Adıyaman Haber
HV
10 MART Salı 03:35

TMMOB İMO Adıyaman’dan 6 Şubat’ın 3. Yılında Kritik Uyarılar Tuncay Kaya’dan Deprem Gerçeğine Dair Açıklama

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adıyaman Temsilcisi Tuncay Kaya, 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yıl dönümünde yazılı bir açıklama yaparak, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmekte hâlâ yetersiz kaldığını söyledi. Kaya, “Riskler biliniyor ancak gerekli önlemler alınmıyor. Bugün geldiğimiz noktada, ne yazık ki depreme dünden daha hazır değiliz” ifadelerini kullandı.

GÜNCEL
Giriş Tarihi : 07-02-2026 22:41   Güncelleme : 07-02-2026 22:46
TMMOB İMO Adıyaman’dan 6 Şubat’ın 3. Yılında Kritik Uyarılar  Tuncay Kaya’dan Deprem Gerçeğine Dair Açıklama

 

6 Şubat depremlerinde on binlerce yurttaşın yaşamını yitirdiğini, 11 ilde yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığını, 200 binden fazla yapının ağır hasar aldığını hatırlatan Kaya, bu tarihin yalnızca bir anma günü olarak ele alınamayacağını vurguladı. Kaya, yaşanan büyük kayıpların ihmallerin, yanlış tercihlerinin ve bilimden uzak uygulamaların sonucu olduğunu belirtti.

Depremin Türkiye için “beklenmedik” bir doğa olayı olmadığını ifade eden Kaya, “Depremin ne zaman ve nerede olacağını tam olarak bilemeyiz ancak etkilerini azaltmak mümkündür. Yıkımın büyüklüğü depremin şiddetinden çok, yapı üretim süreci, denetim mekanizmaları ve risk azaltma politikalarıyla ilgilidir” dedi.

Orta büyüklükteki depremlerin bile büyük yıkımlara yol açtığına dikkat çeken Kaya, geçtiğimiz yıl Balıkesir Sındırgı’da meydana gelen 6,1 ve 6 büyüklüğündeki depremlerde 729 binada 1036 bağımsız bölümün ağır hasarlı ya da yıkık olarak tespit edildiğini hatırlattı. Silivri açıklarında yaşanan 6,2 büyüklüğündeki depremin ise İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde yaşayan yurttaşlarda büyük kaygı yarattığını ifade eden Kaya, iletişim altyapısının çökmesinin ve toplanma alanlarının yetersizliğinin ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi.

Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ yüksek risk altında olduğunu belirten Kaya, özellikle 2000 yılı öncesinde inşa edilen binaların büyük tehlike oluşturduğunu dile getirdi. Son 25 yılda çıkarılan imar affı düzenlemeleriyle mühendislik hizmeti almamış yapıların yasallaştırıldığını belirten Kaya, bu uygulamaların deprem riskini daha da artırdığını ifade etti.

TBMM Kahramanmaraş Depremleri Araştırma Komisyonu raporuna göre ülke genelinde 6-7 milyon konutun acilen dönüştürülmesi gerektiğini hatırlatan Kaya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yalnızca İstanbul’da 600 bin konutun çok riskli olduğunu açıkladığını anımsattı. Buna rağmen kamuoyuna açık, bütüncül bir yapı envanterinin hâlâ oluşturulmadığını vurguladı.

Kentsel dönüşüm politikalarının çoğu zaman rant odaklı uygulamalara dönüştüğünü belirten Kaya, dönüşümün yalnızca bina yenilemekten ibaret olmadığını söyledi. Kaya, “Zemin yapısı, nüfus yoğunluğu, ulaşım altyapısı ve toplanma alanları birlikte ele alınmadan yapılan dönüşüm, gerçek anlamda bir risk azaltımı sağlamaz” dedi.

Depreme hazırlığın afet sonrasına sıkıştırıldığını belirten Kaya, asıl belirleyici olanın deprem öncesi yapılan çalışmalar olduğunu ifade etti. Okulların, hastanelerin, kamu binalarının ne kadar güvenli olduğuna dair şeffaf bilgilendirme yapılmadığını dile getirdi.

Deprem toplanma alanlarının yetersizliğine de dikkat çeken Kaya, birçok kentte bu alanların ya sayıca az olduğunu ya da imar değişiklikleriyle yapılaşmaya açıldığını söyledi. Kaya, “Afet anında insanların nereye gideceğini bilmediği bir kent düzeni, depremin kendisi kadar tehlikelidir” ifadelerini kullandı.

Depremden etkilenen bölgelerde üç yıl geçmesine rağmen sorunların devam ettiğini vurgulayan Kaya, geçici barınma alanlarında yaşayan yurttaşların barınma, sağlık, eğitim ve diğer sorunların tam anlamıyla çözülemediğini belirtti. Yeniden inşa sürecinin yalnızca bina yapımıyla sınırlı tutulduğunu söyleyen Kaya, kentlerin sosyal ve ekonomik dokusunun göz ardı edildiğini ifade etti.

Açıklamasının sonunda afetlerin kader olmadığını vurgulayan Tuncay Kaya, “Bilimi, mühendisliği ve kamusal sorumluluğu esas almayan politikaların bedelini toplum olarak ödüyoruz. 6 Şubat’ta yitirdiklerimize karşı sorumluluğumuz, aynı acıların bir daha yaşanmaması için bugünden harekete geçmektir” dedi.

Haber: Celil Kocataş

Ömer KarakuşÖmer Karakuş

YORUMLAR