Su Kıtlığı ve Kuraklık Kapımızda

Kerim Baydak

29-12-2025 15:56

 

Her geçen gün, dünya bir bilinmezliğe doğru hızla yol alıyor. Hem de dur durak dinlemeden. Adeta dünyanın şirazesi kaymış durumda. Nerede, ne zaman, ne olacağını kimse kestiremiyor. Her an, her şey olabiliyor. Öyle ki bir yerden bir yere gitmek, kaçmak bile artık çare olmuyor. Her yer birbirinden beter durumda.

Çeşitli şekillerde suyun azalmasıyla, su savaşlarına kadar gidebilecek bir kuraklık, her an kapımızda. Toprak, şerha şerha çatlıyor. Susuz kalan kurak topraklar, ürün almaktan çok uzak.

Bazen hafta sonları, dağlara, ormana, pınar başlarına, su kenarlarına giderek şehrin o debdebeli yaşamından uzaklaşmaya çalışıyoruz. Her gittiğimizde, bir önceki gördüklerimizden farklı bir manzarayla karşılaşıyoruz. Dağların şekilleri bile değişiyor. Pınarlar gittikçe daha az akmaya başlıyor, gümbür gümbür akan dereler kuruyor, ırmaklar her geçen gün azalmaya başlıyor, göller kuruyor.

Dengesiz, düzensiz ve hoyratça harcanan sulardan geriye kalanlar da yerin dibine çekilmeye başladı. Az da olsa akan pınarların başına, hesap kitap yapmayan insanlar, sonunun nereye varacağını düşünmeden, derme çatma evler yapıyorlar. Belki kendilerini kurtardıklarını düşünürlerken, aslında doğal yaşamı etkilediklerinin, vahşi yaşamı yok olmayla karşı karşıya bıraktıkları düşünemiyorlar. Neredeyse bütün su kaynaklarını başına yapılan evler nedeniyle, hayvanların içebilecekleri temiz su kaynakları bulmaları mümkün olmuyor.

İnsanlar mevcut pınarların yanı başında açtıkları kuyularla ve yaptığı sondajlarla bütün kaynak sularını kurutuyorlar. Artık insanlar, çoğulculuktan bireyselliğe geçiş yaparak, sadece kendilerini düşünür oldular. Bu yüzden, çoğu yerde pınar sularının paylaşımı nedeniyle veya vurulan sondajlar yüzünden, çeşitli kan davaları ortaya çıkmaktadır.

Doğal dengenin bozulması, ekolojik istikrarsızlık yüzünden, her geçen gün susuzlukla, kuraklıkla karşı karşıya kalıyoruz. Şehirlerdeki su kaynakları azaldığı halde, yine de suyu hoyratça israf ederek, egoist davranmaktan vazgeçmiyoruz.

İnanın, çoğu zaman boş yere suyu israf edenleri gördüğümüz halde, müdahale etmiyoruz, edemiyoruz. İnsanlardaki vicdani sorumluluk olmayınca, herkesin başına bir kolluk kuvveti koymanın da bir faydası olmayacaktır.

Uyarılar, alınan önlemler, uygulanan cezai müeyyideler de artık kimseye kâr etmemektedir. Âdeta “nasıl olsa ben üsteyim, altta kalanın canı çıksın!” kabilinden, herkes kendini kurtarmanın derdinde. Geleceği dair hiçbir düşünceleri, çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakabilmek derdinde olmayan insanlar, âdeta günübirlik yaşam felsefesini benimsemiş, özümsemiş durumdalar.

Mevsimler zaten allak bullak olmuş durumda, kışın ortasında yazı yaşıyoruz, yazın ortasında kışı yaşıyoruz. Yağmurun dahi yağmadığı yerlere kar, yağmur, dolu yağıyor, karın eksik olmadığı yerlerde de yağmur denen şey unutulmuş durumda.

Dünyanın çoğu yerinde, bir taraf sellerle, doğal afetlerle boğuşurken, diğer tarafta yağmura hasret yağmur dualarına çıkılıyor. İçme suları olarak su toplanılan barajlarda su seviyeleri her geçen azalmakta, toprağa salınan çeşitli atık ve artıklar da içilebilir su miktarını her geçen gün azaltmakta, hatta yok etmektedir.

İnsanlar artık uyanmak zorunda. Dünyamız, her geçen gün yok olmaya doğru gidiyor. Hem de hayat kaynağımız olan suya hasret kalarak. Artık yaşanabilir bir dünyayı çocuklarımıza bırakabileceğimiz şüphesi ve endişesiyle yaşıyoruz. Aciz, çaresiz ve vurdumduymazlığımızla elimiz kolumuz bağlanmış durumdayız.

