İnsanlık tarihi; kadın ile erkek arasındaki ilişkilerin ve çatışmaların sayısız örnekleriyle doludur. Tıpkı sınıf savaşları gibi. Dönüp kendimize şu soruyu soracak olursak eğer: Neden 21. yüzyılda hâlâ çözümlenememiş kadın sorunuyla karşı karşıyayız?
Kadının yazgısı neden erkek egemenliğine tabi kılınmıştır? Ahlak, namus gibi kavramlar neden kadına yüklenmektedir? Soruları çoğaltmak mümkün elbette. Kadının köleliği, dünyanın birçok ülkesinde ekonomik, sosyal ve siyasal içtihatlara göre belirlenmektedir. Örneğin; geleneği din diye içselleştirmiş aile ya da toplumlarda, yürürlükte olan modern hukuk değil, dini buyrukların hakim olduğu; kadının aileden gelen miras hukukunun dışında tutulduğu ya da sus payı verilerek geçiştirildiği gerçeği vardır.
Modern dünyada elbette kazanılmış kadın hakları çok başkadır. Sanayi ve bilimin geliştiği toplumlarda, kimlik siyasetine rastlamak fazlaca görülmez. Geri kalmış, özellikle geleneklerin yaşam biçimini içselleştirmiş toplumların temel felsefesi, kadını yok saymak üzerine kurulmuştur.
İnsan kimliği benimsenmeden, ayrımcılığın her sürece damga vurduğu; kadını (deyim yerindeyse) ihtiyaç karşılayan bir malzeme olarak gören, “en iyisi altı ay yaşar, yerine yenisi konur” denilen, aşağılanan, her türden fiziki ve psikolojik şiddete maruz bırakılan kadın, kendi ruhsal ve bedensel özelliğini kaybederek açlığın ve yoksulluğun pencesinde kıvranmaktadır.
Sorumluluğunu yerine getiremeyen, her sorunu kadına yükleyen egemen erkek kültürü, düşündüğümüz anlamda insanlaşma sürecinin tamamlanmadığının bir göstergesidir.
Devlet çeşitli yasalarla kadına ve çocuğa şiddeti yasaklamış; ancak adı konulmamış her türden töre ve gelenekler, yasal mevzuatın önüne geçmektedir. Sosyoekonomik anlamda özgürleşemeyen kadın, her zaman kocaya avuç açar durumdadır. Kadının iş gücünden mahrum edilmesi, hatta en üst makamlardakilerin “Kadının yeri evdir” demesi tesadüfî değildir. Bilinçlenmeyen kadının öyle kalmasından çıkarları vardır.
Sorumluluk sahibi bütün bireylerin, kadına yönelik uygulamalara karşı ortak mücadele etmesi dileğiyle. Saygılar sunarım.
ayselozdemir063@gmail.com