Haksız Da Değil Hani!

Kerim Baydak

17-10-2022 16:01

Yazı yazanlar olarak, rastladığımız, şahidi olduğumuz birçok olay, manzara, yazacağınız yazıya konu teşkil edebilir. Bir araçta yol alırken, bir parkta otururken, yolda yürürken, bir toplantıda yer alırken,  çevremizde tezahür eden birçok olayla ve konuşulan birçok söylemle karşılaşabiliyoruz. Bazen soruyorlar, “ya böylesi ilginçlikler ve söylemler hep seni mi buluyor?”  Ne yapayım! Gerçekten çok ilginç olay ve söylemlerle karşılaştığım doğrudur. Belki de başkalarıyla olan bakış açılarımız, yorumlamalarımız farklı olduğundandır. Bilemiyorum!

Neyse, yine yazıma konu olacak bir olayla karşılaşıyorum. Anlatmadan da geçemeyeceğim. Yaşı 60 ‘ın üzerinde bir beyefendi. Beyefendi diyorum, gerçekten “yaş kemale ermiş” denir ya, tam da öyle işte. Hareketleri, konuşmaları, onu başkalarından ayıran en temel ve en güzel özelliği olsa gerek.

Yazı yazdığımızı bilen biri sanırım, gelip masamıza selâm vererek, oturmak için izin istiyor. “Buyur!” dememizle başlıyor anlatmaya. Belki tam kalbi, beyni, yüreği dolmuş ve kendince bir an önce o ağırlıklardan kurtulmak istiyor. Müdahale etmiyoruz.

“Yaşım altmışın üzerinde. Bu güne kadar kimseye muhtaç olmadan, Allah’ın bize bahşettiği kısmet ve nasibimiz nispetinde, bu yaşımıza kadar geldik. Yanı anlayacağınız, alnım ak, yüzüm pak. Bugüne kadar karşı olduklarım da oldu, beraber hareket ettiklerim de oldu. Yani hem olduğum gibi göründüm, hem de göründüğüm gibi oldum, asla kişiliğimden ve bildiklerimden taviz vermedim. Şöyle etrafıma bakıyorum da, ne kadar kişiliksiz ve karaktersiz insanlar var meydanda. İçi ayrı, dışı ayrı nice müptezeller var. Benim asla hangi surette olursa olsun, maskelerim olmadı, ama binlerce maske takınan çok insanlar var, gördüm. Kimilerine kötü taraflarını söyledim, aramız açıldı, kimilerine söyledim, selam, merhabalar kesildi. Bunca yüzsüzler arasında, söylediklerimi söyledim, varsın darılsınlar varsın kırılsınlar, o kadar da umurumda olmadı, olmayacak da. Asla para için duygu, düşünce, şerefimi, mevki, makam, faziletimi, kişilik ve karakterimi satmadım, bundan sonra da satmam. Hâlbuki çevremizde o kadar çok, bir lokma için, şerefini ayaklar altına alanlar, bir anlık zevk-ü sefa için namusunu kirletenler, mevki, makam için el, ayak, etek öpenler, günlük geçici, boş menfaatler için faziletini karartanlar var ki, insan hayretler içerisinde kalıyor. İşin ilginci de bunlar insanlara akıl veriyorlar, ne yapmaları gerektiğini anlatıyorlar. Melek takındıkları maskelerin altında, şeytani maskelerini çok güzel gizliyorlar. İnsan nasıl, sahtekâr, yüzsüz, yalan yanlış söz, söylem ve davranışlarla hangi yolda ilerleyebilir ki. Ben artık bunların hepsini bıraktım, çünkü artık tahammül edemiyorum. Bunlarla birlikte olmaktansa, yalnız ilerlemek en güzelidir. Sayıları belki az olabilir. Olsun, sayıları az olsun, ama doğru, dürüst, namuslu, şerefli, haysiyetli, özü, sözü bir olsun yeter. Artık, akılsız, riyakâr, ahlaksız insanlara tahammül etmek gerekmiyor, en azından ben öyle yapacağım. Böyle kişilere tahammül edemiyorum. İster en yakınlarım, sevdiklerim, arkadaşlarım, dostlarım olsun, hiç fark etmez…” diye konuşuyordu.

Bazen araya girmeye çalışıyorduk; ama izin vermiyordu. Sanki söyleyeceklerini unutmamak için, hızlı hızlı anlatmaya devam ediyordu. Biz, ancak; “hı hı, evet, tabi, haklısın, doğrudur...” diyerek dinliyor, onaylamaktan başka bir şey yapamıyorduk.

Bir an da durdu, “Haksız mıyım?” dedi. Emme basma tulumba gibi başımız aşağı yukarı sallayıp tasdik ederken, arkasını döndü, çekip gitti. Ne olduğunu, neye uğradığımızı şaşırmıştık. Kimdi, neciydi, ne iş yapardı, mevki, makamı neydi, kime kızmıştı, bir türlü öğrenememiştik.

Anlattıkları, öyle yenilir, yutulur şeyler değildi. Aslında söylediklerinde haksız da değildi. Birilerinin bunları anlatması gerekirdi. İşte bu beyefendi o görevi üstlenmişti. Kızsalar da, darılsalar da bunları haykırarak anlatmıştı. Bize de bu yazının konusu olarak, yazmak düştü. Siz ne dersiniz, bilemiyorum; ama üzerinde düşünmeye değer, diye düşünüyorum.

kbaydak61-artan@hotmail.com

 

 

 

 

.

