En Büyük Dert: Kapitalizm

Aysel Kelekçi Özdemir

05-03-2026 15:32

 

Kapitalist sistem, kendine bağımlı kıldığı insanı ağında hapsederek özgürlüğünü elinden almıştır. Bir lokma ekmeğe muhtaç olan insanlar, hangi şartlar altında yaşarlarsa yaşasınlar, mevcut işleri ellerinden alınmasın diye tüm yanlışlara karşı gözünü kapatır ve susar.

Kapitalizm, sermayenin mutlak egemenliğine dayalı bir sistemdir. Toplumsal bütün değerler ve ilişkiler, paranın gücüne göre belirlenmektedir. Özünde bu, sınıfsal bir ayrımdır. Bir yanda her şeye sahip sermaye kesimi, diğer yanda hem üretip hem de ulaşılamayan kesimin varlığıyla ortaya çıkan çoğunluğun oluşturduğu emekçi kesim. Burada asıl sorun, üretenlerin neden ihtiyaç duyduğu emtialara ulaşamamasıdır. Sermaye, üretim ünitelerini elinde bulundururken tek düşündüğü, artı değer yaratarak kâr etmeyi amaçlamaktadır.

Kapitalist toplumlarda sermayenin devletle organik bağı vardır. Devletin şemsiyesi her zaman sermayenin üstündedir. Devleti elinde bulunduran sermaye ve uluslararası kesim, bir ülkenin politik konumunu belirlerken özellikle geri bıraktırılmış ülkelerde kendi hizmetçisini ve sadık bekçisini belirlemektedir. Devlet, sermaye çevrelerini sınıfsal anlamda emekçilere karşı korurken, işçilerin en haklı taleplerine karşı şiddeti seçtiği sıkça görülmektedir.

Uluslararası sermayenin tüketim ve yozlaşma kültürü topluma sirayet ettiği andan itibaren yetişen çocukların bu kültürün etkisi dışında kalması mümkün değildir. Devletin resmî kurumları kişi başına düşen millî geliri açıklarken söyledikleri rakamların hiç inandırıcılığı yoktur. Çünkü toplumun büyük çoğunluğunun millî gelirden yeterince pay almadığı açıktır.

Bu durumda olması gereken; üretenlerin örgütlü bir siyasal güç olması kaçınılmazdır. Aksi durumda sermayenin sömürüsü istisnasız devam edecek, kölece çalışmaktan kurtulamayacağız. Bir ülkede en temel ihtiyaç; özgürlük, demokrasi ve hukuk olmalıdır. Bunların olabilmesi için üretenlerin doğrudan yönetime katılması ve siyasal güç olarak varlığını hissettirmesi şarttır.

Daha paylaşımcı, daha özgür bir dünya taleplerimizle mutluluk dolu yaşamlar diliyorum…

ayselozdemir063@gmail.com

DİĞER YAZILARI Yılın Beşinci Mevsimi 01-01-1970 03:00 Ömer’in Sessizliği 01-01-1970 03:00 Bireyin Kendine Yabancılaşması 01-01-1970 03:00 İki Şehrin Arasında 01-01-1970 03:00 Eşik 01-01-1970 03:00 İpte Asılı Düzen 01-01-1970 03:00 Güzel İnsan 01-01-1970 03:00 Telefonun Ucunda Yarım Kalan Hayat Nisan, İki Telefon ve Bir Eksik İnsan 01-01-1970 03:00 Günümüzün Kadın Sorunu 01-01-1970 03:00 Çağdaşlaşma-Kadın Sorunu Kadın ve Tarih 01-01-1970 03:00 En Büyük Dert Kapitalizmdir 01-01-1970 03:00 Toplumun Mihenk Taşı Aile 01-01-1970 03:00 Zihinsel Özgürlük 01-01-1970 03:00 Evde Kaybolan Çocuklar 01-01-1970 03:00 Askıya Alınmış Hayattan Uyanışa 01-01-1970 03:00 Bir Yaz Günü 01-01-1970 03:00 Savaşın Çocukları 01-01-1970 03:00 Ucuz Hayatlar 01-01-1970 03:00 Kültür ve Özgürlük 01-01-1970 03:00 Ateşten Süreç 01-01-1970 03:00 Küçük Eller, Büyük Kalp 01-01-1970 03:00 Fırın Sıcağında Sabır Pişer mi? 01-01-1970 03:00 Mahallenin Kalbi 01-01-1970 03:00 Kelimelerin Gücü 01-01-1970 03:00 Üsküdar’da Bir Güz Öğlesi 01-01-1970 03:00 Kültürel Saygı 01-01-1970 03:00 Parkın Sessizliğinde 01-01-1970 03:00 Gün Batımına Karşı 01-01-1970 03:00 Rüzgarda Sallanan Çamaşırlar 01-01-1970 03:00 Güzel İnsan 01-01-1970 03:00 Bölgemizin ve Şehrimizin En Önemli Sorunu? 01-01-1970 03:00 Betondaki Kına İzleri 01-01-1970 03:00 Bireyin Kendine Yabancılaşması 01-01-1970 03:00 Annelik Sanatı 01-01-1970 03:00 Doğanın Kucağında 01-01-1970 03:00 Yılın Beşinci Mevsimi 01-01-1970 03:00 Zihinsel Özgürlük 01-01-1970 03:00 Savaş, Göç ve Yoksulluk 01-01-1970 03:00 Modernizmin Kadın Sorunu 01-01-1970 03:00 Toplumun Mihenk Taşı Aile 01-01-1970 03:00