Kendimize gelmeliyiz, Hep birlikte bu dünyayı kurtarmak zorundayız. Malum son pişmanlık fayda etmiyor bilesiniz! Belki bizim değil, ama çocuklarımız ve torunlarımız için, durum hiç de iç açıcı değil. Geleceğimiz tehlikede inanın!

kbaydak61-artan@hotmail.com

 

DİĞER YAZILARI İlginç Tespitler 01-01-1970 03:00 Yeni Bir Gün, Hafta ve Ay! 1 01-01-1970 03:00 Yazık Oluyor Gençliğimize! 01-01-1970 03:00 Aklımız Her Şeye Erer 01-01-1970 03:00 Kerim’ce Güzellemeler 01-01-1970 03:00 Adıyaman Makûs Talihini Ne Zaman Yener 01-01-1970 03:00 Gençler Yuva Kurarken, Dikkatli Olmalı 01-01-1970 03:00 Farkımızın Farkına Varıyor Muyuz? 01-01-1970 03:00 Haklıydı! 01-01-1970 03:00 Çok Şükür Ben De Emekli Oldum 01-01-1970 03:00 Yeter, Edep Ya Hu! 01-01-1970 03:00 Toplum Antivirüs Programlarını Elbette Üretecektir 01-01-1970 03:00 Ben Neymişim Ya! 01-01-1970 03:00 Az, Öz Olsun, Bizim Olsun. 01-01-1970 03:00 Canım Öğretmenim Canım Benim (Akrostiş) 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Gibi Ahiret İçin Çalışsaydık!.. 01-01-1970 03:00 Ömrümüz Küslükle Mi Geçecek? 01-01-1970 03:00 Aklın Varsa, işin Zor! 01-01-1970 03:00 Net Ortamı, Dert Ortamı 01-01-1970 03:00 Hepimiz Yolcu Değil Miyiz? 01-01-1970 03:00 Deli, Hangisi, Moda, Moda! 01-01-1970 03:00 Altta Kalanın Canı Çıksın 01-01-1970 03:00 Ne Yaşadık, Ne Yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 Tütün Zor İş Vesselam 01-01-1970 03:00 Ne Dersiniz, Haksız Mıyım? 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Her Yerde Telefon 01-01-1970 03:00 Madde Bağımlısı Çocuklar, Böyle Olsun İstemediler 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Yakın Akrabalık Bitmiş 01-01-1970 03:00 Bakın Bir Sıra Daha İlerlediniz! 01-01-1970 03:00 Gel De Ortayı Bul 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Edep, Saygı, Ahlak Kalmamış 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Telefonsuz yemek yemiyorlar. 01-01-1970 03:00 Saat, 24-01 arası! 01-01-1970 03:00 Siz..! 01-01-1970 03:00 Saat 12-13 arası!  01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! İyi Dosttu Nazım PEKTAŞ 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Her Zaman Yaşanıyor 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Şey! 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Tezatlık 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Kaybediyoruz, Kayboluyoruz 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! VEYL Olsun! 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Dikkat Edin Çarpılmayın 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Ata İşte, Neylersin 01-01-1970 03:00 Şehirde Kale’mi Vardı 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası! Sağlıklı Olmak 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası Gençler Olmaz Ki! 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası Gençler Olmaz Ki! 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası Köpek Sürüsü Sorunu 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası Saat, 12-13 Arası Kızmak Mı, gitmek Mi? 01-01-1970 03:00 Doğum, Beklenti ve Yeni Şehir 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası Şu Ego Yok Mu? 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Aras Ah Şu Motosikletler ve Gençler 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası 01-01-1970 03:00 Saat, 12-13 Arası 01-01-1970 03:00 Hangi Yeme-İçme Alışkanlığı 01-01-1970 03:00 İndirim Çılgınlığı Zamanı 01-01-1970 03:00 İyi Arkadaşla Gezin, İyi Olun Ve İyilik Yapın 01-01-1970 03:00 Erdemli Ya Da Erdemsiz Olursunuz 01-01-1970 03:00 Gel De Özlem Duyma 01-01-1970 03:00 Çocuklarımıza Sahiplik Edelim 01-01-1970 03:00 Hayaller Başka Zamana Kalsın 01-01-1970 03:00 Balkonlar Baş Belâsı 01-01-1970 03:00 Her Canlının Tepkisi Farklıdır 01-01-1970 03:00 Erdemli Ya Da Erdemsiz Olursunuz 01-01-1970 03:00 Hangi Saattesiniz? 01-01-1970 03:00 Gezip, Görerek Yazmak, Çok Güzel 01-01-1970 03:00 Sefer Tasına Mı Dönsek Acaba? 01-01-1970 03:00 Aldatmak Sıradanlaştı, Yazık! 01-01-1970 03:00 Sessizliğe Ses Sizsiniz 01-01-1970 03:00 Şair Çok, Şiir Daha Da Çok 01-01-1970 03:00 İyi Olarak Anılın 01-01-1970 03:00 Diyeceğim De Nereye Kadar 01-01-1970 03:00 Belki Huzur Yanı Başımızda 01-01-1970 03:00 İyi Olarak Anılın 01-01-1970 03:00 Bu Dünya Da Kapatıyoruz Da… 01-01-1970 03:00 Haksız Da Değil Hani! 01-01-1970 03:00 Benim Hüsn-ü Kuruntumdur 01-01-1970 03:00 Kendimiz İçin Değişmeli, Gelişmeliyiz 01-01-1970 03:00 Artık Şaşıramıyoruz 01-01-1970 03:00 Her Yaşta İş Yapılabilir 01-01-1970 03:00 Yaşlanmak Mı, Yaş Almak Mı? 01-01-1970 03:00