DİĞER YAZILARI İlginç Tespitler 01-01-1970 03:00 Yeni Bir Gün, Hafta ve Ay! 1 01-01-1970 03:00 Yazık Oluyor Gençliğimize! 01-01-1970 03:00 Aklımız Her Şeye Erer 01-01-1970 03:00 Kerim’ce Güzellemeler 01-01-1970 03:00 Adıyaman Makûs Talihini Ne Zaman Yener 01-01-1970 03:00 Gençler Yuva Kurarken, Dikkatli Olmalı 01-01-1970 03:00 Farkımızın Farkına Varıyor Muyuz? 01-01-1970 03:00 Haklıydı! 01-01-1970 03:00 Çok Şükür Ben De Emekli Oldum 01-01-1970 03:00 Yeter, Edep Ya Hu! 01-01-1970 03:00 Su Kıtlığı ve Kuraklık Kapımızda 01-01-1970 03:00 Toplum Antivirüs Programlarını Elbette Üretecektir 01-01-1970 03:00 Ben Neymişim Ya! 01-01-1970 03:00 Az, Öz Olsun, Bizim Olsun. 01-01-1970 03:00 Canım Öğretmenim Canım Benim (Akrostiş) 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Gibi Ahiret İçin Çalışsaydık!.. 01-01-1970 03:00 Ömrümüz Küslükle Mi Geçecek? 01-01-1970 03:00 Aklın Varsa, işin Zor! 01-01-1970 03:00 Net Ortamı, Dert Ortamı 01-01-1970 03:00 Hepimiz Yolcu Değil Miyiz? 01-01-1970 03:00 Deli, Hangisi, Moda, Moda! 01-01-1970 03:00 Altta Kalanın Canı Çıksın 01-01-1970 03:00 Ne Yaşadık, Ne Yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 Tütün Zor İş Vesselam 01-01-1970 03:00 Ne Dersiniz, Haksız Mıyım? 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Her Yerde Telefon 01-01-1970 03:00 Madde Bağımlısı Çocuklar, Böyle Olsun İstemediler 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Yakın Akrabalık Bitmiş 01-01-1970 03:00 Bakın Bir Sıra Daha İlerlediniz! 01-01-1970 03:00 Gel De Ortayı Bul 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Edep, Saygı, Ahlak Kalmamış 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Telefonsuz yemek yemiyorlar. 01-01-1970 03:00 Saat, 24-01 arası! 01-01-1970 03:00 Siz..! 01-01-1970 03:00 Saat 12-13 arası!  01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! İyi Dosttu Nazım PEKTAŞ 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Her Zaman Yaşanıyor 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Şey! 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Tezatlık 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Kaybediyoruz, Kayboluyoruz 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! VEYL Olsun! 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Dikkat Edin Çarpılmayın 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Ata İşte, Neylersin 01-01-1970 03:00 Şehirde Kale’mi Vardı 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Sağlıklı Olmak 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası Gençler Olmaz Ki! 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası Gençler Olmaz Ki! 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası Köpek Sürüsü Sorunu 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası Saat, 12-13 Arası Kızmak Mı, gitmek Mi? 01-01-1970 03:00 Doğum, Beklenti ve Yeni Şehir 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası Şu Ego Yok Mu? 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Aras Ah Şu Motosikletler ve Gençler 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası 01-01-1970 03:00 Hangi Yeme-İçme Alışkanlığı 01-01-1970 03:00 İndirim Çılgınlığı Zamanı 01-01-1970 03:00 İyi Arkadaşla Gezin, İyi Olun Ve İyilik Yapın 01-01-1970 03:00 Erdemli Ya Da Erdemsiz Olursunuz 01-01-1970 03:00 Gel De Özlem Duyma 01-01-1970 03:00 Çocuklarımıza Sahiplik Edelim 01-01-1970 03:00 Hayaller Başka Zamana Kalsın 01-01-1970 03:00 Balkonlar Baş Belâsı 01-01-1970 03:00 Her Canlının Tepkisi Farklıdır 01-01-1970 03:00 Erdemli Ya Da Erdemsiz Olursunuz 01-01-1970 03:00 Hangi Saattesiniz? 01-01-1970 03:00 Gezip, Görerek Yazmak, Çok Güzel 01-01-1970 03:00 Sefer Tasına Mı Dönsek Acaba? 01-01-1970 03:00 Aldatmak Sıradanlaştı, Yazık! 01-01-1970 03:00 Sessizliğe Ses Sizsiniz 01-01-1970 03:00 Şair Çok, Şiir Daha Da Çok 01-01-1970 03:00 İyi Olarak Anılın 01-01-1970 03:00 Diyeceğim De Nereye Kadar 01-01-1970 03:00 Belki Huzur Yanı Başımızda 01-01-1970 03:00 İyi Olarak Anılın 01-01-1970 03:00 Bu Dünya Da Kapatıyoruz Da… 01-01-1970 03:00 Benim Hüsn-ü Kuruntumdur 01-01-1970 03:00 Kendimiz İçin Değişmeli, Gelişmeliyiz 01-01-1970 03:00 Artık Şaşıramıyoruz 01-01-1970 03:00 Her Yaşta İş Yapılabilir 01-01-1970 03:00 Yaşlanmak Mı, Yaş Almak Mı? 01-01-1970 03:00