


Proje kapsamında çocuklar; kaldırım, park, okul çevresi ve mahalle gibi gündelik kamusal alanları oyun, dramatizasyon, ölçme, çizme ve tasarlama pratikleriyle birlikte ele alıyor. “Bu kaldırım kim için?”, “Kimler rahat yürüyebiliyor, kimler zorlanıyor?”, “Kentte dinlenmek, oturmak, oynamak herkes için mümkün mü?” gibi sorular üzerinden çocuklar, kent hakkı, erişilebilirlik ve adalet kavramlarıyla tanışıyor.
Proje, çocuklara “iyileşmenin” onlar adına kurgulanmış hazır cevaplarla değil; oyun, gözlem ve birlikte düşünme yoluyla alan açmayı amaçlıyor. Atölyelerde çocuklar, yaşadıkları kenti yürüyerek, ölçerek, çizerek ve canlandırarak yeniden ele alıyor. Kaldırımların genişliğini ölçüyor, engellerini fark ediyor, sürekliliğini tartışıyor; ardından şu sorular etrafında düşünmeye başlıyorlar:
“Bu kaldırım kim için?”,
“Kimler rahat yürüyebiliyor, kimler zorlanıyor?”,
“Bir kent herkese aynı şekilde mi davranır?”
Çocuklar, bebek arabası kullanan bir ebeveyn, bastonla yürüyen bir yaşlı, görme engelli bir birey, ağır bir çanta taşıyan öğrenci ya da bir hayvanı düşünerek kenti bu roller üzerinden deneyimliyor. Bu atölyelerde çocuklar yalnızca mekânı değil, başkalarının ihtiyaçlarını da fark ediyor. Oyun burada gerçeklikle bağ kurmanın, soru sormanın ve çözüm düşünmenin bir yolu haline geliyor.
Oyunbaz Adıyaman aynı zamanda çocukların kentte dinlenme, oturma, sosyalleşme ve oyun oynama haklarını tartıştıkları bir alan. Çocuklar gruplar halinde çalışarak, herkes için erişilebilir, kapsayıcı ve birlikte yaşama fikrini gözeten oturma birimleri ve kamusal alanlar tasarlıyor. Bu süreçte yalnızca “ne güzel olurdu”yu değil, kimin için, nerede, neden sorularını da birlikte düşünüyorlar.
Bu proje, çocukları kentin pasif kullanıcıları olarak değil; yaşadıkları çevreye dair söz söyleyebilen, gözlem yapabilen ve talep geliştirebilen öznelere dönüştürmeyi hedefliyor. 6 Şubat depreminin ardından Adıyaman’da iyileşmenin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda sosyal ve duygusal bir süreç olduğunu hatırlatıyor.
Proje, çocukların katılım hakkını merkeze alarak, onların kenti yalnızca kullanan değil, yeniden düşünen ve dönüştüren aktörler olduğunu hatırlatıyor. Oyunbaz Adıyaman, afet sonrası iyileşme süreçlerinde çocukların sesine kulak vermenin ve kamusal mekânı çocuklarla birlikte yeniden kurmanın önemine işaret ediyor.
Ömer Karakuş















