11 İl, Tek Acı: 6 Şubat’ın Bitmeyen Gecesi

Mehmet Leblebici

02-02-2026 09:07

 

6 Şubat 2023 gecesi, bu ülkenin saati durdu. Takvim yaprakları yerinde kaldı ama milyonlarca insan bir anda bambaşka bir hayata uyandı. Daha doğrusu, uykularından koparıldı. Karanlığın en koyu anında, sabaha karşı, yerin altından gelen o uğultu yalnızca binaları değil; hayatları, aileleri, hatıraları, geleceği yerle bir etti.

O gece tam 11 il aynı acıyı paylaştı: Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Malatya, Gaziantep, Adana, Osmaniye, Şanlıurfa, Diyarbakır, Kilis ve Elazığ. Haritaya bakıldığında bir bölgeydi belki ama gerçekte, aynı anda kalbi kırılan koskoca bir ülkeydi. Her ilde yıkım vardı, her sokakta feryat, her evde yarım kalan bir hayat… Ancak bazı şehirler vardı ki, yıkım sadece fiziksel değil, neredeyse topyekûn bir yok oluştu.

Hatay, binlerce yıllık tarihiyle, çok kültürlü yapısıyla, hoşgörüsüyle bilinen o kadim şehir… O gece en ağır darbeyi alan yerlerden biri oldu. Antakya’da sokaklar tanınmaz hale geldi, mahalleler haritadan silindi. İnsanlar yalnızca evlerini değil, geçmişlerini de kaybetti. Taş üstünde taş kalmadı derler ya, Hatay’da bu söz maalesef gerçeğe dönüştü.

Adıyaman, sessiz ve mütevazı kentiyle, o geceden sonra derin bir sessizliğe gömüldü. Beton yığınlarının arasında kalan çığlıklar, sabaha kadar dinmedi. Aynı apartmanda büyüyen çocuklar, aynı sofrayı paylaşan aileler, birkaç saniyede birbirinden koptu. Adıyaman’da yıkılan sadece binalar değil, bir kentin toplu hafızasıydı.

Malatya, ağır hasarın gölgesinde uzun süre ayağa kalkamadı. Sokaklar enkaz, yüzler donuktu. İnsanlar neye ağlayacağını şaşırdı; evine mi, kaybına mı, geleceksizliğe mi… Şehir, depremden sonra sadece yaralı değil, yorgundu.

Ve depremin merkez üssü Kahramanmaraş… Acının başladığı yer. Binlerce canın aynı anda toprağa düştüğü, gecenin sabaha karıştığı o şehir. Maraş’ta her taşın altında bir hikâye, her enkazın içinde yarım kalmış bir ömür vardı.

O geceyi yaşayanlar bilir: Soğuk, karanlık ve çaresizlik birbirine karışmıştı. Telefonların şarjı bitmiş, umutlar azalıyor, zaman ağır ağır akıyordu. Bir anne enkaz başında evladının sesini beklerken, bir çocuk karanlıkta anne-babasını arıyordu. Saatler ilerledikçe umutla korku yer değiştiriyor, sabahın gelmesi bile bir teselli olmuyordu.

Ve geriye yetimler kaldı…O gece binlerce çocuk, sabaha annesiz, babasız uyandı. Kimi annesinin elini enkazda bıraktı, kimi babasının sesini son kez duydu. Oyuncakları enkaz altında kaldı, çocuklukları o gece bitti. Yetimlik, bu ülkede artık sadece bir kelime değil; binlerce çocuğun ortak kaderi oldu.

6 Şubat, sadece bir deprem tarihi değildir. 6 Şubat, ihmalin, denetimsizliğin, “bir şey olmaz” anlayışının ağır bedelidir. 6 Şubat, unutursak bir daha yaşayacağımız bir felakettir.

Bu yüzden 6 Şubat’ı anmak yetmez; hatırlamak ve unutmamak gerekir. Çünkü o gece, yerin altı değil; üstü çöktü ve biz, o enkazın altında kalan vicdanımızı hala çıkarmaya çalışıyoruz.

leblebici0202@gmail.com

DİĞER YAZILARI Ekranlarda Gürültü, Sokakta Sessizlik 01-01-1970 03:00 Parmak Ucunda Bir Dünya, Zihnin Ucunda Bir Boşluk 01-01-1970 03:00 Silahın Gölgesinde Eğitim: Siverek’te Yaşananlar ve Toplumsal Çöküşün Aynası 01-01-1970 03:00 Petrolün Gölgesinde Akan Kan 01-01-1970 03:00 “Rehavet” Diyen Dile İtirazım Var 01-01-1970 03:00 Vatandaşın Gündemi Değişmedi: Geçim Derdi 01-01-1970 03:00 Sözle Değil Hizmetle Konuşan Bir Başkan: Tutdere 01-01-1970 03:00 Türkiye’yi Bekleyen Büyük Göç Tehlikesi: İran Senaryosu 01-01-1970 03:00 Adıyaman’dan Yükselen Dijital Dönüşüm: VayCard’ın 2026 Vizyonu 01-01-1970 03:00 10 Ocak: Görünmeyen Emeğin Günü 01-01-1970 03:00 Esnafın Sessiz Çığlığı: Kira 01-01-1970 03:00 2026’ya Zamlarla Uyandık 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret, Asgari Hayat 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret Artışı: Rakam Büyüdü, Hayat Küçülüyor 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Gidenler İşçiydi, Bugün Gidenler Gençlik 01-01-1970 03:00 Altındaki Hızlı Yükseliş 01-01-1970 03:00 Kitap Okumayan, Çalışmayan, Hazıra Konan Bir Neslin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Emekli Maaşıyla Altın Alınırdı… 01-01-1970 03:00 Küçük Eller, Ağır Yükler 01-01-1970 03:00 Tütün: Çiftçinin Emeği, Geçim Kapısı, Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 “10 Kasım: Bir Milletin Küllerinden Doğuşunun Hatırası” 01-01-1970 03:00 Yarım Kalan Çocuklukların Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tütünü: Emeğin, Alın Teriyle Yoğrulan Ekmeğin Adı 01-01-1970 03:00 Dördüncü Kuvvet; Medya… 01-01-1970 03:00 Filistin ve Gazze Bizim Kırmızı Çizgimizdir 01-01-1970 03:00 Deprem Bölgesinde Buruk Bayram 01-01-1970 03:00 Sana da Merhaba 2025! 01-01-1970 03:00 Halkın Tek Derdi, Geçim Derdi! 01-01-1970 03:00 Depremden Sonra Hayata Yeniden Başlamak 01-01-1970 03:00 Hısn-i Mansur Kalesi Kaderine Terk Edildi 01-01-1970 03:00 Mesafe Kat Ederek Hizmete Ulaşmak 01-01-1970 03:00 Adıyaman’da Zorlu Sınav 01-01-1970 03:00