İnsanoğlunun, ihtiyaç duyduğu en önemli parasız olandır. Hisliler! İçin,
Abdurrahman isimli bir vatandaş Ramazan Bayramı’nda, Adıyaman’ın ilçesi olan Çelikhan’a seyahat ediyordu. Birden duygulandı.
Bir kır çiçeği, duygu hissinin uyanmasına sebep olmuştu.
O “Hatmi Çiçeği” idi. Öylesine göz alıcı rengi vardı ki, göz kırpıyordu.
Bütün çiçek ve canlıların, bu evrende mutlak görevleri vardır. Faydalandığımız olduğu gibi, faydalanamadıklarımız da var. Faydalanmadıklarımızı da, hayvanlar tüketiyor.
Bu çiçek, Abdurrahman’ı en iyi ifade eden, canlı idi.
Bu çiçeği, canından çok sevdiği bir parça olan, ablasınaydı.
25 yıl hiç görmediği ablasının, onda uyandırdığı SEVGİ’nin tamamlayıcısı olacaktı.
Ablasına olan sevgisi onu, sabah namazından sonra, İki saat kırk beş dakika yürüttü.
Bu yürüyüşün sebebi, hedefindeki çiçeğe gitmekti.
Hiç dinlenmeden bir saat kırk dakika sonra, aradığı çiçeği bulmuştu. O çiçek!
Öylesine sevgiyi belirtiyordu ki, renkleri alacalıydı.
Renklerine uyum olsunlar diye, başka çiçeklerde arkadaşı oldu.
Arkadaşları! Kimi zaman kendisine çok yakın komşular, bazen de uzaklarda, ona yarenlik ettiler.
O çiçek, kendisine 30 arkadaş edinmişti.
Otuzu bir araya gelince, demet avuca sığmaz oldu. Ya renkler!
Bir renk cümbüşünü oluşturmuş ve göz alıyordu.
Yoldan geçen herkes, gözleriyle bir süzüyor, tekrar görmek için, dönüyordu.
Çocuklar gibi mutlu olan Abdurrahman, ablasına sevgisini ifade edecekti.
Yirmi beş yılın verdiği abla hasreti, 58’in de yeniden ifade edilecekti.
Bütün bunlar Adıyaman’ın ilçesi, Çelikhan’da meydana geliyordu.
Her tarafı bitki örtüsüyle kaplı olan, yurdumun güzel diyarı Çelikhan, yüzen adaları ve mutlu olan insanları ve balı ile ünlü.
Tabii ki, Sincik ilçemizin de hakkını inkar etmememiz gerekiyor.
Abdurrahman, topladığı çiçekler ile mutluluğunu ablası ve yeğenleriyle paylaşmış, onları da sevindirmişti.
İşte insanoğlu. İşte SEVGİ.
Parasız olan bir eylem ve yarattığı ise, sonsuz güç.
Siz de SEVGİ’nizi, her an yaşayabilir ve yaşatırsınız.
NOT: Sabahın o saatinde, çay ikramın da bulunan petrolcü Abuzer Ağabey ile Bora Market’e teşekkür.
GECELER UZUN
Uykusuz gecelerimin
sebebi sensin.
Sana şiir yazmak
seni sevmek
hep geceleri
nasibim oldu.
Bu kırk yedilik
delikanlı
şiirlerini sana
ve diğer aşklarına
hep geceleri yazdı.
Kimi zaman saat
sıfır iki kırk beşi
gösteriyordu.
Aşklarda zaman
ve mekan
hep toz pembedir.
Bende ise yeşil
mavi ve kırmızı,
siyah hiç olmadı.
Günü herkes ile
geceyi ise
kendime ayırdım.
Geceler uzun
geceler sessiz.
Bir kalemimin
kağıt üzerinde
çıkardığı ses.
Bazen de dilimin
söylediği söz
yankılanır
gecenin karanlığında.
Aşklarım
doğa ve insan üzerineydi.
Sen,
kırk yedisinde, baharda
tomurcuk güller gibi, açtın.
Bir çiçeğin
bir de kelebeğin
ömrü, az olur derler.
Sen
çiçek vermeyen
ağacım ol.
Kök sal toprağıma.
hep yeşil kal.
Sonbaharda yaprakların
defneyaprağı
koksun.
Gölgende barındır
gövdende, koru beni.
Dalların sarsın
ama acıtmasın.
Bahar
tekrar geldiğinde
kuşlar ötsün
yeşil yapraklarında.
Sarıçiçekler
mor menekşeler
ve bülbül
arkadaşımız olsun.
Aşkımızı
O ilan etsin
duymayanlara.
Yaşar Hamurcu (07/09/2006 )
yasarhamurcu@hotmail.com