olan insana kabul ettirdiğinde yaşanılır olan dünya varlığını kaybedecektir.

Biz insanlar… Dünya paylaşılmak üzere var oldu. O hâlde:

Paylaş, paylaşın, bir daha da paylaş. Neyi mi?

İki olmayan dünyayı.

İlk Mutluluk

Bir canlının yaşamını tamamlayan en önemli etkendir.
Kendi varlığını hissetmesini sağlayandır.
Güven duyduğu ve sığındığı büyük bir dünyadır.

Kocaman ve gürültülü olan bu dünyada sırtını dayadığı büyük bir dağdır. Bu dağ:

Üç beş değerli varlığın oluşturduğu kocaman temelin adıdır. Bu adın kendisine aile diyoruz.

Aileyi oluşturacak olan bebektir. Bebek varsa aile, aile varsa toplum, toplum varsa dünya oluşur.

“Evlenin, çoğalın” sözünü anlamlaştıran bu bebek; ilk güven, huzur ve yaşamdır.

Yaşamı destekleyen iki insanın bir araya gelmesi bunun temel taşıdır. Yani ailenin temel taşıdırlar.

Bu temel taşları dünyanın penceresini açarsa, dünya var oluşunu bütün uluslara hissettirir.

Ulusların görevi, aileyi ayakta tutmak ve yaşamı paylaşmak olmalıdır.

Dünyanın bir oluşunu ilk önce aile, bebeğine hissettirmelidir.

Çocuğuna kendisini hissettirmeyen aile, bir olan dünyayı sarsar.

Dünya bir tane. Yaratan Allah onu paylaşalım diye tek yaptı. Emrettiği ise:

“Evlenin, çoğalın ve paylaşın. Siz paylaşırsanız benim varlığım anlam kazanmıştır.” dedi.

İmtihan olduğumuz bu dünyada erkek ve kadın, yani Âdemoğulları ve Havva kızları, birlikte maddi ve manevi olarak ipi göğüsleyeceğiz ki ilk mutluluğu paylaşabilelim.

Anlamlı Sözler

“Hiçbir şey donuk bir fotoğraf karesi gibi dünyada kalamaz.”

“Dilini yalan, gıybet, boş ve kötü sözle kirletme, mümin.”

“Allah’ın hoşlanmayacağı bir durum seni ateşe sürükler. Seni yakacak olan o ateşten kork.”

“Ev işi yaparken kadınların çektiği sıkıntı onları Allah yolunda cihat edenlerin amellerinin seviyesine ulaştırır.” (Hadis-i Şerif)

Okunan Ezan

Güneş sarısı saçların
Rüzgârda dalga dalga

Yeşil gözlerin
Çakmak çakmaktı

Öfken dağ kadardı
Sözlerin hançer misali
Yüreğime saplanıyordu

Kanım kızıldı
Ve beyaz gömleğim
Al yazman olmuştu

Sonumuz
Acı ve keder
Elemle mi geçecekti?

Okunan ezan
“Bana gel” derken
Sana “git” mi diyecekti?

Allah’ın
Melekleri şahidim

Bende yalan yok
Sevgi ve aşk olacaktı.

(Saat 05.03 – 7 Eylül 2006, Adıyaman)

DİĞER YAZILARI İnsan! - Annem’e 20 Mayıs 2018 01-01-1970 03:00 İki Yıl Ve… 27 Şubat 2019 01-01-1970 03:00 İkiyüz On Dört Milyarı Çöpe Attık! 18 Aralık 2017 01-01-1970 03:00 Haklarımızı Biliyor Muyuz? / Naz Eyleme (02 Ocak 2011) 01-01-1970 03:00 Habil ve Kabil / Lalem 17 Aralık 2018 01-01-1970 03:00 Düşün ve Sesli Konuş! / Küçüğüm 29 Mart 2018 01-01-1970 03:00 Dünya ve Türkiye / Bu Aşk Mı? 01-01-1970 03:00 Doğanın Katili / Çevreci 01-01-1970 03:00 Doğanın Kanunu 01-01-1970 03:00 Bal + Soğan! = Sincik 01-01-1970 03:00 Adalet! Adalet! 01-01-1970 03:00 Acı + Hüzün + Gözyaşı = Sevinç + Sevinç = Sevinç 01-01-1970 03:00 Babam ve Bekir Usta! 01-01-1970 03:00 Baba Diyebilir Miyim 01-01-1970 03:00