Ekranlarda Gürültü, Sokakta Sessizlik

Mehmet Leblebici

15-05-2026 09:28

 

Türkiye’de ekranlar hiç susmuyor. Tartışmalar bitmiyor, yorumlar kesilmiyor. Ama sokakta başka bir hayat akıyor: geçim derdi, işsizlik, umutsuzluk. Sorun şu; konuşanlar çoğaldıkça, gerçekler daha da duyulmaz oluyor.

Televizyonu açıyorsunuz.

Bir kanalda siyaset tartışması.

Diğerinde ekonomi yorumları.

Başka bir kanalda yine aynı yüzler, yine aynı cümleler.

Birbirinin sözünü kesenler, bağırarak haklı çıkmaya çalışanlar, dün söylediklerini bugün unutmuş gibi yapanlar…

Saatlerce konuşuyorlar ama memleketin yükü hafiflemiyor. Çünkü konuşulan şey halkın hayatı değil; çoğu zaman koltukların, partilerin, hesapların dili.

Sokakta başka bir Türkiye var.

Sokağa çıkın.

Pazara gidin.

Otobüs durağında bekleyen insanları dinleyin.

Bir emeklinin cebindeki son parayla ne alacağını hesap ettiğini görün.

Bir öğrencinin öğle yemeğini geçiştirmek için su içtiğini görün.

Bir babanın çocuklarına eksik aldığı poşeti eve taşırken yüzüne bakın.

Orada tartışma yok.

Orada gerçek var.

Ekranda konuşanların çoğu, artık halkın gündeminden uzak.

Onların gündemi transferler, ittifaklar, açıklamalar, kulisler.

Halkın gündemi ise kira, fatura, ekmek.

Dün söyledikleri bugün yok

Dün birbirine ağır sözler söyleyenler bugün aynı karede gülümsüyor.

Dün “asla” diyenler bugün başka safta yer alıyor.

Dün savunduğunu bugün inkâr edenler, bunu da normalmiş gibi anlatıyor.

İnsan fikir değiştirebilir.

Ama ilke ile menfaat arasındaki farkı toplum görüyor.

Millet hafızasız değil.

Sadece sabırlı.

Asıl konuşulmayanlar

Kim konuşuyor aç yatan çocukları?

Kim konuşuyor uyuşturucunun içine çekilen gençleri?

Kim konuşuyor umudunu kaybedip ülkesinden gitmek isteyenleri?

Kim konuşuyor tek maaşla bir evi çevirmeye çalışan aileleri?

Türkiye’nin asıl hikâyesi ekran stüdyolarında değil; okul çıkışlarında, hastane koridorlarında, pazarlarda, iş arayan gençlerin yüzünde.

Ama bunlar reyting getirmiyor.

Çünkü acının sesi yüksek çıkmaz.

Sessizdir.

Derindir.

İçeriden yakar.

Son söz

Bir gün bu ekranlar kapanacak.

O koltuklar değişecek.

O unvanlar bitecek.

Ama bu halk, kimin yanında durduğunu da kimin sırtını döndüğünü de unutmayacak.

Çünkü bu ülkenin ihtiyacı daha yüksek ses değil.

Daha dürüst söz.

Daha çok tartışma değil.

Daha çok vicdan.

Ve belki de en çok şu soruya cevap:

Siz gerçekten halk için mi konuşuyorsunuz, yoksa sadece birbirinizi duymak için mi?

Ekranlarda yükselen sesler, sokaktaki sessiz çığlığı neden duymuyor?

leblebici0202@gmail.com

DİĞER YAZILARI Parmak Ucunda Bir Dünya, Zihnin Ucunda Bir Boşluk 01-01-1970 03:00 Silahın Gölgesinde Eğitim: Siverek’te Yaşananlar ve Toplumsal Çöküşün Aynası 01-01-1970 03:00 Petrolün Gölgesinde Akan Kan 01-01-1970 03:00 “Rehavet” Diyen Dile İtirazım Var 01-01-1970 03:00 11 İl, Tek Acı: 6 Şubat’ın Bitmeyen Gecesi 01-01-1970 03:00 Vatandaşın Gündemi Değişmedi: Geçim Derdi 01-01-1970 03:00 Sözle Değil Hizmetle Konuşan Bir Başkan: Tutdere 01-01-1970 03:00 Türkiye’yi Bekleyen Büyük Göç Tehlikesi: İran Senaryosu 01-01-1970 03:00 Adıyaman’dan Yükselen Dijital Dönüşüm: VayCard’ın 2026 Vizyonu 01-01-1970 03:00 10 Ocak: Görünmeyen Emeğin Günü 01-01-1970 03:00 Esnafın Sessiz Çığlığı: Kira 01-01-1970 03:00 2026’ya Zamlarla Uyandık 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret, Asgari Hayat 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret Artışı: Rakam Büyüdü, Hayat Küçülüyor 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Gidenler İşçiydi, Bugün Gidenler Gençlik 01-01-1970 03:00 Altındaki Hızlı Yükseliş 01-01-1970 03:00 Kitap Okumayan, Çalışmayan, Hazıra Konan Bir Neslin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Emekli Maaşıyla Altın Alınırdı… 01-01-1970 03:00 Küçük Eller, Ağır Yükler 01-01-1970 03:00 Tütün: Çiftçinin Emeği, Geçim Kapısı, Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 “10 Kasım: Bir Milletin Küllerinden Doğuşunun Hatırası” 01-01-1970 03:00 Yarım Kalan Çocuklukların Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tütünü: Emeğin, Alın Teriyle Yoğrulan Ekmeğin Adı 01-01-1970 03:00 Dördüncü Kuvvet; Medya… 01-01-1970 03:00 Filistin ve Gazze Bizim Kırmızı Çizgimizdir 01-01-1970 03:00 Deprem Bölgesinde Buruk Bayram 01-01-1970 03:00 Sana da Merhaba 2025! 01-01-1970 03:00 Halkın Tek Derdi, Geçim Derdi! 01-01-1970 03:00 Depremden Sonra Hayata Yeniden Başlamak 01-01-1970 03:00 Hısn-i Mansur Kalesi Kaderine Terk Edildi 01-01-1970 03:00 Mesafe Kat Ederek Hizmete Ulaşmak 01-01-1970 03:00 Adıyaman’da Zorlu Sınav 01-01-1970 03:00